ISSN: 1301 - 3971
Yıl: 20      Sayı: 2002
Şu an 12 müzisyen gazete okuyor
Müzik ON OFF

Günün Mesajları


♪ Bir 24 Kasım günü çıktığımız yolda, uzun sayılabilecek bir yolculuğun ardından 20. yılımıza ulaştık. Sosyal Sorumluluk Projesi olarak üzerimize düşen sosyal sorumluluğu yerine getirerek, ilgi görerek, takdir toplayarak bugüne geldik. 

Mavi Nota e-Müzik Gazetesi bugün 20. yaşını kutluyor.
editör - 24.11.2025


♪ Kültür bakanlığı sınavında. Ankara thm koro şefi kızını aldı. Urfa korusu şefi kayın biraderini aldı. İstanbul korosu şefi oğlu ve yeğenini aldı. ilginizi çekerse detay verebilirim
ttnet arena - 09.07.2024


♪ Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anarken, ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılını en coşkun ifadelerle kutluyoruz.
Mavi Nota - 28.10.2023


♪ Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Müzik Bölümlerinin Eğitim Programları Sorunları
Gülşah Sargın Kaptaş - 28.10.2023


♪ GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE!
Mavi Nota - 07.02.2023


♪ 30 yıl sonra karşılaşmak çok güzel Kurtuluş, teveccüh etmişsin çok teşekkür ederim. Nerelerdesin? Bilgi verirsen sevinirim, selamlar, sevgiler.
M.Semih Baylan - 08.01.2023


♪ Değerli Müfit hocama en içten sevgi saygılarımı iletin lütfen .Üniversite yıllarımda özel radyo yayıncılığı yaptım.1994 yılında derginin bu daldaki ödülüne layık görülmüştüm evde yıllar sonra plaketi buldum hadi bir internetten arayayım dediğimde ikinci büyük şoku yaşadım 1994 de verdiği ödülü değerli hocam arşivinde fotoğraf larımız ile yayınlamaya devam ediyor.ne büyük bir emek emeği geçen herkese en derin saygılarımı sunarım.Ne olur hocamın ellerinden benim için öpün.
Kurtuluş Çelebi - 07.01.2023


♪ 18. yılımız kutlu olsun
Mavi Nota - 24.11.2022


♪ Biliyorum Cüneyt bey, yazımda da böyle bir şey demedim zaten.
editör - 20.11.2022


♪ sayın müfit bey bilgilerinizi kontrol edi 6440 sayılı cso kurulrş kanununda 4 b diye bir tanım yoktur
CÜNEYT BALKIZ - 15.11.2022


Tüm Mesajlar

Anket


Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Sonuçları Gör

Geçmişteki Anketler

Tavsiye Et




Tavsiye etmek için sisteme girmeniz gerekmektedir.

Destekleyenlerimiz


Yazılar


Nitelikli sanatçı mı bıraktınız?Sayı: 2002 - 11.03.2026


Merkez medyada eleştiri yazanların müzik, opera, tiyatro alanında yazdıkları eleştirileri okuyorum. Bu eleştirilere katıldığım noktalar var çokça katılmadığım noktalar var! 

 

Önce şunu söyleyeyim: Ülkemizde ahbap-çavuş ilişkisine dayalı kondurma, göçürme, yazma geleneksel olarak yapıldığından; ‘eleştirmenlik’ meselesi son derece tartışmalıdır. Bunu yakinen yaşayanlardanım. Örnek vereyim: Her şeyi bilen, birkaç yıl önce vefat etmiş anlı şanlı bir gazeteci vardı merkez medyanın baş koltuğunda oturan. Ankara ve özellikle İstanbul dışında taşrada sergilenen nitelikli tiyatro ve opera konserlerini görmez, görse de ciddiye almaz; ancak İstanbul’da izlediği ya da dinlediği bir opera tiyatro temsilini ballandıra ballandıra yazardı.

 

İyi hatırlıyorum. Trabzon Devlet Tiyatrosu olarak Kuzguncuk’taki Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nin açılışını yapmıştık 20 kadar önce. Oyunumuz Yücel Erten rejisi olan Güngör Dimen’in ’Deli Dumrul’ adlı oyunuydu. Müziklerini Babür Tongur yapmıştı. Oyunun sahne amiri de bendim. İstanbul Devlet Tiyatrosu basın yayın bürosu tüm medyaya davetiye göndermişti. Rejisör Yücel Erten olunca gelen ünlü tiyatro sanatçıları da olmuştu haliyle. Nedret Güvenç’inden Şener Şen’ine kadar. Ama bu ünlü gazeteci gelmemişti. 

