♪
Değerli okurlarımız, gazetemizin her geçen gün artan okuyucu ilgisinden dolayı sizlere müteşekkiriz. Varolun!
Mavi Nota - 16.08.2026
♪
Bir 24 Kasım günü çıktığımız yolda, uzun sayılabilecek bir yolculuğun ardından 20. yılımıza ulaştık. Sosyal Sorumluluk Projesi olarak üzerimize düşen sosyal sorumluluğu yerine getirerek, ilgi görerek, takdir toplayarak bugüne geldik.
Mavi Nota e-Müzik Gazetesi bugün 20. yaşını kutluyor.
editör - 24.11.2025
♪
Kültür bakanlığı sınavında. Ankara thm koro şefi kızını aldı. Urfa korusu şefi kayın biraderini aldı. İstanbul korosu şefi oğlu ve yeğenini aldı. ilginizi çekerse detay verebilirim
ttnet arena - 09.07.2024
♪
Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anarken, ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılını en coşkun ifadelerle kutluyoruz.
Mavi Nota - 28.10.2023
♪
Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümlerinin Eğitim Programları Sorunları
Gülşah Sargın Kaptaş - 28.10.2023
♪
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE!
Mavi Nota - 07.02.2023
♪
30 yıl sonra karşılaşmak çok güzel Kurtuluş, teveccüh etmişsin çok teşekkür ederim. Nerelerdesin? Bilgi verirsen sevinirim, selamlar, sevgiler.
M.Semih Baylan - 08.01.2023
♪
Değerli Müfit hocama en içten sevgi saygılarımı iletin lütfen .Üniversite yıllarımda özel radyo yayıncılığı yaptım.1994 yılında derginin bu daldaki ödülüne layık görülmüştüm evde yıllar sonra plaketi buldum hadi bir internetten arayayım dediğimde ikinci büyük şoku yaşadım 1994 de verdiği ödülü değerli hocam arşivinde fotoğraf larımız ile yayınlamaya devam ediyor.ne büyük bir emek emeği geçen herkese en derin saygılarımı sunarım.Ne olur hocamın ellerinden benim için öpün.
Kurtuluş Çelebi - 07.01.2023
♪
18. yılımız kutlu olsun
Mavi Nota - 24.11.2022
♪
Biliyorum Cüneyt bey, yazımda da böyle bir şey demedim zaten.
editör - 20.11.2022

♪
Sayın Emine Yılmaz, şu adresteki notayı deneyebilirsiniz: _ http://img710.imageshack.us/img710/5799/damarz.jpg _ Müzik dolu günler...
Kemal Gelence - 23.11.2010
♪
damarımda kanımsın notası
emine yılmaz - 23.11.2010
♪
Bayramınızın iyi geçmesini ve hep tebessüm etmenizi dilerim :)) Sevgi ve saygılarımla :)))
editör - 16.11.2010
♪
tşk ederim farklı ve akılda kalıcı birşeyler yapmak istiyorum.bu fikrinizi muhakkak değerlendireceğim.tekrar teşekkür ederim.
duru şengül - 15.11.2010
♪
Sayın Duru Şengül, bu konuda en azından fikir jimnastiği yerine geçebilecek şöyle bir şey düşündüm: Karikatürize bir şekilde resmedilmiş 3 vagonlu bir kara tren raylar üzerinde oflaya puflaya yol alıyor. Üçüncü (son) vagonun bir yanındaki pencerelerden belli aralıklarla giren 2-3 kuş, diğer yandaki pencerelerden çıkıyor ve adeta bir "S" harfi çizercesine pencereler arasında bu hareketlerini yineliyor. Uçuş esnasında kuşların şakımalarıyla ortaya çıkan müzik de, nota simgeleriyle tasvir edilebilir. Farklı kuşlara, içi boş ve dolu olmak üzere farklı nota simgelerinin ilişkilendirilmesi ise, kontrastı ortaya koyabilir. İyi çalışmalar diliyorum.
Kemal Gelence - 15.11.2010
♪
merhaba mavi nota ya yeni üye oldum.konservatuvarda okuoyorum afyonda son sınıf öğrencisiyim müzik pedagojisi dersimiz var rondo formunu çocuklara anlatmam gerekiyor eğlenceli bir şekilde karton üzerine yapmam gerek ama benim aklıma yaratıcı bir fikir gelmiyor yardımcı olursanız sevinirim
duru şengül - 14.11.2010
♪
İşte indirme adresi: _ http://www.mediafire.com/?wlukvuihqeya90r _ Müzik dolu günler...
