Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1770




5 Ağustos 2020 tarihinde yapılacak olan CSO Stajyer sanatçı sınavı şartnamesi hükümleri, CSO gibi standardı yüksek bir orkestraya stajyer sanatçı seçmek için yeterli midir?

Yeterlidir.
Yeterli Değildir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Cemal Yurga
 
 
Yayımlanan Sayı :

Sanat Eğitiminde Eleştiri Sanatı (3. Bölüm) - 08.06.2007





ELEŞTİRİNİN YAN ETKİLERİ

Eleştirilerin, olumlu ya da olumsuz yan etkilerini de gözardı etmemek gerekir.

Eleştiriler:

1. Eleştirilen şeyi gündemde tutar.

2. Eleştirilen şeyin, istense de istenmese de reklamı yapılmış olur.

3. Eleştirilen şeyin taraf bulmasını sağlar.

4. Olumsuz eleştiri alanlar kabul etmese bile, eleştirilen şeyi bazen güçlendirir.

Eleştirisiz bir sanatın varlığından söz edilemez. Güzellikleri övmek, çirkinlikleri önemseyerek üzerinde durmak ve mükemmele ulaşmak gerekir. Ülkemizde eleştiri mekanizmasını en güzel çalıştıranlar; edebiyatçılar, tiyatrocular ve son zamanlardaki ataklarıyla sinema sanatı ile uğraşanlardır. Edebiyatla tiyatro, diğer sanat dallarına göre daha çok iç içedir. Öyküden romana, şiirden denemeye kadar, çok geniş bir alanda edebiyat üzerine eleştiri kitapları bulabilirsiniz.

Müzik eleştirisi yapacak kişinin, hatırı sayılır bir müzik birikimine ve öğrenme isteği ile araştırma gücünü kaybetmemiş olması, işini sevmesi, sanat dallarını ve ne dediğini bilmesi, sanat dallarını kıyaslayabilmesi, aralarındaki benzer ve ayrık ilişkileri saptayabilmesi, cesur olması, kendine ve birikimine güvenmesi, kafasındakileri doğru, temiz ve arı bir dille, doğru ifadelendirebilmesi gerekir. Eleştiri sanatında da kullanabileceğimiz çok kişi tarafından bilinen, güzel sözler vardır:

“Ne kadar anlatırsan anlat, karşındakinin anlayabildiği kadar anlatırsın.”

“Bilgilerini ne kadar bildiğin değil, nasıl anlattığın önemlidir.”

ELEŞTİRMEN TİPLERİ

Sanat eleştirisinde eleştirmen tiplerini şöyle tanımlayabiliriz:

Bilgisiz-Deneyimsiz-Taraflı-Ön yargılı;

Bilgili-Deneyimsiz-Taraflı-Ön yargılı;

Bilgili-Deneyimli-Taraflı-Ön yargılı;

Bilgili-Deneyimli-Tarafsız-Ön yargılı;

Bilgili-Deneyimli-Tarafsız-Ön yargısız eleştirmen gibi...

İdeal eleştirmen tipi: Bilgili-deneyimli-tarafsız ve ön yargısız eleştirmendir. Ancak bu tip eleştirmenler hem az bulunur, hem de meslektaşları tarafından genellikle kıskanılır. En tehlikeli tip ise: Bilgisiz-Deneyimsiz-Taraflı-Ön yargılı eleştirmendir. Onun bilmediği de yoktur (!) Eleştirileri eleştirilirse ne kadar cesur ve korkusuz olduğunu da gösterir (!)

ELEŞTİRİNİN GÜCÜ

“Eleştirinin gücü nelere bağlıdır?” diye bir soru akla gelebilir. Eleştirinin gücü: eleştiriye ve eleştirene şöyle bağlıdır?

