Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 63 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

Kültür sanat alanında üretim yapan kişilere ve müzikseverlere, - 19.01.2015



4 Ocak itibarıyla London Royal Opera House prodüksiyonu ve Cem Mansur yönetimindeki Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’yla birlikte dahil olduğumuz La Bohème temsilleriyle ilgili yakın zamanda kültür sanat çevrelerinde çıkan çeşitli tartışmalar devam etmekteyken, bu tartışmaların koromuzun kurumsallığı ve icra edilen müziğe yaklaşımıyla ilgili kısımlarına açıklık getirmeyi gerekli görüyoruz.


Öncelikle, sanatla ve müzikle yakından ilgilenen insanlar olarak ülkemizde yapılacak bir La Bohème temsilinin en iyi
şekilde gerçekleştirilmesini isteriz. Opera alanının zorluğunun, gerektirdiği öğrenim sürecinin ve verilen emeğin bilincindeyiz. Dolayısıyla bu temsilin elbette alanında uzun yıllar kendini geliştirmeye emek vermiş opera sanatçıları tarafından gerçekleştirilemeyecek olması, bizleri de üzmektedir. Provaların başlamasına çok az bir zaman kala, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin almış olduğu çekilme kararından sonra, projenin müzik direktörü Sn. Cem Mansur'un ricası üzerine temsil hazırlıklarına dahil olmuş bulunmaktayız.


Bununla birlikte, koromuzun La Bohème hazırlıklarına dahil olu
şu, opera sanatçılarının bunun bir parçası olmamasının bir nedeni değil, maalesef sonucudur. Bu noktada opera konusundaki formasyonumuzun tartışma konusu yapılması sonucu değiştirmemekle beraber, organizasyonun bizim üstümüzde olan ve değiştirme imkanımızın bulunmadığı birçok başğından koromuz ve şef Masis Aram Gözbek’in bizzat sorumlu tutulması ve herhangi bir parçası olmadığımız bu tartışmaların neredeyse öznesi haline getirilmiş olmamız bizleri bir açıklama yapmaya itmiştir.


Bo
ğaziçi Caz Korosu, yalnızca popüler şarkılar ve çok sesli türkülerden oluşan bir repertuvar seslendiren herhangi bir “öğrenci topluluğu” değildir. Müzik teorisi ve tarihinden, ses ve beden eğitimine, drama ve dans çalışmalarından, çeşitli dönemsel okumalar, seminerler ve metin analizlerine uzanan çok geniş bir mutfağa sahip; rutin provalarında teatral çalışmalara yoğunlukla yer veren, repertuvarında ise rönesanstan çağdaş dönem eserlerine kadar oldukça geniş bir eser yelpazesi barındıran, gerek yurt içinde gerçekleştirdiği sıra dışı projeler, gerekse son yıllarda uluslararası alanda git gide artan başarılarıyla Türkiye’de koro müziğinin öncüsü olmayı başarmış bir topluluktur. Tüm bunlar görmezden gelinerek, bu tartışmaların özellikle koro temsil hazırlıklarına dahil olduktan sonra şekillenmesi ve amacını aşarak koronun müzikal seviyesini, yaklaşımını ve hatta genel duruşunu hedef alması anlaşılır bir durum değildir.


Bize yönelik ele
ştirilerin önemli bir kısmında “amatörlük-profesyonellik” ayrımı yapılmaktadır. Profesyonelliği sadece “yapılan işten hayatını kazanmak” olarak kodlamadığımız gibi, amatörce üretmeyi de iddiadan yoksun bir ilgi alanı olmaktan ibaret görmüyoruz. Tartışmaların yapıldığı alan, genel kabul gören karşılığıyla “profesyonel” ekiplerin oldukça başarısız performanslar sergileyebildiği, bunun yanında “amatör” ekiplerinse üst düzey işler yaptığı pek çok örneğe sahne olmuş bir alandır. Boğaziçi Caz Korosu var olduğu her alanda amatör ruhla profesyonelce iş yapma iddiasındadır.