Kemal Gelence - 12.11.2010
♪
Bir de şunu sorayım; daha önce "Song from a secret garden" şarkısının notasını arıyordunuz, bulabildiniz mi? Ve hangi çalgı için arıyordunuz?
Kemal Gelence - 12.11.2010
♪
Sayın Merve Çankaya, tahmin ediyorum yarım saat sonra notayı indirebileceğiniz adresi size iletebileceğim. Melodi + Akor şeklinde, birbirinin benzeri birkaç nota ve ek olarak müziğin MIDI dosyası tek bir ZIP dosyası içinde bulunacak.
Kemal Gelence - 12.11.2010
♪
"Mzi kalbimde bir yaradır"sarksısının notları olan varsa gonderilirse cok sevinirim.
Merve cankaya - 12.11.2010
♪
Kemal Beycim, şu q klavye var ya benim canımı alıyor, resmen ızdırap benim için, ben on parmak F klavye bildiğim için ancak F klavyede yazabiliyorum. Ancak q klavyenin daha yaygın olduğunu sizde biliyorsunuz, sadece evdeki PC’de ve leptobumda F klavye var, onların dışında halim perişan. Burada da böyle bir durum yaşandı ve ipin ucunu kaçırdım ve kuramadığım bir anlam bozukluğu çıktı ortaya. Sizin bana sorduğunuz bölüm şu an Amerika'da yeni parlamaya başlamış olan Pits Charles adında bir Rapçinin İngilizceden çevirmeye çalıştığım sözleri. Ama görüyorum ki tam çevirememişim. Onun için üzerinde durmayalım lütfen. Aslında bu tartışmaya Adnan Taç dostumun da katılmasını isterdim ama çok yoğun galiba henüz uğramadı buralara. Selam ve sevgiler Kemal Bey :)
editör - 12.11.2010
♪
Cevabınızın son kısmında her zamanki düzgün Türkçenizi göremediğim için, doğru anladığımdan emin olamıyorum. Rica etsem şu ifadenize açıklık getirir misiniz? :
"anlamayan ve evrimini tamamlayamamışlarca zevk renk farkını anlamadığı ve dinleyenlere laf attığı"
* anlamayan ve evrimini tamamlayamamışlar
* zevk renk farkını anlamayanlar
* dinleyenlere laf atanlar
Bunların hepsi, rap müziğini eleştiren veya onu bir müzik türü olarak görmeyenlere yönelik sözler mi?
Kemal Gelence - 11.11.2010
♪
damarıma bu anlamda basmanız çok önemli değil de, kurultay istediğinize göre durumum vahim demektir Sevgili Kemal Bey :)
Bir kelam ettik, bir sürü laf işittik sizden :) Bu kadar mı doluydunuz Allah aşkına, ben birtek Sevgili Adnan Taç arkadaşımdan bu konuda yayıl ateş altında kalırdım, bir de siz eklendiniz, oh ne ala ne güzel, yandı gülüm keten helva mı demişler? :)
Aslında ortaya koyduğunuz tezlere söyleyecek hiç sözüm yok hepsi doğru ama ben yine de diyorum ki: çoğu müzik türünü devirip kendinden geçirebilecek, ritmik açıdan sanatsal denebilecek örneklerin sıkça görüldüğü, duayenlerinin aslında birer modern şair olduğu anlamayan ve evrimini tamamlayamamışlarca zevk renk farkını anlamadığı ve dinleyenlere laf attığı, muhteşem müzik janrıdır Rap. Yanlış bişey demedim değil mi? :)
SELAMLAR :)
editör - 10.11.2010
♪
Ulu Önder Atatürk'ü, ölümünün 72. yılında özlemle ve özleyerek anıyorum ....