 

Aylar sonra bir özel tiyatro topluluğu aynı sahnede Deli Dumrul’u oynadı. Bizim oynadığımız temsil için tenezzül edip gelmeyen bu değerli gazeteci, o oyuna gelmiş ve iki tefrika halinde merkez medyanın beyni olan gazete allandıra pullandıra yazmıştı. Neden allandırıp pullandırıp yazdığını biliyorum ama buraya yazmayayım şimdi izninizle!

 

İşe bu nedenle diyorum eleştirmenlik meselesi ülkemizde tartışmalıdır diye.

 

İşte bundan dolayı eleştirmenlerin, özellikle opera sanatçılarımız için getirdiği “nitelikli sanatçı” betimlemesinin gerçeği yansıtmadığını düşünüyorum.

 

Bu kurumlardan birinin mutfağından gelen birisi olarak şunu çok rahat söyleyebilirim: Opera-Balemizde, Devlet Tiyatrosu’nda çok nitelikli sanatçılar var. Ama ne yazık ki, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu kurumları idare etmesi için iş başına getirdiği yöneticiler çeşitli nedenlerden dolayı olsa gerek, bu nitelikli sanatçıların önünü mobing gibi araçları kullanarak kapatmışsa ve tüm bu haksız uygulamanın kaldırılması için yapılan uyarılara ve şikayetlere rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığı bu durumu görmezden geliyorsa, bu nitelikli sanatçılar nasıl hak ettikleri yerde, ‘sahnede’ olabilecekler?

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı teftiş kuruluna gönderilen, konu hakkındaki şikayet dosyaları teftiş kurulunca gerektiği gibi incelenmedikten sonra ya da incelense dahi, incelemenin sonuçlarının uygulanması için gerekli tedbirler alınmadığı sürece bu nitelikli altın değerindeki sanatçılar nasıl seslerini duyurabilecekler?

 

Her sanat kurumunda artık nesli tükenmekte olan, kadro olarak ‘birkaç kişi’ belisiz sıfat tamlaması ile ifade edilen sanatçılar neden yok sayılmaktadır!?

 

- Bilinçli olarak susturuldular mı? 

- Kariyer ilerlemeleri bilinçli olarak mı durduruldu? 

- Sahneye çıkıp sanatlarını icra etmeleri bilinçli olarak mı engelledi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın atadığı yöneticiler tarafından?

 

Sayın eleştirmenler şunu çok iyi bilsinler ki, bu sanatçılar hakkında gerekli tüm bilgi Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki özlük dosyalarında mevcut ve düzenli olarak yeni bilgiler eklenmekte. Bu nedenle nitelikli sanatçı aramaya gerek yok. Bu  değerli sanatçılar üzerinden ambargo kaldırılsın mesele çözülmüş olur. 

 

Çağdaş dünyanın prestijli sahnelerinde sanatlarını icra etmiş sanatçılar olarak, kurumlardaki genç ve deneyimsiz sanatçılara rehberlik yapabilecek kişiliğe ve beceriye haizler zaten.

 

Karar mercii olan yöneticiler bu değerli sanatçıları görmezden gelmekten vazgeçmediği sürece, nitelik olarak üstün deneyime sahip sanatçıları sahnelerimizde göremeyeceğiz ne yazık ki!

 

Sonuç olarak şunu açıkça söyleyeyim: 

 

Klasik çağdaş gustoya sahip bu nitelikli sanatçıları, siyasi projelerine uymadığı düşüncesiyle ve kendilerine kayıtsız şartsız biat etmedikleri için saf dışı bıraktıkları gerçeği ortada apaçık duruyor. 

 

Zira asıl amaç, çağdaş opera müziğini dolaysıyla sanatını dinsel ögelerle, arkaik geleneksel alaturka yapılarla kuşatmak!

 

Müfit Semih Baylan

Editör



Yazıyı Tavsiye Et

Yorumlar


Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.