Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 70 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1077

Bir şarkı tutun, sokak kızı Nazan söylesin … - 01.10.2010





Nazan Öncel popüler müziğin özgün isimlerinden biri. Hatta popüler kültür alanının “benzer kılma eğilimi”ne inat edebilmiş kadar “özgün” bir sanatçı Nazan Öncel. Öncel’in şimdi daha önce piyasaya çıkmış üç albümünü yeniden piyasaya sürülmüş haliyle yeniden dinleyenler, bu duruma toplam olarak bakma fırsatını elde edeceklerdir.

Zira Nazan Öncel’in “Göç”, “Sokak Kızı” ve “Demir Leblebi” isimli toplam 31 şarkıdan oluşan albümleri şu günlerde elimden hiç düşmüyor desem abartmamış olurum.

Ve bence Nazan Öncel’in bu “üçlük” atışı potaya da isabet ettirip çok satanlar listesinde yerini aldı. Burası dikkat çekici. Çünkü örneğin Demir Leblebi çıktığı 1999 senesinde “satmayan” bir albüm olarak adlandırılmıştı. Bu nokta Nazan Öncel’in bir nevi “sırrı” gibi... Açıklayalım: Nazan Öncel’in sanat hayatına bütünlüklü bakıldığı zaman bu otuz yılda kimi zaman birkaç yılı kapsayacak şekilde “kara delik”ler mevcut. Zira sanatçının bütün müzik hayatında iki başarı arası dönemleri söz konusu olmuş.

Ancak tıpkı şimdi yeniden yapacağımız gibi Nazan Öncel, hep öyle bir eserle dinleyenlerin karşısına çıkmış ki, onu dinleyenler bu kerametin “anlık” olmadığını kavrayıp sanatçının geçmişine dair “merak” oluşmaya başlamış. Diğer bir deyişle Nazan Öncel popüler alanda başta söylediğimiz gibi o kadar “özgün” olmuş ki “nedir, nereden gelmiştir” diye “merak” edenleri kendi hayranları haline getirmiştir. Madem öyle sanatçının diskografisine biraz bakmakta yarar var.

Nazan Öncel 6 Şubat 1956’da İzmir, Karşıyaka’da dünyaya geldi. Gitar çalıp şarkı söylemeye ortaokul yıllarında başladı, ilk sahne tecrübelerini, 1969’da Kervanlar Orkestrası’yla, üç yıl süren beraberliğinde yaşarken, 1971’de 15 yaşında kurduğu Çılgınlar Grubuy’la birlikte düğün salonlarında ve festivallerde şarkı söyledi. 1976’da İzmir Radyosu’nun düzenlediği bir şarkı yarışmasına “Annem” isimli bestesiyle katılarak birincilik elde etti.

1978’de İstanbul’da ilk 45’lik kaydını gerçekleştirdi. Necdet Koyutürk Orkestrası eşliğinde söylediği “Sana Kul Köle Olmuştum” (söz: Erdener Koyutürk, müzik: Özdener Koyutürk) şarkısı radyo ve televizyonda ilgi topladı. İlk longplay’i “Yağmur Duası” 1982’de yayımlandı. Bu plakta, dönemin sevilen arabesk ve alaturka şarkılarının yanında, –bir tanesi, 1999’da “Aşıklar Parkı” adıyla yeni bir kimlik kazanan “Ben Yalnız Seni Sevdim” olmak üzere – özgün besteleri de bulunuyordu. Öncel, 80’li yıllar boyunca çeşitli kentlerin otel ve lokallerinde program yaparken hem bu plağın acemiliğini üstünden attı, hem de kendi şarkılarını yazmaya giden yolda mesafe kat etti. Tümü kendi kaleminden çıkan şarkılardan oluşan “Bir Hadise Var” albümü, Türkiye’de pop müziğin iyiden iyiye yaygınlaştığı 1992’de çıktı. “Aynı Nakarat”, “Gitme Kal Bu Şehirde”, “Aşık Değilim Olabilirim” gibi şarkılar 90’lı yılların önemli pop klasikleri arasında yerini aldı. 1994’te “Aşk Beklemez”, “Geceler Kara Tren”, “Ben Böyle Aşk Görmedim”, “Dillere Düşeceğiz Seninle” gibi şarkılarla dikkat çeken “Ben Böyle Aşk Görmedim” albümü yayımlandı. Unplugged bir folk-rock albümü olan ve 1995’te çıkan “Göç”, Nazan Öncel’i pop dünyasından biraz uzaklaştırarak “şarkı yazarlığı” geleneğinin bir temsilcisi haline getirdi. “Gidelim Buralardan”, “Sen Beni Öldürüyorsun”, “Bir Şarkı Tut”, “Ağlama Gönlüm” ve “Çocuk Kalbim” sözlerdeki lirik ve sade yapısıyla bu şarkılar albümün en sevilen şarkıları oldu. 1996’daki “Sokak Kızı” elektro gitar ve elektro bağlamanın başrolde olduğu bir rock albümüydü. Öne çıkan şarkılar, “Erkekler de Yanar” ve “Bırak Seveyim Rahat Edeyim” in yanı sıra “Ben Sokak Kızıyım”, “A Bu Hayat”tı. Adını “satmayan plaklar” arasına yazdıran “Demir Leblebi”, 1999’un ürünüydü. “Aşıklar Parkı”, “Bu Havada Gidilmez”, “Zor Dünya” video klipleriyle ilgi görürken, “Sokarım Politikana” ve “Demir Leblebi” medyanın tutucu kesimlerinin tepkisini çekti. “Kunduram, Sandukam, Zembilim”, “Kız Bebek” ve “Hep Yalnız” dinleyicisinin sevdiği diğer şarkılardı.