editör - 10.11.2010
♪
Yarın, yitirişimizin 72. yıldönümünde Atamızı saygıyla anacağız. O'nun belleklerimizden silinmesi, gözümüzde sıradanlaştırılması ve eserlerinin değersizleştirilmesi yönündeki çabaların yoğunlaştığı bir dönemdeyiz. Bununla da ilintili sayılabilecek yeni bir örneği bugün yaşadık. Her Salı olduğu gibi, TBMM'de grubu bulunan 4 partinin bugün de toplantıları vardı. AKP grubu adına Başbakan Tayyip Erdoğan konuştu. Bir saate yakın süren konuşmasının en başında, Ata'yı anmak için yalnızca "tek bir cümle" sarfetti ve bu kısım yalnızca 10 saniye kadardı. Ama hemen bunun ardından Kosova gezisini değerlendirdiği en az 20 dakikalık bölüm geldi ki, tutabilene aşk olsun. Osmanlı'ya geri dönüş özleminin belirgin olarak su yüzüne çıktığı bu bölümde nelere değinmedi ki... Kosova'da ve diğer bölgelerde restore ettirdikleri camiler, türbeler ve medreseler; bu arada Sultan Murat'ın türbesi, hatta iç organlarının nerede defnedilmiş olduğu; Mehmet Akif Ersoy'un Arnavut kökenli olduğu (güya bunun önemsizliğini vurgulamak istedi), milliyetçiliğin asıl böyle şeylerle ortaya konulabileceği v.s. Belli ki Başbakan'a Osmanlı'nın "milli bir devlet" olmadığını, çeşitli milletleri içinde barındıran ve onların kopmasıyla Anadolu'nun sınırlarına kadar küçülmüş bir devlet olduğunu söyleyen çıkmamış. Ya da son zamanlarda sıkça yaptığı gibi; MHP'nin tabanı ile tavanı arasına nifak sokmak için, "partinizi bırakın, bize gelin" mesajını güçlendirmek üzere, bildiği bu gerçeği bilmezden gelmiş de olabilir. Ama kesin olan bir şey var; Cumhuriyet'in kurum ve kavramları ile barışık değilken, kendisinin "tek buyurgan olma" ve "çok hukuklu sistem" özlemleriyle de örtüştüğü için, Osmanlı'ya duyduğu sempati. Onun bu sempatisi yalnızca "kişisel" bir eğilimden ibaret olsaydı, o kadar önemsenmeyebilirdi. Ama ekibiyle birlikte, tüm devlet kurumlarını bu anlayışla bezeyerek, hepimizin vergileriyle varlığını sürdüren TRT'yi bunun propaganda aracı haline getirerek, sistemli ve örgütlü bir şekilde özlemlerini gerçeğe dönüştürme yolunda ilerleyince, konu vahim bir nitelik kazanıyor. Eğer bizden önceki nesillerden zahmetsizce devraldığımız Cumhuriyet'i, hiçbir özveri göstermeden avcumuzun içinde bulduğumuz demakrasiyi hak etmek istiyorsak; bu vahim gelişmeleri her ortamda dile getirmek ve tehlikeye dikkat çekmek zorundayız.
Kemal Gelence - 09.11.2010
♪
Sayın Dilek Ertuğrul, aradığınız nota şu adreslerde var: _ http://www.free-scores.com/download-sheet-music.php?pdf=17396 _ http://www.stringsattachedmusic.org/SAM/Classical_Beginners.html _ Müzik dolu günler...
Kemal Gelence - 09.11.2010
♪
merhaba, acilen Carulli'nin Waltz In C bestesinin notalarına ihtiyacım var. mail olarak gönderebilir misiniz? teşekkürler
Dilek Ertuğrul - 09.11.2010
♪
merhaba,
Dilek Ertuğrul - 09.11.2010
♪
Sayın Aysu Akalın, İncesaz grubu, Türkiye koşullarında çok ender rastlanabilecek bir uygulamaya imza atmış. _ http://www.incesaz.com/NotaTalep.aspx _ Bu sayfadan seçeceğiniz şarkıların notalarını e-posta adresinize gönderiyorlarmış. Aralarında sizin istediğiniz şarkı da var. Eğer notayı bu yolla elde edebilirseniz, diğer müzikseverleri bilgilendirmek amacıyla yine bu sütuna kısa bir not yazabilir misiniz? Müzik dolu günler...
