ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 17     Sayı: 1830
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor

Günün Mesajları


♪ Tüm Mavi Nota dostlarının ve ülkemizin Şeker Bayramını en içten dileklerle kutlar esenlikler dileriz!
editör - 02.05.2022


♪ 8 Mart"ı kadın goygoyculuğuna çevirmeden, mana ve ehemmiyetinin taşıdığı öz yapıdan koparmadan kutlanması dileğiyle, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun
Mavi Nota - 08.03.2022


♪ Okurlarımızın ilgisine çok teşekkür ederiz!
Mavi Nota - 03.03.2022


♪ Mobildeyiz! Cep telefonu, tablet ve diğer mobil araçlarda bir tık uzağınızdayız!
editör - 17.01.2022


♪ 17. yaşımız kutlu olsun!
editör - 24.11.2021


♪ 20. yüzyılın en önemli birkaç sopranosundan birisi olarak görülen TC Devlet Sanatçısı Diva Leyla Gencer'in 93. doğum yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Mavi Nota - 10.10.2021


♪ Gazetemizin öğretmeni, eski danışma kurulu üyemiz, besteci ve akademisyen, hocaların hocası Sefai Acay'ı vefatının 5. yılında saygı ve özlemle anıyoruz!
Mavi Nota - 20.09.2021


♪ Mavi Nota şahane...
Can Çeliker - 18.08.2021


♪ Değerli dostumuz Keman sanatçısı Tuğrul Göğüş’ün beklenmedik anda vefatı bizleri derin bir üzüntüye sevketmiştir. Değerli arkadaşımıza Tanrıdan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mavi Nota - 09.08.2021


♪ Harika bir kaynak, düşünüp, oluşturup, yaşatanlara minnet ve saygılar
oya kerimoğlu - 03.08.2021


Tüm Mesajlar

Anket


Klasik Batı Müziği dinler misiniz?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz






 

Son Mesajlar


  • ♪ ya seyyan hanımın notaları yok mu sitede sadece bu kadarcık nota nı var bi de arşiv demişiniz....
    merve yılmaz - 28.12.2010


  • ♪ Mazi Kalbimde Bir Yaradır tangosunun notası: _ http://www.mediafire.com/?wlukvuihqeya90r _ Müzik dolu günler...
    Kemal Gelence - 27.12.2010


  • ♪ Bir aksilik olmazsa, 2 saat kadar sonra notanın indirme adresini buraya yazabileceğim.
    Kemal Gelence - 27.12.2010


  • ♪ mazi kalbimde bir yaradır notası
    döndü güney sevindik - 27.12.2010


  • ♪ mazi kalbimde bir yaradır notası
    döndü güney sevindik - 27.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 11) : ...................... "İleri demokrasiye doğru önemli bir adımdır" diyerek EVET oyu verdiğiniz anayasa değişikliğinde, "birden fazla sendikaya üye olma" hakkına ilişkin bir madde vardı. Bu maddenin, göz boyamanın da ötesinde; toplu sözleşme uyuşmazlıklarını artırıp, çözümlerini sürüncemede bıraktıracak bir tuzak olduğu uyarılarına aldırış etmediniz. Peki, ne mi oldu? Sizin "boyalı basınınız" bunları hiç yansıtmasa da; tıpkı anayasa değişikliği öncesinde olduğu gibi, değil iki sendika, tek bir sendikaya üye olanların bile işten atılmaları sürüyor. Öyle ikişer-üçer değil, her seferinde onlarcası... Liberal olanlarınız zaten umursamayacaktır, ama "solcu" geçinenlerinize soruyorum: Emekçilerle dalga geçmek anlamına gelen bu "yutturmacada" figüran rolünü üstlenmiş olmanız sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 27.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 10) : ....................... Gerçek bir demokraside basına uygulanan sansür, "utanç verici" durumlardan biri kabul edilir. Sizler halk oylamasında güya demokratikleşme uğruna AKP iktidarına destek vermeden önce de, siyasi baskılardan kaynaklanan sansür ve otosansür zaten ayyuka çıkmıştı. En ufak bir rahatsızlık belirtisi göstermediğiniz gibi, Başbakan'ın basın organlarına yönelik "açık" tehditlerini de görmezden geldiniz. Nedeni konusunda farklı görüşler olsa da, en azından sansürün sıradanlaşması ve kanıksanması olgusundan ayrı düşünemeyeceğimiz yeni bir örnekle daha karşılaştık. En son geçen gün "CUMHURİYET GAZETESİNDE BİLE" sansürün en bariz uygulaması yaşandı; Mehmet Faraç'ın "Menemen Olayı" ile ilgili yazısı basılmadı. Eserinizle gurur(!) duymanız için bu kadarı YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 27.12.2010


