Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 34 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Nihat Eken
 
 
Yayımlanan Sayı : 1262

Cana Gürmen ve Ryu Goto, Cemal Reşit Rey Konser Salonunda... - 06.07.2011





Piyanistimiz Cana Gürmen ve keman solisti Ryu Goto, dün gece (15.06.2011) İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonunda seyirci tarafından da çok beğenilen, başarılı ve bir o kadar da keyifli bir konsere imzalarını attılar. Japon Büyükelçiliği, Sony, İKSV ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen özel konserin başlangıcında sahneye önce Ryu Goto çıktı ve programa “modern bir eser” ile başlayacaklarını söyledi: Prokofiev’in 1 numaralı keman sonatı. Goto, sonat üzerine seyircilere kısa bilgiler sundu. Eserin, yazıldığı dönemin ruhunu yansıttığını; “Büyük Birader”ın insanlar üzerinde kurduğu baskının, bu baskının neden olduğu tansiyonun ve buna rağmen, bireyin yakalamaya çalışğı huzur anlarının müzik yoluyla hissedilebileceğini anlattı. Daha sonra, Cana Gürmen alkışlar arasında sahneye geldi ve konser başlamış oldu; ikilinin performansını dinlerken Ryu Goto’nun ilk baştaki açıklamaları, sonatı daha iyi anlamamıza yardımcıydı. Gürmen’in piyano ve Goto’nun keman anlatımları çok etkileyicydi. Bu eserin ardından Goto, sahnede tek başınaydı: Paganini “Introduction & Variations on ‘Nel cor piu non mi sento’, Op. 38. Eser, seyriciden büyük alkış aldı.

Verilen aranın ardından programın ikinci bölümüne Brahms’ın 3 numaralı piyano sonatı ile ba
şlandı. Brahms’ın 1888de Thun Gölü civarında geçirdiği bir yaz tatili sırasında bestelediği; piyanist ve şef  Hans von Bülow’a ithaf ettiği eser çok etkiliyeciydi. Sanki Cana Gürmen ve Ryu Goto, çok uzun zamandır birlikte çalışş gibilerdi. Oysa daha sonra kuliste öğrendiğime göre, Gürmen ve Goto sadece 2 gün birlikte çalışma imkanı bulmuşlardı. Programın son eseri Ravel “Tzigane” oldu ve hiç şüphesiz çok büyük alkış aldı. Seyirci, Gürmen ve Goto’yu pek çok kez sahneye geri çağırdı ve sanatçılar da büyük bir nezaket göstererek 2 bis parçası çaldılar: Kresler “Schön Rosmarin” ve Sarasate “Zapateado”.

Ryu Goto ile ilgili olarak ilginizi çekecek bir kaç not: Goto, ünlü keman sanatçısı Midori’nin karde
şi. Müzik çalışmalarının yanısıra Goto, Harvard Üniversitesinde fizik öğretimi görüyor ve bu sene mezun oluyor. Goto, aynı zamanda karatede siyah kuşak sahibi.

Piyanistimiz Cana Gürmen’in, oda müzi
ği dalında Saim Akçıl, Suna Kan ve Ayhan Baran ile yaptığı uzun soluklu çalışmaları bulunmakta. Bu çalışmalar Gürmen’in ülkemizin en geniş repertuarlı piyanistleri arasında yer alamasını sağlamış. 1999 yılında profesörlük ünvanı alan Gürmen, konser çalışmalarının yanında,  İstanbul Devlet Konservatuvarında Piyano Ana Sanat dalı öğretim üyeliği de yapmaktadır. Cana Gürmen, 2010-2011 sezonunda Suna Kan ile birlikte verdiği konserlerle “Blogda Hayat”ın sayfalarını süslemişti.

 

     



 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019