Kemal Gelence - 08.11.2010
♪
Kalbimdeki Deniz şarkısının notası lütfen
Aysu AKALIN - 08.11.2010
♪
Elvan Hanım, siyasal, hukuksal ve toplumsal nitelikteki çeşitli göstergelere baktığımda, ülke olarak kopkoyu bir karanlığa doğru gitmekte olduğumuzdan ben kendi adıma eminim. Önümüzde son şans olarak Haziran-2011 seçimleri var. Eğer halk yine AKP'ye "tek başına iktidar" yetkisi verirse, artık anayasanın değiştirilemez 3 maddesinin de bir güvencesi kalmayacak. Şimdilik, halkı fazla tedirgin etmeden seçimleri kazanmak amacıyla, çok sivri söylem ve eylemlerden kaçınmaya çalışıyorlar. Zaten "yeni anayasa" konusunu seçimlerden sonraya bırakmaları da bu yüzden. Ama diğer yandan; Anayasa Mahkemesi, HSYK gibi kalan son direnme noktalarını da ele geçirmiş olmanın verdiği rahatlamayla, zaman zaman dillerinin altından baklayı çıkardıkları da oluyor. AKP ile aynı görüşlere sahip olan Anayasa Mahkemesi Başkanı bizzat kendisi ifade etti, ilk 3 maddeye de dokunulabilir diye. Ayrıca, "çok hukuklu sistem" özlemleri artık daha yüksek sesle dile getirilir oldu. Devletin içindeki tarikatçı yuvalanmalara dikkat çeken Hanefi Avcı, kitabında ortaya serdiği tertip yöntemlerinin tıpatıp aynısı kendisine uygulanarak içeri tıkıldı. Herhangi bir kişi, uydurulmuş suç delilleri ile aylarca, yıllarca özgürlüğünden mahrum bırakılabiliyor. Ülkemin sözde aydınları da, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" misali, olan biteni izlemekle yetiniyor, hatta önemli bir kısmı buna alkış tutup teşvik ediyor. Sizin gazeteler ve televizyonlar aracılığıyla bizzat yapacağınız gözlemler, tabii ki benim değerlendirmelerimin ötesinde daha yararlı ve anlamlı olacaktır. Ama size son dönemden bazı örnekler aktarmak istiyorum: 1) HSYK seçimleri o derece Adalet Bakanlığı'nın etkisi ve baskısı altında geçti ki; halk oylamasında iktidarla aynı doğrultuda hareket edip, "evet"i savunan Demokrat Yargı (Birliği) Eşbaşkanı Orhangazi Ertekin bile bu duruma isyan etmek zorunda kaldı. 2) Manavgat'taki bir ilköğretim okulunda din dersi öğretmeni erkek çocuklara "takke" giyme zorunluluğu getirdi, bir velinin şikâyeti sonucunda (şimdilik) geri adım atmak zorunda kaldı. 3) Cumhurbaşkanı ve Başbakan bir takım açılış, toplantı v.b. etkinliklere gittiğinde, "tedbir amaçlı gözaltı" gibi şeylere tanık olmaya başladık. Yani, önceden mimlenmiş bazı kişiler, "potansiyel protestocu" sıfatıyla gözaltına alınıp, etkinlik sonrası serbest bırakılıyor. 4) Başbakan'a "cumhuriyet yıkıcısı" dediği için bir üniversite öğrencisi "hakaretten" mahkum oldu. (Sahi, sizin yaşadığınız Hollanda'da bir siyasetçiye bunu söylemek hakaret mi, yoksa eleştiri mi sayılır?) 5) Uluslararası İstanbul Kadın Buluşması toplantısında bir grup kadın, Başbakan'ın "ben kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum" sözüne de gönderme yaparak, kadın cinayetlerini kınadılar. 4-5 kişilik bu grup, hiçbir taşkınlık yapmadan, hazırladıkları pankartları açtılar. Ama ellerindeki pankartlar hemen ve sertçe toplandı, dışarı çıkarıldılar. Bunun üzerine ne olsa beğenirsiniz? Salondaki diğer kadınlar, "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye tezahürat yaparak Başbakan'a destek oldu ve protestocu hemcinslerine karşı tavır aldı. 6) Bakan Faruk Çelik bir kurban kesim yerinin açılışını yaparken, bir besici tarafından protesto edildi. Bunda bir olağandışılık yok. Ama, yazılı basının neredeyse tümünün görmezden geldiği sonuç kısmı tüyler ürpertici. Bakan Faruk Çelik şu cümleyi sarfediyor: "Az önceki provakatörü tespit edin bakayım kimdi. Arkadaş görevlendirilmiş belli ki" _ Eğer bu yurttaş suç işlemişse, serbest bırakılmaması gerekir. Yok eğer yaptığı demokratik bir protestodan ibaretse, "fişleme" anlamına gelecek bir izleme-araştırma neyin nesi oluyor? Üstelik bu iktidar, "demokratikleşme" kisvesi altında halk oylamasına sunduğu ve onaylattığı anayasa değişikliğinde "fişlemeye karşı güvence" getirdiğini iddia ediyordu. _ Bunların hepsi, nereye doğru gitmekte olduğumuza ilişkin önemli göstergeler. "Peki halkımız buna sessiz mi kalacak?" sorunuza gelince... Ben bir gerçeği aktarayım, yorumu siz yapın: Halk oylaması öncesinde bir kamuoyu araştırma şirketinin yöneticisi açıkladı; seçmenlerin %28'i, anayasa değişiklik metninin içeriğini bilmek şöyle dursun, oylamanın anayasa değişikliğiyle ilgili olduğunu bile bilmiyormuş. İşte Türkiyemin içinde bulunduğu hazin durum!..