  • ♪ Yeniden merhaba, medya haberi öyle bir hale getirdi ki, olayın aslı epeyce arkada kaldı. O lanet istek peçetesi Sarp'a gitmiyor bile. Mekan kendince bir Kürtçe yasağı koymuş. "Sarp kürtçe bilmediği için öldürüldü" lafı hikaye. Sarp, kürtçe bilmiyor ama kürtçe şarkıları pekala söyleyebiliyordu. Youtube da kaydı bile var hatta Kürtçe. Ben bile Samsun'lu halimle Kürtçe söylüyorum dilim döndüğünce, dönmüyor ayrı mesele. Yani mesele kürtçe şarkı meselesi değil, müzisyen öyle bir değersizleşmiş ki, eğlence yerindeki hiyerarşide çerez tabağından bile altta.
    serdar türkmen - 22.12.2010


  • ♪ Magandanın milleti olmaz faşistin de olmaz ikisi de tehlikeli canlılardır bunu acı şeillerde öğreniyoruz lakin kürtçeyi serbest bıraktık lütfettik diye övünenlere ne denmeli bilemedim. Ayrıca meclise getirilen yeni silah yasası tasarısına ses çıkarmayan demokratlar, liberaller ve siviller var ki, umarım bir gün sizden de bir şarkı istenir de siz de söylemezsiniz.
    editör - 21.12.2010


  • ♪ Merhaba, Sarp Öztürk'ün öldürülmesiyle ilgili kimse birşey karalamayacak mı?
    serdar türkmen - 21.12.2010