Eleştirinin:

1. Anlaşılabilirliğine;

2. Genel anlayış doğrularına;

3. Aynı dalın uzmanları tarafından kabul edilebilirliğine;

4. Yanlışlarının ve olması gereken doğrularının inandırıcılığına;

5. Evrensel boyutlarda ele alınıp alınmadığına;

6. Sağlayacağı yarara;

7. Etki alanına,

Eleştirenin:

1. Birikimine;

2. Farklı bakış açılarını görebilmesine;

3. Bilgilerinin doğruluğuna;

4. Daha önceki eleştirilerinin doğruluğuna;

5. Kişisel ve duygusal yaklaşımlarını aşabilmesine;

6. Teknik ayrıntılara özen göstermesine;

7. Yanlışları doğru açıklayabilme gücüne;

8. Kıyaslama gücüne;

9. Okuyucuyu ikna etme yeteneğine;

10. Deneyiminin sağlamlığına;

11. Eleştirisinin eleştirilebileceğini hesaplama gücüne.

MÜZİK ELEŞTİRİSİ

Müzik Eleştirmenliği hiçbir zaman bir hobi olmamıştır. Bir meslektir. Müzikolojiyi iyi bilmeyi gerektirir. Müzik eleştirmeni; estetik, felsefe, sosyoloji, mantık, psikoloji ile birlikte diğer sanat dallarına da meraklı olmalıdır. Yalnızca eleştirmeyi değil, çok dinlemeyi, çok seyretmeyi, çok okumayı, çok sunum takip etmeyi, çok yazmayı, çok bilgi üretmeyi ve çok yayım yapmayı da sevmelidir. Faruk Güvenç, Evin İlyasoğlu, Önder Kütahyalı, Filiz Ali, Selmi Andak gibi, tirajı az da olsa ülke geneline yayılabilen Cumhuriyet gazetesinde düzenli yazılarıyla eleştirilerini yayımlayabilen eleştirmenlerimiz, düşüncelerini ve yorumlarını yazabilmekteler. Müzik yazılarını yayımlayan bir gazete olduğu için de hepimiz şanslı sayılırız. Çünkü diğer çoğu gazetelerimiz, magazin ve günlük siyaset arenalarının kısır olaylarını sermekle ve çıkarları doğrultusunda halkı istedikleri yöne doğru sürüklemekle günü kurtarmaktalar. Bilinmeli ki; eleştiriden yoksun müzik çalışmaları yapılması, müzik dünyamızın sanatsal niteliklerden ve kaliteden uzaklaşmasına neden olacaktır. Hukuk öğrenimi yapan Doğan Hızlan ve İlhan Selçuk; Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Nadir Nadi, Üner Birkan ve Şefik Kahramankaptan gibi, kökeni müzikoloji olmayan gazeteci-araştırmacıların müzik alanımızdaki olaylara karşı (bazılarının vefat etmesine rağmen) duydukları hassasiyeti ve yazılarıyla müzik eleştirisi alanında önemli bir boşluğu doldurduklarını söylememiz ve saygıyla karşılamamız gerek. Müzik sanatındaki eleştirilerin, Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazılarında, bir-iki gün önceki konserin eleştirisi yapılarak yol almaktadır. Birkaç yüz kişinin izlediği, ertesi günde ise az sayıda kişinin ancak okuduğu ve müzik mesleğinden az sayıda insanın bilinçli olarak izleyebildiği konser ve gazetedeki eleştirisi, ülke geneline yayılamamaktadır.

Her müzikolog müzik eleştirmeni midir? Evet her müzikolog müzik eleştirmeni olabilir, üzerinde araştırma yaptığı alanda söz sahibi olabilir, konuşabilir, yazabilir ve bilgi üreterek ülkesindeki müzik olaylarına katkıda bulunabilir.

Ülkemizde, sayısı zaten çok az olan müzikologlarımızın çoğunluğu da eleştiri yapmıyor.

Eleştirinin amacı, yalnızca eleştirenin düşüncelerini, birikimini veya deneyimini yansıtmak değildir. Eleştirilen şeyin kusursuzluğa ulaşmasını sağlamaktır. Eğer eleştirenin söylediklerinde, yalnızca durum tespiti değil, olması gerekenler de varsa hedef ortaya konmuş; olması gerekenler de söylendikten sonra dikkate alınmışsa, eleştiri başarıya ulaşmış demektir.

MÜZİK ELEŞTİRİSİNDE ÖNERİLER

Ülkemizde sanat eleştirisinden önce, sanat sevgisini artırma yollarını aramamız gerekir. Sanat sevgisini artırabilmek için öncelikle ilköğretimde ve lisede, müzik derslerinin saatleri artırılmalıdır.

