Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Sevin Okyay
 
 
Yayımlanan Sayı : 1030

Açıkhava'da buluşalım... - 16.06.2010





Nedense, Uluslarası İstanbul Caz Festivali deyince aklıma hemen Açıkhava Tiyatrosu ya da bugünkü adıyla Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi geliyor. Yıllarımız orada geçti sanki. Tahminim, bilumum böbrek rahatsızlıklarımız da Açıkhava’da orkestra bölümünün önündeki taşlarda oturmaktan kaynaklanmıştır. Olsun varsın! Zaten artık, davetiyelerimizde yazdığı haliyle ‘OrkTaş’ta da oturmuyoruz.

17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali 1 Temmuz’da Esma Sultan’daki İstanbul Jazz Stars konseriyle başlıyor, 20 Temmuz’da Sepetçiler Kasrı’nda Buika konseriyle son buluyor. Program açıklanalı hayli oldu, herkes ne var ne yok öğrenmiştir diyorum. Bazı konserlerin biletleri de bitmediyse bile bitmeye yüz tutmuştur. Gene de bir hatırlatmakta fayda olabilir.

Bir tanesi, ilk Açıkhava konseri olan Chick Corea Fareedom Band. Birkaç yıl önce Gonzalo Rubalcaba ile ortak konserinde ona yetenekli küçük kardeş muamelesi etmesini halen hazmedemediği Corea’yı pek sevmem. Ama saksofonda Kenny Garrett, basta Christian McBride ve davulda Roy Haynes’le birlikte çalıyor. Daha önceki Origin ve Return To Forever çalışmalarını da unutmuyoruz. Garret’ı tarife gerek yok, McBride küçücük yaşta İstanbul’a geldiğinden beri hayranı olduğumuz bir cazcı, Roy Haynes ise müzisyenliğinin yanısıra şık ve renkli giyimi ile de akıllarda yer etmiştir. Kendisi 85 yaşında, umarız daha defalarca gelir ama, gene de kaçırmamakta fayda var diyorum.

Diğer üç Açıkhava konserine gelince, ilki, ‘Şakir Eczacıbaşı Anısına’ başlığıyla sunulan Tony Bennett konseri. 1950’lerden beri efsanesini sürdüren Anthony Dominick Benedetto bize hangi dönemden neler söyleyecek, çok merak ediyorum. Kendisi popüler müzik ve caz standartlarına olduğu kadar müzikal parçalarına da aşinadır. Her kuşağa hitap eden, 15 Grammy’li Bennett’ın konserinin açılışını, Kerem Görsev Trio yapacak. Grace Jones’un muhteşem bir hanım olduğunu düşünsem de, bu üçlü içinde beni en çok heyecanlandıran Seal’in konseri. Uzun saçlı, fiziği hayli farklı, gencecik bir şarkıcı olduğundan beri severim Seal’i. Nijeryalı bir baba ile Brezilyalı bir annenin oğlu olan Seal, gerçi eşi Heidi Klum’a Victoria’s Secret’ta da sık sık eşlik etti ama, biz esas olarak son albümü ‘Soul’da modern R&B ve soul örnekleri veren şarkıcıyı dinlemeye gideceğiz.

Çocuksu sesini ve şarkılarını sevdiğim Lisa Ekdahl’ın Esma Sultan’daki konseri ile çok beğendiğimiz bir müzisyenin, Rufus Wainwright’ın neredeyse aynı derecede yetenekli kızkardeşi Martha Wainwright’ın Sepetçiler Kasrı’ndaki Edit Piaf konseri de, öncelikli tercihlerimiz arasında. Martha Wainwright’s Piaf Record albümü de şehrimizde mevcuz, bilginize...

Başka? Buraya George Duke ile yıllar önce gelişini de, geçen yılki Marcus Miller ve Victor Wouten’li emsalsiz SMV konserini de gayet iyi hatırladığımız Stanley Clarke elbette. Üstadın grubuna, Arkeoloji Müzesi’ndeki (festivalin sihirli bir mekânı) konserde piyanist Hiromi eşlik edecek. Eski dost Enrico Rava ise, Stefano Bollani ile sahneye çıkacak. Ama ben onun Aya İrini’deki (bir başka sihirli mekân) bu konserinden çok, İmer Demirer ile çalacağı Salon konserini merak ediyorum.

Ayrıca, Salon’daki European Jazz Club konserleri, Festival’in caz ayağını oluşturuyor. Hangisine gitseniz, pişman olmazsınız diye düşünüyorum.

Cazın sokağa inmiş haline gelince, ki çok sevdiğim bir halidir, bu yıl sokak konserleri ile Caz Vapuru’na bir de Tünel Şenliği eklendi. Genç cazcılarımızın da bir parçası olduğu bu şenlikte Larry Graham & Graham Central Station, Panorama Jazz Band, Emir Ersoy Projecto Cubano, Maffy Falay Sextet, Jungle Boldie, Timuçin Şahin Quintet’i de dinleyebilirsiniz. Umarız çok başarılı olur ve her yıl tekrarlanır.

Geriye ne kaldı? Laura Figyi ile Ayhan Sicimoğlu, Fahir Atakoğlu Trio ile ‘Ustalarla Buluşma’, İstinye Park’taki N’ Dea Davenport’lu Brand New Heavies (yakalamayı umuyorum) ve ‘Yeni

Ozanlar’ faslından alternatif müziğin önemli adı, İngiliz besteci, söz yazarı ve vokalist Imogen Heap... Hepsine elbette yetişemeyiz ama, ne görsek kârdır diyorum. Görüşmek umuduyla...
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020