  • ♪ 2010 yılı biterken İstanbul 2010 ile ilgili aklıma takılan sorularım var: -İnanılmaz miktarda bir bütçe neye harcandı? -Yapılan tek "büyük faaliyet" U2 konseri niye siyasileştirilmeye çalışıldı? -"Kültür" ve "halkın kültür ile buluşması" böylesine bir bütçe varken niye es geçildi? -Niye bir çok sanatçımız ile ufacık bütçeler uğruna kavga edildi? -Niye İstanbul "ortak-şehrimiz" olmadı da, ötekileştirildik? -Niye sahnede Fazıl Say ve diğer Dünya sanatçılarımız yoktu? -Niye iyi niyet kazanmadı?
    editör - 20.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 9) : ....................... Başbakan'ı pankart ve sloganlarla protesto eden 18 öğrenci, geçtiğimiz ay içerisinde 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha önce de Başbakan'a "cumhuriyet yıkıcısı" diyen bir öğrenci 354 gün hapis cezası almıştı. Biliyoruz ki, siz "yetmezcilerin" büyük bölümü, hatta belki de tamamı; eleştiri hakkını kısıtladığı ve kişiyi yaptırımlarla karşı karşıya bıraktığı gerekçesiyle, 301. maddenin kaldırılmasından yanaydı. Ve yine biliyoruz ki, Yargıtay'ın şöyle bir kararı da var: "Kişinin üstlendiği görev ne kadar önemliyse, hakkında yapılan eleştirilerin de o kadar yoğun ve gerektiğinde sert olabileceğinin kabulü gerekir". Bütün bunlar ortadayken... Sizlerin de "evet" oylarıyla hızla demokratikleşen(!) sistemimiz, daha çok protestocunun başını yaksın diye öylece seyredecek misiniz, yoksa bugüne kadarkiler YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 14.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 8) : ....................... Wikileaks belgelerine dayanarak Başbakan'ın İsviçre'de gizli hesapları olduğu iddiasını gazete manşetlerine taşıyanlar, kendisi tarafından "alçak" olmakla suçlandı. Aranızda gazeteci olanlar var. Aslında, internetin getirdiği olanaklar sayesinde hepiniz, hepimiz, artık bir ölçüde gazeteci sayılırız. Ama neymiş, "iddia" olduğunu belirtmek koşuluyla bile olsa, yazılamazmış, yazanlar "alçak" olurmuş. Hem Başbakan'ın, hem de siz "yetmezcilerin", özellikle şu son 3 yıl içerisinde çeşitli kişi ve kurumlar hakkında kanıtlanmamış birçok iddiayı sık sık ve her zeminde dile getiriyor oluşunuzu da hatırlatarak soruyorum: Başbakan'ın bu ağır hakareti ve gazeteciliğin ne olup olmadığını öğretmeye yeltenme cüretkârlığı sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 13.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 7) : ....................... Bir batı demokrasisinde "tedbir amaçlı gözaltı" deseniz, yüzünüze aval aval bakarlar. E siz de görünüşe göre "batılı" olmayı önemsiyorsunuz ya... Daha önce birer-ikişer kişilik "tedbir amaçlı gözaltılara" tanık oluyorduk. En son geçen hafta, Başbakan'ın Sivas'taki programı süresince 17 genç "belki protesto eylemi yaparlar" diye gözaltında tutuldu, Başbakan kenti terk edince serbest bırakıldı. İsmini batıdan aldığımız demokrasinin böylesine "alaturka" biçimde uygulanışı, icat edilen bu yeni "hukuk tarzı" ve keyfî olarak özgürlüğü kısıtlanan kişi sayısı sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 13.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 6) : ....................... Söz konusu kişilerin etnik kökeni hakkında bilgi edinemediğiniz için mi, nedendir bilinmez; doğrudan "yaşama hakkı" ile ilgili olduğu halde sizlerin sesini duyamadığımız bir başka konu... Sözleşmeli öğretmen Metin Kurtçu kansere yakalanıp 30 günden fazla rapor aldığı için, sözleşmesi feshedildi. Aylarca hem kendisi için destek aradı, hem de "şözleşmeli öğretmenliğin" bu akıl ve vicdan dışı işleyiş biçimine dikkat çekmeye çalıştı. Ama Meclis kürsüsünde duygu sömürüsü yapılmaya elverişli bir "malzeme" olmadığından olsa gerek, ilgilenen çıkmadı ve 10 gün kadar önce yaşamını yitirdi. Sözleşmeli öğretmen Elif Aybaç Işık'ın başına da benzer olay geldi. Onun da sözleşmesi feshedildi. Ama o biraz daha şanslıydı; beynindeki tümör iyi huylu çıktı ve eşinin Bağkur'u sayesinde tedavi olup sağlığına kavuştu. Ne var ki, mesleğine geri dönemiyor. Bunlar, haberdar olabildiğimiz örnekler. Basına yansımayan kim bilir kaç kişi daha benzer şeyleri yaşadı, yaşayacak. Sizler, bir yandan samimiyetsizce dillendirilen "insanı yaşat ki, devlet yaşasın" nakaratlarını dinleyip, diğer yandan örneklediğim olaylara ait istatistik rakamlarının kabarmasını mı beklersiniz; yoksa AKP iktidarının çalışanlara yönelik bu hastalıklı (habis) yaklaşımını sorgulamanız için bu kadarı YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 13.