Kemal Gelence - 07.11.2010
♪
Sözünü ettiğiniz önyargılı(!) kişilerden birisi de ben olduğum için, cevap hakkımı kullanmak istiyorum :)
"Halbuki rap müziğin amacı isyandır" diyorsunuz.
Bu isyanlarını bir mitingde veya basın bildirisi şeklinde dile getirseler olmaz mı? Yaptıkları şeye "müzik süsü" vermeleri şart mı? :) Bence müzik yapıyor-muş gibi görünmek zorunda değiller :)
Şu cümlenize de katılamıyorum (hatta, önyargı olarak görüyorum:)
"Pop, rock, arabesk şarkılarda şarkı sözü teması aynıdır.
Sadece aşk vardır."
Örnekler çoğaltılabilir, ama bunun tersini kanıtlamak için aşağıdaki liste yeterlidir sanıyorum:
Ali Kocatepe - Yeni Bir Dünya İstiyorum
Selma Devrim - Toprağın Kızı
Cem Karaca - Tamirci Çırağı
Ünol Büyükgönenç - Dışarda Kar Yağıyor
Serter Bağcan - Sihirli Değnek
Selda Bağcan - Bayılırım Düzenli Dünyaya
Selda Bağcan - Özgürlük ve Demokrasiyi Çizmek
Eğer görüşünüzde ısrarcı olursanız, o zaman benim de bir dileğim olacak: Madem ki toplumsal, isyankâr sözler içermesi o şeyi müzik yapmaya yetiyor; bu durumda benim mesaj sütununa yazdığım eleştirel yazılar da yeni bir müzik türü olarak kabul edilsin, arz ederim :)
(Bu yorumla biraz damarınıza basmış olabilirim. Eğer kriz çıkarsa, hemen kurultay isterim :)
Kemal Gelence - 07.11.2010
♪
Kemal bey, çok teşekkür ederim detaylı açıklamınız için, anlaşılan o ki, güzel ülkem koşar adımla faşizme doğru gidiyor, peki halkımız buna sessiz mi kalacak? Dün TV7de gördüm, First Lady'ler müzik kongresinde buluşmuşlar. :)))Neler söylediler merak ediyorum doğrusu ve ben Amsterdam'da olan tüm bu tuhaflıkları sadece seyretmekle kalıyorum :)) Selamlar Kemal Bey :)))
Elvan Duygu Gülay - 05.11.2010
♪
Elvan Hanım, Youtube ve daha birçok siteye erişim, mahkeme kararlarıyla engelleniyor. Youtube artık serbest, ama hâlâ yasak olan siteler az değil. Ağustos-2008 tarihli şu kaynak, o sırada 853 yasaklı site bulunduğunu yazıyor: _ http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=981311 _ Bunların bir kısmı için belki de gerçekten mantıklı gerekçeler vardır. Yani, "yasaklara karşıyım" gibi slogancı bir yaklaşımla, açıkça suç işleyen siteleri savunmaktan yana değilim. Ama, otoriter anlayıştaki yönetimlerin, kendi işlerine gelmeyen şeyleri kolaylıkla suç kapsamına sokabildiğini de göz ardı edemiyorum. Burada ince bir çizgi söz konusu. Doğrusunu isterseniz, şu aşamada beni internet yasaklarından çok daha fazla kaygılandıran başka basın-yayın sorunları var. Patronların sansürü ve onların kuruluşlarında çalışan gazetecilerin, televizyoncuların otosansürü... Yarattığı sonuçlar açısından bakınca, şu an Türkiye koşullarında bu sansür türü bence çok daha vahim bir nitelik taşıyor. Biz de size selam gönderiyoruz, esen kalın.
