Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1772




5 Ağustos 2020 tarihinde yapılacak olan CSO Stajyer sanatçı sınavı şartnamesi hükümleri, CSO gibi standardı yüksek bir orkestraya stajyer sanatçı seçmek için yeterli midir?

Yeterlidir.
Yeterli Değildir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 19 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1763

Arkadaşları Kutluyoruz! - 15.04.2020





Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın isteği doğrultusunda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından çekilen ve sosyal medyaya servis edilen bir video var.

Bu video, çalı
ştıkları sürece yani puantaj usulülye ücretleri ve sair özlük hakları belirlenen  DOB çalışanlarının sözleşme yapılarak sadece maaş ve sosyal haklarının ödenmesi esasına dayalı sözleşmeli personel statüsünde özlük hakları belirlenen çalışanlarının teşekkür ettiği bir video.

Covit-19 salgını nedeniyle sahnenin tatil edilmesi ve personelin 657’deki hakları göre izinli sayılması yani evde kal kampanyası çerçevesinde ücretli izinli sayılan personelin bir te
şekkürü olarak organize edilen ve edindiğimiz bilgiye göre bu amaçla çekilen video daha sonra bakanlığa ve Cumhurbaşkanına teşekkür videosu olarak yayınlanması DOB ve diğer sanat çevresinde uzak bir saygıyla karşılandı.

Videoda söz alan DOB çalı
şanlarının söz konusu makamlara teşekkür etmeleri üzerine DOB ve diğer sanat kurumlarının çalışanları sosyal medyada yayımlanan videonun yorum sayfalarına tepkilerini dile getiren yorumlar yazarken, büyük çoğunluk sessiz kaldı.

Ben te
şekkür eden arkadaşların hepsini kutluyorum.

Çünkü bu te
şekkür, DOB ve sair sanat kurumlarında iş başında bulunan, Kenanist, Makyavelist ve Nepotist yöneticilerin ve onların yandaşı sanatçıların kurumları getirdikleri durumu ironik bir biçimde ortaya koyuyor.

Bu Kenanist, Makyavelist ve Nepotist yöneticiler asla eksilmezler. Sürekli birbirlerini destekleyerek, bir kısmı bir dönem kurumlarda yönetici olurlar, di
ğerleri de meslek örgütlerinde köşebaşını tutarlar.

Sonra bu
şekilde paslaşırlar.

Al gülüm ver gülüm pasla
şmasıdır bu.

Siyasi iktidar hangi yelpazeden olursa olsun, iktidarın özellikle kültür bakanları ile hep iyi ili
şki içinde olurlar. Aldıkları nemaları sadece kendileri paylaşırken,  yandaşlarına da kendilerini alkışlatırlar.

Kendi cemaatinden olmayanları kurumlarda asla ya
şatmazlar.

Yanda
şlar da yandaştır yani. Üç kuruşluk çıkarlar için yatmadıkları çamur, almadıkları pozisyon, yapmadıkları satış yoktur.

Dillerinden ça
ğdaş sanatı ve Atatürk’ü hiç düşürmezler.

Ke
şke Atatürk’e ve onun sanat değerlerine katkıda bulunsalar. Aksine Atatürk ve Sanat onların varacakları hedefte kullandıkları ve zamanı geldiğinde inecekleri  bir araçtır. Kenanisttirler yani!

Do
ğal olarak geldikleri yer de bulgur menemen kültürüdür. Çağdaşlıkla falan hiç ilgileri yoktur. Lumpenizmin daniskasını yaşarlar.

Siyasi iktidarın kültür bakanlarının bir dedi
ğini iki etmeyen yöneticiler, kurumların özerk yapısını kendi lehlerine kullanmaktan imtina etmezler.

Onları bir
şey zannedip yanlarına gelenleri, onlarla işbirliği içine girenleri, zamanı gelince bin pişman ederler.

Ama yaptıkları, onlara güvenenlere ya
şattıkları onca yıkımın bedelini asla kendileri ödemezler.

Kurumlara ödetirler.

Kurumlar ise bu bedelleri  ödeye ödeye bugünkü hale gelmi
ştir.

TÜSAK’ı tü kaka gösterirler.

TÜSAK’a kar
şı çıkarlar.

Yetmez yerden yere vururlar TÜSAK’ı

Oysa TÜSAK’ı hazırlayan  ve büyük bir iki yüzlülükle siyasi iktidarın önüne koyan bizatihi bu yöneticilerdir.

TÜSAK konulu toplantı yaparlar etrafın gazını almak için. Toplanılmı
ş olunur ama bir sonuç çıkmaz toplantıdan, sadece onlar konuşurlar.

Çünkü kendilerinden ba
şka konuşanları, hele haklı konuşanları asla sevmezler.

Siyaset bize karı
şamaz dedikçe; karışamaz dedikleri siyaset, onları ayakta uyutup çalıştıkları kurumlardan birer tuğla çekip, başlarında dokunsan yıkılacak halde karkas sanat kurumları bırakmıştır.

Yaz yaz bitmez bu hikaye…

Hülasa bugünün genç sanatçılarına çalı
şacak, sanat yapılacak kurum falan bırakmamışlardır.

Onları karın toklu
ğuna çalışmaya mecbur kılmışlardır.

Onlar da militan siyasi kadrolara, üç kuru
şluk iyilik için böyle teşekkür etmek zorunda bırakılmışlardır.

Hem de salgın nedeniyle ba
şlayan ‘evde kal’ kampanyasına sanatçı duyarlığı ile katkıda bulunma vaadi ile kandırılarak.


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020