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 5) : ....................... Halk oylaması öncesinde, Erdal Eren'in idamını ağlamaklı bir şekilde gündeme getiren ve 30 yıl önceki bu olaydan bugün bile vicdan sızısı çektiğine bizi inandırmaya çalışan Tayyip Erdoğan; bugün, 21. yüzyılda, acımasızca polis şiddetine maruz kalan öğrenciler için, "onlar buna müstahak, kendileri kaşındılar!" anlamına gelen sözler sarf etti. Böylesine 180 derecelik bir "çark ediş" sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 12.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 4) : ....................... Öğrencilere uygulanan polis şiddetinin utanç verici fotoğraflarını ve TV görüntülerini sizler de mutlaka görmüşsünüzdür. Gerçi işin içinde etnik köken, türban, darbe söylentisi falan yoksa; örneğin, emekçilerin hak arayışı, öğrenci protestoları, emperyalizm karşıtı gösteri ve mitingler söz konusuysa, sizi pek ortalıkta göremiyoruz. Ama yine de; "insan hakları", "AB standartları", anti-militarizm gibi kavramları sıkça kullandığınız için sormak durumundayım. (Sahi, sizin anti-militarizm damarınız yalnızca "asker üniforması" görünce kabarmıyordur, polis militarizmini de dikkate alıyorsunuzdur, değil mi?) Şimdi soruyorum: Öğrenci Miraç Ekrem Efe'nin gözaltına alınırken sağlam olan yüzü, serbest bırakıldığında darmadağın olmuş; burnu kırık, yüzü morarmış, gözüne kan oturmuş; bu sizin için YETERLİ mi? Yere düşmüş ve savunmasızken, ayaklarında sert postallarla polis tarafından tekmelenen; üstelik "cinsel aşağılama" amacıyla kasıklarına vurulan genç kızın yaşadığı "insanlık dışı" durum sizin için YETERLİ mi? (Lale Mansur ve Kezban Hatemi hanımefendiler, bunlar sizin için de YETERLİ mi?)
    Kemal Gelence - 12.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 3) : ....................... "Yürütmenin başı" sıfatını taşıyan Tayyip Erdoğan, özerk olması gereken üniversitelerimizin rektörlerini geçtiğimiz haftalarda karşısına alıp, deyim yerindeyse onlara "ayar verdi". Bir yandan "özgür düşünceden" söz edip, diğer yandan "üniversitelerin siyasetten uzak durmaları gerektiği" şeklinde çağdışı telkinlerde bulunulmasını bir an için görmezden gelelim. Bir yandan böyle telkinlerde bulunup, öte yandan tümüyle siyasi nitelikteki "milli birlik(!) projesine" rektörlerden destek istenmesindeki tutarsızlığı da yok sayalım. Peki, koca koca rektörlerin Başbakan'ın karşısında "hazır kıta" gibi dizilip; silik, edilgen, itaatkâr bir şekilde "talimat almaları" sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 12.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 2) : ....................... İktidarın, evet oylarını artırmak için "elma şekeri" niteliğinde pakete dahil ettiği ve "darbecilerden hesap sorulacak" şeklinde propagandasını yaptığı maddeyi inandırıcı buluyor ve önemsiyordunuz. Şu ana kadar hesap sorma yönünde en ufak bir gelişme olmadığı gibi, geçtiğimiz ay Kenan Evren'in maaşı 900 TL zamlandı. Bu kadarlık bir ödüllendirme sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 12.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR (No: 1) : ....................... Bütün uyarılara kulak tıkayıp destek verdiğiniz anayasa değişikliği sonucunda, HSYK neredeyse tümüyle Adalet Bakanlığı'nın denetimine girdi. Öyle ki, sizden birisi, Demokrat Yargı (Birliği) Eşbaşkanı Orhangazi Ertekin bile, "bu kadarı da olmaz" demek zorunda kaldı. Bütün yargıç ve savcıların, iktidarın iki dudağı arasından çıkacak sözlere göre hareket etmek durumunda kalacağı bu çarpık sistem sizin için YETERLİ mi?
    Kemal Gelence - 12.12.2010