Olumsuz eleştirilere de saygı duyan bir toplum olmak zorundayız. Olumsuz eleştiriyi kaldıramayan bir toplum olduğumuz sürece, iyiyi, doğruyu ve güzeli bilmemiz hayalde kalacaktır.

Eleştiri, sanat eğitiminin önemli bir ögesi olarak görülmeli ve sanatın hangi dalında eğitim verilirse verilsin, o sanat dalı ile ilgili temel anlayış ve kuramlar yerleştirildikten sonra, eleştirisine de geçilmelidir.

Eleştiriyi ve eleştiri yapmayı sanat olarak kabul ettiğimize göre, eleştiriyi bir sanatçı yaklaşımı ile ele almalıyız.

Sanatla uzaktan-yakından ilgili olan bütün eğitim kurumlarında sanat felsefesi ve eleştirisi ders olarak okutulmalıdır.

Sanat dallarına ve bakış açılarındaki farklılıklara seçenekler getirmek ve bazı standart yapılar oluşturarak sanat eğitiminde ve öğretiminde de bu yapıları kullanmak gerekir.

Müzik eleştirilerinin yapıları, tipleri, planları ve teknikleri olmalıdır.

Aslında televizyonlarımızdaki bütün programların eleştirildiği programlar da düzenlenmelidir. Eleştirileri konu uzmanlarının yapmaları sağlanmalıdır. Programlar hem kültürel, hem eğitsel, hem ulusal, hem uluslararası boyutları ile ele alınmalı ve günahları ile sevapları ortaya dökülmelidir. Ancak her şeyden önce, bunları dinleyebilecek yüreğe de sahip olmamız gerekmektedir.

Eleştirilen şey ne olursa olsun, olumsuz yönlerinin içinde olumlu yön de aranmalı, farklı bakış açıları ortaya konulmalı. Yanlışlar söylenecekse, doğruların ne olması gerektiği de söylenmelidir. Durum saptamasıyla sözler geçiştirilmemeli, öneriler de sunulmalıdır. Eleştirilerin genellemelerle yapılması hem eleştiriyi anlaşılmaz kılar, hem de okuyucuya katkısı olmaz. Ancak seslendirilen yaratıların teknikleri üzerine söylenecek sözler, seslendirenlerin davranışlarıyla ilgili sözlerden, her zaman daha fazla olmalıdır.

TV kanallarında nadiren de olsa birikimli gazetecilerimizin eleştirdiği müzik programları var. Aslında bu programları, yeterli müzik birikimi ve deneyimi olanlar yapmalıdır. Programlar; sanatsal, bilimsel, kültürel, eğitsel, ulusal ve uluslararası boyutları ile ele alınmalı, günahları ile sevapları ortaya dökülmelidir. Ancak program yapımcıları ve eleştirilenler, bunları okuyabilecek veya dinleyebilecek yüreğe sahip olmalıdırlar.

Hangi türe eğilirse eğilsin, bütün gazetelerde müzik eleştirisi köşesi, bütün TV kanallarında müzik eleştirisi programları bulunmalı. Nedense TV program yapımcıları, müzik eleştirisi yapacak birikimdeki insanları çağırmamaktalar. Program yapımcılarının, müzik eleştirmenlerini hiçbir zaman programlarına çağırmama nedenleri, konuk ettikleri kişilerin yaptıklarının sanat olduğuna kendilerinin de inanmamaları olsa gerek.

Emekli hakemlerin ve gazetecilerin yaptığı spor eleştirileri, her tür müzikte de yapılabilmeli. Bunun için;

1. Televizyon kanalları müzik uzmanlarına teklif götürerek eleştiri programları yapmalı. Piyasaya sürülen bütün kaset, CD ve klipler her yönüyle teknik olarak eleştirilmeli. Hatta eleştirilecek şarkıcı ve sanatçılar programa konuk edilmelidir. (TRT 2’de Atilla Dorsay ile Alin Taşçıyan’ın film eleştirileri gibi, müzik alanında da eleştiri programları yapılabilmeli)

2. Eleştiri yapacak müzik uzmanları, eleştirmekten korkmamalı, çekinmeden eleştirilerini yapabilmeli ve eleştirileri ile ülkemizdeki müzik çalışmalarına yön vermelidirler.