Daha önce bir opera deneyiminin olmaması, koronun bu projede kötü bir i
ş çıkartacağı anlamına gelmez. Bu koro, türlü imkansızlıklara ve engellemelere rağmen, bahsedildiği gibi “amatör” ve “eğitimsiz” koristlerle, dünyanın en üst seviye festivallerine davet edilmiş, konularında en önde gelen kişiler tarafından değerlendirilmiş; koronun başarıları ise defalarca -dünya şampiyonlukları dahil- en büyük ödüllerle kanıtlanmıştır. Üstelik bu başarılar yalnızca “amatör” korolarla rekabet edilen platformlarda alınmış değildir. Ülkede ve dünyada ortaya koyulmuş olan bu birikim, Türkiye'de koro müziğine yepyeni bir soluk getirmiştir.

Fakat maalesef yıllar içinde uzun u
ğraşlar sonucu yaratılmış olan bu çok değerli birikim, şu günlerde çarpıtmalar ve yanlış ithamlarla adeta yok sayılmaya çalışılmaktadır. Hatta Boğaziçi Caz Korosu’nun elde etmiş olduğu başarılar ve bugün gerek Türkiye’de gerekse tüm dünyada sahip olduğu yer, zaman zaman “bir reklam kampanyasının ürünü” olarak da gösterilmeye çalışılmaktadır. Halbuki koronun gerek yurt içi gerekse yurt dışında tanınır hale gelmesi, yıllar süren çok yoğun bir çalışma ve özverinin ürünüdür.


Bugün sahip oldu
ğu yere, türlü zorlukları göğüsleyerek ve belli riskler alarak gelmiş olan Boğaziçi Caz Korosu, La Bohème çalışmalarına da aynı titizlik ve kararlılıkla eğilmekte, var olduğu alanın her dalında yetkinlik kazanabilmeyi her zaman bir hedef olarak önüne koymaktadır. Fakat koronun bu projeye dahil olmasının, adı geçen “reklam kampanyasının” bir parçası olduğu iddiası son derece çirkindir. Özellikle Gezi Parkı protestolarına verdiğimiz desteğin bir reklam unsuru olduğu ithamı ise oldukça seviyesizdir. Bu koronun üyeleri Haziran 2013’te yapılan TÜSAK karşıtı eylemler de dahil olmak üzere, ülke ve dünyada her fırsatta doğruda durduğunu göstermiştir, göstermeye de devam etmektedir.


Koronun kabul etti
ği işler ve bunları önceleyen şartlar, yalnızca koronun içindeki insanları ilgilendirir. Dışarıdan gözlemlerin ürünü olan iddialar ise kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Özellikle koro şefinin, ortaya atılan çeşitli tahmini meblağlar karşılığında, koristlerini bedavaya çalıştırmayı kabul ettiği gibi önermeler, çirkin sözcüğünün karşılayamadığı türdendir. Bu koronun şefi de, ekonomik düzeye indirgenmiş anlamıyla “amatör” olarak çalışmaktadır.


Yukarıda da bahsedildi
ği gibi, Boğaziçi Caz Korosu farklı disiplinlerde deneyim ve yetkinlik kazanmayı her zaman hedeflemekte, öyle olmadığını bildiği dallarda ise otorite olduğunu asla iddia etmemektedir. Koro, La Bohème hazırlıklarına dahil olarak ne kimsenin işini elinden almıştır, ne de kimsenin alanına müdahalede bulunmuştur. Bununla birlikte koro, müzikal olarak neyin altından kalkıp, neyin altından kalkamayacağını hesap edebilecek yetkinliğe ve ehliyete sahip olduğunu bugüne kadar başardıklarıyla zaten ispatlamıştır.


Organizasyona ev sahipli
ği yapan Zorlu Center PSM’nin, başta London Royal Opera House olmak üzere organizasyonun ayaklarını oluşturan kuruluş ve topluluklarla kurduğu ilişkilerde Boğaziçi Caz Korosu özne konumunda değildir. Tartışmalarda koroyu ve şefini, öznesi olmadıkları bu gibi başlıklarda sorumlu tutan yaklaşımı kesinlikle kabul etmediğimiz gibi, konuyla ilgili yetkili kuruluş ve kişilerin yerine açıklama yapmayı da doğru bulmuyoruz. Koro şarkıcıları olarak kendimizi en iyi sahnede ifade edeceğimizi düşünüyor; tüm müzikseverleri ise 18, 20, 22 ve 24 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek olan temsillere bekliyoruz.


16. Ocak. 2015

Saygılarımızla,

Boğaziçi Caz Korosu Ailesi

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019