Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1158

Sizin en büyük besteciniz hangisi? - 02.02.2011





'Klasik müzik camiası en iyi besteciler listesi yapmayı seviyor. Ama herkesin üzerinde uzlaşğı birkaç isim dışında listeler genelde kişisel beğenilerle oluşturuluyor.'

Klasik sanatlar içinde, listeler düzenlemeye, sanatçıları birbirleriyle yarı
ştırmaya klasik müzik camiası kadar meraklı olanı var var mıdır  acaba? Hiç sanmıyorum. Bu eğilimin sanıyorum en önemli nedenlerinden biri, ister eleştirmen olsun, ister sade müziksever, herkesin bu camiada, adeta takım tutar gibi ‘besteci-yorumcu tutmak’ ortak paydasında buluşması olsa gerek. Klasik müzik dünyası, Wagner’ciler, Bruckner’ciler, Bach’çılar, Mozart’çılar, Callas’cılar, Furtwangler’cilerden geçilmez. İnternet forumları ise bu ‘fan’ların birbirleriyle dayanıştıkları, nerdeyse tapma noktasına geldikleri ortamlarda adeta.

Klasik müzik yayınları da dinleyicilerin bu tutkularını sömürmekten asla vazgeçmezler. Bu tip listeler hazırlatmak suretiyle ortamı kızı
ştırma işini günümüzde en iyi yapanların başında Anglosakson klasik müzik medyasının önemli yayınları geliyor. Örneğin İngiliz Gramophone ve BBC Music dergilerinin her yıl bir tane yapmadan geçmedikleri, dünyanýn en iyi orkestrası, en iyi piyanisti, en iyi sopranosu vb. listeler üzerinde, yayımladıkları tarihten aylar geçse bile fırtınaların koptuğu çok görülür. Tutkunu olduğu besteciyi, yorumcuyu bu listelerde göremeyenler bu işe çok bozulur, listeye giren kişi ve kurumlar ise bu durumu reklam malzemesine dönüştürmekte gecikmezler.

Geçti
ğimiz hafta, The New York Times gazetesinin ünlü klasik müzik yazarı Anthony Tommasini de ‘En Büyük 10 Besteci’ listesiyle bu oyuna dâhil oldu. Tommasini’nin sıralaması, ilk dörtten itibaren hayli sübjektif bir içeriğe bürünüyor. Ama sonuçta bu tip listelerin, ‘ıssız adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 şey ne olurdu’ sorusuna verilecek yanıtlar kadar sübjektif olması ne kadar doğal öyle değil mi?

Her bireyin ki
şisel müzik beğenisi tarihinde, yola birlikte çıktığı, yolda giderken karşılaşğı , bir süre iyi anlaşıldıktan sonra yaşamından çıkardığı besteciler, yorumcular yok mudur? Tommasini’nin de yaptığı geçmişten bugüne taşıdığı kişisel beğeni skalasında hem kendi dününü ve bugününü anlamlandıran, hem de müzik tarihi içerisinde çağdaşlarından n daha yenilikçi ve verimli olduklarını düşündüğü besteciler arasından ilk

10’unu seçip çıkarmak olmu
ş. Liste böyle: 1. J.S.Bach, 2. Beethoven, 3. Mozart, 4. Schubert, 5. Debussy, 6. Stravinski, 7. Brahms, 8. Verdi, 9. Wagner, 10. Bartok

Tommasini listesinin ilk dört sırasının mantı
ğına benim de katılmamam mümkün değil, sadece sıralamayla oynamakla yetinebilirim. Ama ilk dörtten sonra, liste bir anda sübjektivitenin doruklarına tırmanıyor. Nerede Haydn, Händel, Vivaldi, Puccini, Chopin, Schumann, Mahler, Şostakoviç, Bruckner?

İşte benim en büyük 10 bestecim:
J.S.Bach: Çok sayıda üst düzey eser üretme potansiyeliyle kendi dönemine kadar yapılan ne varsa toparlamı
ş olması, eserlerindeki akıl almaz matematiksel yapı, insan sesi için yazmaktaki olağanüstü yeteneği.

Mozart: Müzik tarihinin gördü
ğü tartışmasız en büyük deha. Kısacık yaşamına rağmen el attığı her türde çok sayıda muhteşem eser verebilmeyi başarmış.

Beethoven: J.S.Bach ve Mozart kadar verimli de
ğildi belki ama eser verdiği tüm türlerde başyapıtlar ortaya koymayı bilmiş. Özellikle sağırlığının gölgesi altında yazdığı son dönem yapıtları çağını çok aşıyor.

Schubert: Sahne için bestelemekte o da belki Beethoven gibi yetersiz kaldı ama solo piyano ve oda müzi
ği için yazdıklarını bir kenara bırakalım sadece insan sesi için yazdığı şarkılar bile adının en büyüklerle birlikte anılmasına yeter.

Chopin: Dehasını solo piyano için yazdı
ğı eserlerde sergilemeyi tercih etti ama onun yazdıkları olmasaydı bu çalgının solo repertuarı bugün herhalde çok eksik kalırdı.

Schumann: Chopin için yukarıda söylediklerimizi, romantik dönemin bu en kendine özgü yaratıcısı için de söyleyebiliriz rahatlıkla.

Haydn: Senfoni ve Yaylı çalgılar dörtlüsü gibi iki önemli türün babası sayılır. Ayrıca müzik tarihinin en mizahi, en ne
şeli eserleri arasında onun imzasını taşıyanı çoktur.

Wagner: Müzik tarihinin Wagner öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılmasına sebep olmu
ş, operanın büyük devrimcisi. Sadece opera alanında değil, kendisinden sonraki tüm besteciler üzerinde müthiş etkisi olmuştur.

Verdi: Wagner’le birlikte doru
ğa çıkan Alman operasının antitezini İtalya’da yaratabilen, insanoğluna ait ne varsa sahneye taşıyarak ‘operanın Shakespeare’i’ unvanını rahatlıkla alabilecek bir başusta.

Mahler: Evet, az sayıda ürün verdi ve tüm büyük yapıtları senfoni türündeydi ama günümüzün karma
şık yapıdaki bireyleri üzerinde bıraktığı tesir de az bulunur cinsten.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020