Kemal Gelence - 02.11.2010
♪
Müfit abim seni unutmam mümkün değil, Nasılsın? İyisin değil mi? O güzel yüreğini fazla yorma olur mu? Sen biriciksin ve çok özelsin, çok öpüyorum seni sevgiyle :))
Elvan Duygu Gülay - 01.11.2010
♪
Kemal Bey, yorumlarınızı okuyorum, içim cız ederek katılıyorum yorumlarınıza, 3 kasım'da iktidara gelişlerinin 8. yılını kutlayacak olanlar ülkemi ne hale getirdiler, youtube yasağı ne demek oluyor, ben bunu anlayamıyorum bana açıklar mısınız lütfen? Bir de diğer okurlar neden bu yorumlara katılmazlar? Soğuk bir Amsterdam gecesinden selamlar hepinize :))
Elvan Duygu Gülay - 01.11.2010
♪
Youtube yasağı artık kalktığına göre, siteden "özgürlük üzerine" bir şarkı dinlemek anlamlı olabilir. Benim önerim: "En Libertad" _ http://www.youtube.com/watch?v=AI04D6J1MB0 _ Flamenko gitarcısı Paco Pena, klasik gitarcı John Williams ve Şilili topluluk Inti-Illimani birlikte seslendiriyor. Bildiğim kadarıyla Paco Pena bugüne dek (izleyici karşısında) yalnızca bu şarkıda gitarının yanı sıra kendi sesini de kullandı. Sanatçı, şarkının girişinde yumuşak ses tonu ve söyleyiş tarzıyla özgürlük ateşinin "tutuşturma" kısmını üstleniyor. Topluluğun da katılmasıyla, alevlerin gökyüzüne doğru yükseldiğine tanık oluyoruz. Şarkı aynı zamanda, içindeki özgürlük ateşi sönmeye yüz tutmuş veya "kula kulluk etme" anlayışını benimseme-benimsetme eğilimine girmiş eşe dosta da önerilebilecek nitelikte. Olur ya, belki şarkıdan yüreklerine bir kıvılcım sıçrar, içlerinde küllendiğini sandıkları bir şeyler yeniden alev alır...
Kemal Gelence - 31.10.2010
♪
Son zamanlarda sıkça olduğu gibi "Cumhuriyet'ten geriye ne kaldı acaba?" diye düşünürken, Bayan Milli Voleybol Takımımızın Çin ile yaptığı karşılaşmayı izleme şansı buldum. Oldukça güzel oynadılar. Sonuç da aynı güzellikteydi: 3-1. Ama, bunların da ötesinde bir şey gözlemledim. Yüz ifadeleri, bakışları ışıl ışıldı. Olumlu bir amaç için çaba harcayan, yaptığı işe inanan insanların yüzlerinde beliren içten bir ışıltı olarak gördüm ben bunu. Oynadıkları oyunla bizlere keyif verdikleri gibi, kendilerinin de bundan keyif aldığı açıkça belli oluyordu. Karşılaşmanın bitiminde, birer bayrak gibi kırmızı-beyaz ojelenmiş tırnakları farkedilecek şekilde, kameralara ellerini göstererek topluca ve biraz da muzipçe poz vermeleri, bu güzel karşılaşmanın çok hoş bir görsellikle taçlandırıldığı an oldu. Her ne kadar başlangıçta belirttiğim iç burukluğumu, neleri yitirmenin eşiğinde olduğumuz yönündeki kaygılarımı dağıtmaya yetmediyse de; yine de çölde bir vaha ile karşılaşmış birisi gibi hissettim kendimi.
Kemal Gelence - 29.10.2010
♪
En büyük bayramımızın 87.si kutlu olsun :))
editör - 29.10.2010
♪
Sayın Çisem Üstün, aradığınız şarkının "melodi + akor" şeklinde birkaç ayrı notası var. Gerçek anlamda piyano notası sayılmasa da, sol eli de boş bırakmıyor :) Eğer "yararlanırım" derseniz, yine bu sütun aracılığıyla adres bilgisini size ulaştırabilirim.
Kemal Gelence - 29.10.2010