Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 16 müzisyen gazete okuyor
 
 
Özgür Karakaya
 
 
Yayımlanan Sayı : 1551

"Yasak" - 05.08.2013





“Yasaklanmış olana erişmektir amacımız, çünkü şimdiye dek kural olarak, yalnız doğruları yasakladılar!'' Friedrich Nietzsche

 

Yasak yasağı tanımlayan bir egemen ve onun sahip olduğu güç olmasını gerektirmektedir.

 

Yasak olanın dışında bir de yasaklayan ve bir de yasaklanan olmak zorundadır. Yasaklar daha baştan itibaren eşitliğin olmadığı bir durumdur.

 

Yasakların  yasak olabilmesi için bir de şiddet unsurundan en azından tehdit bağlamında var olmasını getirmektedir.

 

Şiddet’e karşı tutumumuz  yasaklarla olan ilişkimizi belirleyen önemli bir etmendir.

 

Yaşamımızda "şiddet" ne kadar çok yer alıyorsa, koyduğumuz ya da uyduğumuz "yasaklarımız" da o oranda çoktur.

 

Çünkü her yasak "özü itibariyle" şu ya da bu oranda içinde "şiddeti barındırır" ya da "şiddeti çağırır.

 

"Yasakları yasaklamak bile belli bir oranda, "erki, egemenliği ve şiddeti" gerektirir.

 

Yasak,  istek uyandırmakla beraber korkuyu da tetikleyerek tecrübeleri de içinde barındırır.

 

Kimi zaman da özgürlüğü kısıtlayan yaptırımdır. Hayal gücünün de ve yaratıcılığın sınırılarını da  belirlemektedir.

 

Söylendiğinde insanda duraksama yapmasına sebep  olmaktadır.  Zihinlere çakılan demir kazıktır yasak. Karanlık bir devire açılmakta olan kapıdaki anahtardır.

 

Gücü elinde tutan kesimin günlük hayat düzenin  sağlaması içinde gerekli gördüğü bir kelimedir.

 

Tarihimize baktığımızda devlet anlayışının yasaklamalar ve sınırlamalarla dolu olduğu görülmektedir.

 

Yasak ülkenin itibarını da küçültmektedir. Yasaklar hoşgörüsüzlüğü, toplumsal gerilimin artmasına sebep olmaktadır.

 

Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil in dediği gibi "Anlamak, yasak değildi benim ülkemde: Anlatmak yasak".

 

Halkın gerçekleri öğrenme hakkının da ihlalidir yasak.  Anayasaya göre de aykırıdır.

 

1982 Anayasasının 28 .madde 6. fıkrasına göre Yargılama görevinin amacına uygun yerine getirilmesi bakımından kanunla sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere de olaylar hakkında yayım yasağı da verilmemelidir.

Demokratik toplum düzeni içinde de  bilgi yayma ele
ştirme yorumlama da  yasak getirilmesi doğru bir hareket  olarak kabul edilmemelidir.

 

Sosyal olaylar içersinde yer alan  grev yasaklamaları karşısında da  emek sınıfı da halkı yanına alarak onlarına  sorunlarına ve taleplerine tercüman olmalıdır.

 

Bir diğer konu da  kürtajın yasaklanması  kürtajı da önlenmemektedir.  Daha çok kadının ölmesine ya da sakat kalmasına neden olmaktadır.

 

Yasak eylemler kadar, sanat  eserlerin de  de  kendini göstermektedir. Yıllarca şarkıların söylenmesine izin verilmeyerek  toplatmalar ve albümlerin dinleyiciye ulaşmamasına  kadar uzanmaktadır. 

 

Bir ülkede hangi gerekçeyle bir sanat eserinin yasaklanması da o ülkenin ayıbıdır.  Aslında verilen yasak kararı o ülke halkına verilmiştir.

 

İktidarların da özgürlükleri kısıtlamaktan baskılardan yasaklardan da vazgeçmesi gerekmektedir.

 

Arzu edilen  o dur ki ,demokratik, eşitlikçi bir ülkede sanatı üreterek paylaşmaktır. Tabuların da kırılmasıdır. Hiç kimsenin de siyasi yasaklı olmamasıdır.

 

Okumak gelişmeyi  ufkun genişlemesini beraberinde getirir. Görmesekte bilmesekte başka yaşantılar da vardır bunlara okuyarak izleyerek duyarak öğreniriz.


Egemenler de  okunacak yazılacak konuları da kısıtlamaktan da geri durmamaktadırlar.

 

İşlerine gelen konuları işlerine geldiği zaman izin vermektedirler. Sınıflı toplumlarla beraber kimi konular hep yasak kategorisindedir.

 

Buradaki kıstas da konuların çıkarlarına  uygun olup olmayacağıdır. Çünkü değiştirici güc karşısında güce sahip değildirler. Bu çoğunlukla da ideolojik politik güçsüzlüktür.

 

Yasaklar Orta Çağ da kalmayarak devam ediyor.    Egemenler bugün de  kitap dergi yasaklarından yarar ummaktadırlar.

 

Gerçek, yasaklara rağmen kendini ortaya  ve gelişme zeminini yaratır. Tarihin akışını  yasaklar değiştirememektedir.

 
Taksim'in yasaklanması tutarlı ve mantıklı da de
ğildir Taksim de rahatça gösteri konser yapabilen bir çok kesim bulunmaktadır.

 

Taksim'in emekçilere kapatılmasının anlamı şudur ki: anti emperyalist seslerin yükseleceği yüzünden  eylemler yasaklanmaktadır.

 

Sorun çözmeyi bilmeyen yığınlar yasakları ortaya koymaktadırlar. Gerçeklerin anlaşılmasını istemeyenler de yasaklara başvurmaktadırlar.

Anlamı
şudur ki onu  okumayacaksın  bilmeyeceksin  dinlemeyeceksin  seyretmeyeceksindir.

Her yasakta kendi isyancılarını do
ğurmaktadır. Cenap Sahabettin dediği gibi “Yasak, arzu doğurur”.

 

 

ozgur694@hotmail.com

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020