Beş yıllık aradan sonra gelen “Yan Yana Fotoğraf Çektirelim” Türkiye’de 2004 yılının en sevilen albümlerinden biriydi. “Hay Hay” ve “Nereye Böyle” dışında “Hokka”, “Gül Pansiyon”, “Ukala Dümbeleği” ve “Otomobil” radyoların gözdesi oldu. 2003 yılında Ahmet Kaya hatırasına yayımlanan “Dinle Sevgili Ülkem” albümünde, Attila İlhan/Ahmet Kaya eseri “Mahur”u yorumladı.

Dikkat edilirse Nazan Öncel’in müzik hayatına başladığı günden bu yana “bir kavşak ilk kez dönülürken” yerini aldığı görülür. 1980’lerde arabesk eserler yorumladığı yukarıdaki diskografide ilginç durumlardan biri. Ancak devamında da yine aynı şekilde dönemin “müzik patlaması” türlerinde de Nazan Öncel ismi hep var. Pop patlamasının ilk dönemecinde 1992’de “Bir Hadise Var” albümüyle yerini alıyor; 1990’ların bu alanının nadir akılda kalan şarkılarını dinleyiciye sunuyor, yine bu dönem yaygınlaşan “şarkı yazarlığı” listesinde birkaç isimle beraber yerini alıyor.

Nazan Öncel’in bu üç albüm içerisinde de yerini alan Demir Leblebi de önemli bir kavşakta duruyor. Pop’un giderek eleştiri konusu olmaya başladığı dönemde çıkan ve biraz daha sert ögeler barındıran albüm bir sonraki dönemin habercisi gibi. 2000’lerle beraber yükselişe geçen pop-rock müzik alt yapılı ve pop müziğe göre nispi olarak daha sert sözler içeren türün fidanını Nazan Öncel’in Demir Leblebi ile attığını söylemek abartı olmaz. “Demir Leblebi” ve “Sokarım Politikana” adlı şarkıların yasaklandığını da dinlenleyenler hatırlar. Albüm bu nedenle medyaya göre çok satmaz. Sanatçı, 5 yıllık bir aranın ardından Nisan 2004’te son albümü Yan Yana Fotoğraf Çektirelim ile sevenlerine merhaba demiştir. Albüm, bundan önce yayınlanan 3 albümden farklı olarak, Bir Hadise Var ve Ben Böyle Aşk Görmedim albümlerine paralel, geniş kitleler tarafından sevilebilecek, hareketli parçaların çoğunlukta olduğu bir popüler müzik albümüdür. Çıkış parçası Hay Hay ve Tarkan’la düet yaptığı diğer parça Nereye Böyle bu yazın en çok dinlenen şarkılarındandır. Elbette söylemeden geçmemek lazım gelir ki, albümün kapağında ve klibinde Öncel, Frida Kahlo’yu anımsatan şekilde giyinmiştir. Hemen hatırlatalım albüm kapağında Oğuz Atay, Don Kişot, Edith Piaf, Şarlo, Can Yücel, Erol Büyükburç, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Ece Ayhan, Aşık Veysel ve daha birçok isim yer alır.

Nazan Öncel’in diğerlerinden ayrı oluşunun gerekçelerini bu bütünsellik oluşturuyor. Sanatçı bir taraftan kitlelerin nabzını tutmayı başarıyor diğer taraftan ise nitelikten, asiliğinden ve sokak kızı olmaktan hiç vazgeçmeyerek “kuraldışı” bir sanatçı olarak hak ettiği değeri görüyor.

Bugünlük bu kadar sevgili dostlar.

Şimdi izninizle Nazan Öncel ile baş başa kalmak istiyorum.

Pazartesi günü görüşene değin hepinize bol müzikli bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.

Esen kalın.


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019