Ülkemizde müzik eleştirileri yeterli değildir. Müzik eleştirmenliği yapabilecek kudrette müzikologlarımız, eğitimcilerimiz ve yazarlarımız olmasına rağmen, çoğunun yazılarını göremiyoruz. Oysa canlı sunum (performans) eleştirileri ile gündemi yakalayabilirler. Nabzı ellerinde tutabilirler, okuyucuya gerçek değerleri ve güzellikleri öğretebilirler. Varsayalım konserlere yetişemedikleri için canlı sunum eleştirilerini yapamıyorlar. O halde TV ve radyo programlarını, gazetelerde yer alan müzik haberlerini ve yorumlarını eleştirebilirler. Devlet opera ve balesi, senfoni orkestrası ve diğer etkinlikleri sık sık sergilenen illerde bulunan müzikologlar, müzik eğitimcileri, sanat eleştirmenleri ve eleştiri gönüllüleri, bulundukları ilin sanat hayatındaki güncel performansları, dilleri döndüğünce, birikimleri yettiğince eleştirmelidirler.

Diğer dallarda olduğu gibi; bizler sanatımızla ilgili eleştirileri yapmadığımız zaman, mesleğimizden olmayan ve her konuyu bilen (!) insanlar müzik eleştirilerini de bilirler (!) ve yaparlar. Müzik ve müziğimiz üzerine birikimleri olanlar yazmazlarsa, konuşmazlarsa o insanları hiçbir zaman suçlayamayız. Onlar müziği de bilirler (!)



KAYNAKLAR

AYDIN Mukadder Çakır
“Sanatta Eleştirellik” Beta Basım A.Ş. İSTANBUL 2002, 302 y.

BOORSTIN Daniel J. “Yaratıcı Ruhun Evrimi” Çeviren: Gülden Şen, Sabah Kitapları, İSTANBUL 1992, 742 y.

BOURDİAU Pierre “Sanatın Kuralları” Çeviren: Necmettin Kamil Sevil, Yapı Kredi Yayınları, İSTANBUL 1999, 531 y.

BOYDAŞ Nihat “Sanat Eleştirisine Giriş” Gündüz Eğitim ve Yayıncılık,

CUMHURİYET GAZETESİ Mayıs 1998-1 Ocak 2006

DİLÇİN Cem “Türk Şiir Bilgisi” Türk Dil Kurumu Yayınları ANKARA 1997, 530 y.

DISCOVERING ART HISTORY, Third Edition, Davis Publications, Inc. Worcester Massachusetts.

FELDMAN E. Burke “Variaties of Visual Experience” New York 1987.

EAGLETON Terry “Estetiğin Eleştirisi”, Doruk Yayınları, ANKARA

GROLMAN Adolf von “Musiki ve İnsan Ruhu” Çeviren: Selahattin Batu, Remzi Kitabevi, İSTANBUL, 292 y.

İPŞİROĞLU Nazan, Resimde Müziğin Etkisi, Remzi Kitabevi, İSTANBUL, 128 y.

JERRY P. King “Matematik Sanatı” Tübitak Yayınları, 10. Basım, Çeviren: Nermin Arık.

LARRY Shiner “Sanatın İcadı” Çeviren: İsmail Türkmen, Ayrıntı Yayınları, İSTANBUL 2001, 496 y.

MİLLİYET SANAT DERGİSİ Milliyet Gazetecilik A.Ş. 1977-2005

MORAN Berna “Edebiyat Kuramları ve Eleştiri”, Cem Yayınevi, İSTANBUL 1988,296 y.

OSKAY Ünsal “Müzik ve Yabancılaşma”, Der yayınları, İSTANBUL 2001, 166 y.

SAY Fazıl “Uçak Notları”, Müzik Ansiklopedisi Yayınları”, ANKARA 1999, 170 y.

ŞAHİNEL Semih “Eleştirel Düşünme”, Pegema Yayıncılık, ANKARA 2002, 112 y.

YILDIRIM Vural-KOÇ Tarkan “Müzik Felsefesine Giriş”, Bağlam Yayıncılık, İSTANBUL 2004, 104.y.



bitti

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020