  • ♪ . YETMEZ-ama-EVET-çilere SORULAR: ................................... Biliyorsunuz, 12 Eylül halk oylaması sürecinde, HAYIR-cılar ve EVET-çilerin yanı sıra, bir de YETMEZ-ama-EVET-çiler vardı. Görüşlerine katılmasam da, bana göre doğrudan "evet" diyenler, bu "yetmez ama evet" diyenlerden daha dürüstçe bir tutum içindeydi. Çünkü "yetmezciler", sanki ortada olumlu bir değişiklik tasarısı varmış da, bunun tek kusuru "yetersiz" olmasıymış gibi; güya "çekince" koyuyor görüntüsü vererek, belki de ileride karşılaşacakları ağır eleştirileri göğüslemek üzere "açık kapı" bırakıyorlardı. Halk oylamasının üzerinden tam 3 ay geçti. Kendisine "aydın süsü" veren, hatta önemli bir kısmı "solculuk" iddiasında bulunan; yani bir yandan AKP'nin dümen suyunda hareket edip, bir yandan da "biz AKP'den yana değiliz" havası yaratmaya çalışan bu kesime, artık bazı sorular yöneltme hakkımızın doğduğunu düşünüyorum.
    Kemal Gelence - 12.12.2010


  • ♪ DÜN GECE İLBER ORTAYLI TARİHİN ARKA ODASI ADLI PROGRAMDAYDI. ADAMA GERÇEKTEN ACIYORUM. ZİRA PARA İÇİN NELER ÇEKİYOR., NELERE KATLANIYOR. NEYSE MURAT BARDAKÇI, YİNE BİR PİYANİST BANA ÇOK KIZIYOR DEDİ. KÖÇEKÇEYİ TÜRK BEŞ’LERİNİ SEVER MİSİNİZ DİYE SORDU İLBER ORTAYLI’YA. ORTAYLI’DA BEN RUS BEŞ’LERİNİ BİLE DİNLEMEM DEDİ. TAMAMEN POLİTİK BİR YANIT, PARASINI ALDIĞI KURUMA KARŞI BİR ŞEY DİYEMİYOR TABİİ Kİ. ANCAK AÇIKÇA BU BEŞ’LER İŞİN TEMELİ, ONLAR OLMADAN SİLEBİLUS BİLE ÇIKARAMAZSINIZ DEMELİYDİ. BENİM ÇOK SEVDİĞİM İDİL BİRET BU DEVRİM SAYESİNDE ORTAYA ÇIKMIŞTIR DEMELİYDİ. AMA DEMEDİ, DİYEMEDİ, BEN MURAT BARDAKÇI’YA DEĞİL DE ALACAĞI ÜÇ KURUŞ İÇİN SUSAN İLBER ORTAYLI’YA ACIRIM!
    editör - 12.12.2010


  • ♪ 1. Aralık tarihli 1113 sayılı gazetede yayımlanan yazımda belirttiğim gibi, bu halkın vergilerinin, tiyatroya ya da sanata yardım adıyla, işi tüccarlığa dökmüş, sıradan tiyatro topluluklarına dağıtılmasını hazmedemiyorum ve bunu yapan Kültür Bakanlığı’nı şiddetle protesto ediyorum. Bakanlığın amacı gerçekten sanatı desteklemekse bunu Anayasamızın eşitlik ilkesine göre yapmalıdır. Ülkemizde nice amatör müzik t...oplulukları önce parasızlık, sonra mülki idarelerin ilgisizliği yüzünden ulusal ve uluslar arası müzik festivallerinden aldıkları davetleri yerine getiremezken, adına tiyatro esnafı denilen bu güruhun, halkın vergilerinden aldığı ödeneceği çarçur edip karşılığından “kalite”den eser olmayan, müsamere bile denilemeyecek oyunlar çıkarmasıdır beni bu kadar öfkelendiren. Sanata destek adıyla dağıttığı parayla yeni bir tüccar ve yardım sever sınıfı yaratan Kültür Bakanlığı, kapısını çalan müzisyenlere de gerekli olanağı sağlamalıdır. Anayasamızın temel ilkesi olan eşitlik ilkesi bunu gerektirir.
    editör - 09.12.2010


  • ♪ Sayın Fırat Yalçınkaya, yanlışsa düzeltin lütfen; mızıka, bazı batı dillerinde "harmonica" olarak geçiyor. Buna dayanarak, size şu nota kitabını önerebilirim (0.5MB) : _ http://people.oregonstate.edu/~zengj/SONGBOOK HARMONICA.pdf _ Benim görebildiğim kadarıyla, kitabın içindeki parçalardan en az 7 tanesi ülkemizde de iyi tanınan parçalar. Fikir vermesi için sıralayayım: Yesterday (Beatles) - Love me do (Beatles) - Ode a alegria ("Ode to joy" = "Neşeye Övgü", Beethoven) - Primavera ("Mevsimler-İlkbahar", Vivaldi) - Blowin' in the wind (Bob Dylan) - Tears in Heaven (Eric Clapton) - Os Flinstones ("Taş Devri" çizgi film müziği) ... Türk müziği notası olarak ararsanız, sanıyorum mızıka için bunu internette bulmak zor olacaktır. Müzik dolu günler...
    Kemal Gelence - 07.12.2010


  • ♪ Türk müziği notası arayan arkadaşlar şu siteye bir göz atıp, ne ölçüde yararlanabileceklerine bakabilirler. Ana sayfa: _ http://www.neyzen.com _ Önerebileceğim alt bölümler: ("Nota Arşivi") : _ http://www.neyzen.com/ney_klasik_eserler.htm _ ("İcralar" - Nota içeriyor) : _ http://www.neyzen.com/ney_den_saz_eserleri.htm _ http://www.neyzen.com/ney_mevlevi_ayinleri.htm _ Müzik dolu günler...
    Kemal Gelence - 07.12.2010


  • ♪ ney notaları da yayınlar mısınız.
    pınar toraman - 06.12.2010


  • ♪ mızıka çalmaya başladım notalar konusunda bana yardımcı olur musunuz?
    fırat yalçınkaya - 06.12.2010


  • ♪ amatör ud çalmaktayım sizden ricam elinizde ud taksim notası varsa birkaç örnek gönderebilir misiniz?
    umut onen - 06.12.2010


