Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 33 müzisyen gazete okuyor
 
 
Muhsin Akgün
 
 
Yayımlanan Sayı : 1302

Asıl biz seninleyiz - 18.10.2011





Türkiye’ye gelmeyenler (getirilemeyenler) listemin üst sıralarındaki Red Hot Chili Peppers için yine ‘uzak konserler’ peşindeyim. ‘I’m With You’ albümü dolayısıyla gerçekleşecek Avrupa turnesinin ilk ayağı olması nedeniyle, bu sefer rota Köln. Akreditasyon için gerekli yazışmalara üç ay önceden başladım, ‘Ne olur ne olmaz?’ diye... EMI/Warner Türkiye’den Arzu Güldiken ve Berna Özyurt, “Daha çok var” deseler de, ben yine ara ara e-postalarla bir an önce durumumu netleştirmeye çalıştım. Warner US, Warner Almanya, tur menajeri derken yazışmalar sonunda ‘pass kart’ım onaylandı. Arzu ve Berna ne düşünüyorlar bilmiyorum ama ben onlar hakkında gayet iyi düşünüyorum. Ne yazıştılar yahu. Tekrar teşekkürler buralardan da.

Konserden bir gün önce (6 Ekim) yola koyuldum. Uçak ve otel durumlarından ötürü Köln’den daha ucuz olan Düsseldorf ilk dura
ğım. Hava çok soğuk. Oysa İstanbul sıcaktı. Bu duygu seyahat boyunca beni takip etti.

Düsseldorf-Köln arasını 20 dakikalık tren yolculu
ğuyla geçiyorum. Rehberim Sinem (Okyay) sayesinde burada da herhangi bir sorun yaşamıyorum. Konser sabahı Köln’de yağmur altında uzun bir şehir gezintisi yaparak, konserin gerçekleşeceği Lanxess Arena’nın yakınlarında bir bara oturdum. Hem havayı koklarım, hem ısınırım hem de yerel ‘kaynakların’ tadına bakarım diye düşündüm. Ama ortamda hava falan yoktu, sanki 100 metre ileride konser yokmuş gibiydiler. Herhalde çalışıyor insanlar diyerek neredeyse bütün Köln biralarının tadına baktım. Favorim Reissdorf Kölsch.

Neyse vakit geldi. Gerekli ‘photo-pass’ kartımı almak için Lanxess Arena’ya do
ğru yola koyuldum. 10 kişilik bir fotoğrafçı grubuyuz. Seri şekilde gerekli bilgiler verilip, RHCP’den önce çıkacak grubu çekebileceğimiz söyleniyor. Böylelikle çekim alanını da tanımış olursunuz gibi bir nedenle... “Tanıyalım bakalım” diyorum. Lanxess Arena, 20 bin kişi kapasiteli, kapalı basketbol sahası. Abdi İpekçi’yi andırıyor ama kesinlikle daha iyi bir mimari.

Alt grup Femi Kuti. Seyirciyi Afrika müzikleriyle ısıtıyor, hayır müzik ısıtmasa bile dansçı kızlar kesin ısıtmı
ştır! Bu arada Femi Kuti’yi RHCP’nin basçısı Flea (giyinik şekilde, hatta ceket vardı üzerinde) anons ediyor. Femi Kuti de ‘Give It Away’ parçasında RHCP’ye saksofonuyla eşlik ediyor.

Bu küçük ke
şiften sonra yine dışarıdayız. Artık RHPC’nin çıkacağı saati bekliyorum. Zaman geliyor ve yine hep beraber sahne önündeki çekim alanına geçiyoruz. Salon yükünü almış. Ne ara oldu anlamadım ama Alman düzeni böyle bir şey herhalde, 20 bin kişi yarım saat içinde yerlerine geçiyor. Sahnedeki dev ekranlarda belirsiz görüntülerle birlikte grup sırayla sahneye çıkıyor. Önce Chad Smith, ardından Josh Klinghoffer, Flea ve nihayet Antony Kiedis. Tabii benim de 15 dakika sürecek çekimim başlıyor.

‘Monarcy Of Roses’la ba
şlıyorlar konsere. Ben de Antony ile... En kapalı haliyle çıktı diye dertlenirken bir yandan da ‘Ne zaman soyunur?’ diye içimden geçiriyorum. Flea ise ceket hakkını en başta kullandığı için direkt atletle çıktı sahneye. İkinci parça ‘Can’t Stop’la birlikte Antony şapka ve ceketi çıkardı. Sahne şartlarından dolayı çok yakındık. Gayet profesyonel bir şekilde bize bütün kombinasyonları yaptılar. ‘Charlie’ ile artık sahnede atletle kalmıştı Antony de, tıpkı Flea gibi. Sonrasında ikisi daha da soyunacaklardı ama hakkım üç şarkıydı, yani sırtındaki gök gürültüsü kuşu (Kızılderili mitolojisine göre) dövmesini çekemeyecektim. Artık ne kadar olursa deyip tempo tutar şekilde deklanşöre sürekli basıyordum. Hasılat 792 kareydi çekim sonunda. Biraz abarttım sanki! Aslında bakmak lazım, belki rekordur bu rakam. En iyi üç parça rekoru.

Köln do
ğru yer mi?

Ekipmanlarımı güvenli bir yere bıraktıktan sonra tekrar konser alanındayım. ‘Otherside’
şarkısını uzaktan dinlemek durumunda kaldım ama neyse hemen konser havasına dönmem zor olmadı. ‘Under the Bridge’ şarkısı çalarken telefonumla video bile çektim.

Yeni-eski bütün iyi parçalarını söylediler. Toplamda 19
şarkı. Başta ve sondaki kısımları saymazsak konser süresince hiç konuşmadılar.

Seyirci atmosferini görünce ‘Avrupa turnesinin ilk konseri için Köln do
ğru yer mi?’ diye düşünmedim değil. Bu konserde o kadar insan nasıl oturarak durabildi merak içindeyim. Alman disiplini böyle bir şey olsa gerek.

Artık bir an önce
İstanbul yolculuğu başlasın diye sabırsızlanmaya başlıyorum. THY, FC Barcelona uçağını göndermiş Köln’e. Onlar da anlamış, ulvi bir görevi başarıyla yerine getirdiğimi ki, jest yapmışlar. Hatta bununla da kalmadılar, uçakta sınıf bile atlattılar bana!

Sahne tasarımı çok iyi

Red Hot Chili Peppers konserinde sahne çok iyi dizayn edilmi
ş. Bir sürü ekrandan oluşan tepedeki altıgen şekil her detayı gösteriyor size. Grubun arkasındaki sahne ölçüleriyle aynı olan dev ekran ise sürekli belirli/belirsiz şekil ve yazılarla harika bir görsel atmosfer oluşturuyordu.

2012’de
İstanbul’dalar!

Red Hot Chili Peppers da ar
şivimdeki yerini aldı. Bakalım bir dahaki sefer listemden kim eksilecek? RHCP, aralık ayına kadar 16 konser daha verecek Avrupa’da. Belki birini yakalarsınız. Yakalayamazsanız da üzülmeyin, 2012 İstanbul konserine gidersiniz. Kaynağım sağlam!   

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021