  • ♪ Wikileaks'le ilgili gelişmeleri hep birlikte izliyoruz. Yayınlanan belgeler tabii ki doğrulanmaya muhtaç şeyler. Ama bunların yayınlanması, ülkemizin siyaset ve basın çevreleri için tam bir "turnusol kağıdı" işlevi gördü. Bütün çifte standartlı ve tutarsız kişiler, deyim yerindeyse "iyot gibi" açığa çıktı. Bu muhteremler birdenbire "masumiyet karinesi" adı verilen temel hukuk kuralını hatırlayıverdiler. Çünkü bu kez suçlamalar kendilerine veya yandaşlıkla yükümlü oldukları siyasi güce yönelmişti. Daha önce internet aracılığıyla gerçekleştirilen her türlü kirli tezgâhı ellerini oğuşturarak zevkle seyredenler, seyretmek ne kelime; o tezgâhları "kesin kanıt" sayarak, sevmedikleri görüş sahiplerini yerin dibine batıranlar; o da yetmeyip, bu insanların kodese tıkılmasını teşvik edip alkışlayanlar, Wikileaks belgelerinin "e-dedikodu" olduğunu ve ciddiye alınmaması gerektiğini söylemeye başladılar. Pekiii... Kaynağı belirsiz ihbar e-postalarıyla, kime ait olduğu bilinmeyen CD, DVD ve flaş belleklerle, nerede üretildiği belli olmayan ses ve video kayıtlarıyla insanlar suçlanırken aklınız neredeydi? Adeta bir suç makinesi gibi her türlü pis işe bulaşmış bazı kişiler "gizli tanık" olarak ayarlanıp, toplumca sayılıp sevilen insanları içeri tıkmada veya onları içeride daha uzun süre tutmada kullanılırken, vicdanınız hiç mi sızlamıyordu? Şimdi kendi nasırınıza basılınca niye yaygara koparıyorsunuz? "Dijital iftira" furyasının sizler tarafından kullanılan veya kullanılmasına rıza gösterdiğiniz silahları sizi vurmaya başlayınca mı "insan haklarını" hatırladınız? Gerçek bir demokratik hukuk devletinde, çeşitli kişi ve kurumları suçlamada dayanak olarak kullanılan ve 2003 yılında hazırlandığı iddia edilen bir planda; 2005, 2006 hatta 2008 yıllarında gerçekleşen olayların yer aldığı ortaya çıkarsa, buna düpedüz "skandal" denir. Hemen bu tezgâhı düzenleyenlerin peşine düşülür. Ama sizlerin kılı kıpırdamadığı gibi; hem siz, hem de yandaş kalemleriniz bu planı inandırıcı ve kesin bir kanıtmış gibi topluma sunmayı sürdürüyorsunuz. Ekonomik baskı yöntemleriyle korkutup susturduğunuz "boyalı basın" da, başlangıç gelişmelerini "Flaş..Flaş.." diye duyururken, sonradan ortaya çıkan bu gerçekleri yayınlamaktan kaçınıyor. İnsanlar bir kez "orman kanunlarının" egemen olmasına onay vermişlerse; artık kimin hangi kaplan tarafından parçalanacağı, kimin ne zaman bir yılan tarafından sokulacağı, kimin hangi timsah tarafından yutulacağı belirsiz hâle gelir. O yüzden, "nasıl olsa bugün bizim lehimize işliyor" diye düşünüp, "haysiyet cellatlığına" hiçbir zaman yeltenmemek ve yeşil ışık yakmamak gerekir. Ha, derseniz ki; ülkemizin göz boyayıcı, ilkesiz, tutarsız "sözde aydınları" bu olan bitenden bir ders çıkarır mı? Hiç sanmıyorum. Onlar kanal kanal dolaşarak, heybelerinde taşıdıkları "her duruma uyabilecek" cümlelerini sarfetmeyi yine sürdüreceklerdir. Eğer bir şeyler yapılabilecekse, bu sözde aydınlar tarafından değil, yine halk tarafından yapılacak.
    Kemal Gelence - 02.12.2010


  • ♪ Ayrıca, çok okunaklı olmasa da, şu adreste aynı marşın 2 sayfa halinde (Şan + Piyano) notası da var. Cemal Reşit Rey'in kendi yazmasıymış: _ http://www.tuluyhanugurlu.com/CRR/nota10yil.html
    Kemal Gelence - 30.11.2010