Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 50 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1043

Vuvuzela haykırıştır. - 05.07.2010





Tüm dostlarıma iyi bir hafta dileyerek başlıyorum bugünkü yazıma.

Dünya kupası turnuvasının sonuna yaklaştığımız şu günlerde bir Vuvuzela muhabbetidir gidiyor sevgili dostlar.

Turnuvanın başladığı günlerde “şu Vuvuzela yüzünden artık maçları seyretmeyeceğim” diyen çok arkadaşım vardı çevremde.

Birkaç tanesi aynı anda çalındığın 135 desibel ses çıkartabilen bu Güney Afrika yerel çalgısı gerçekten hepimizin gündemini meşgul etti.

Vuvuzela bazen Lepatata diye bazen de Güney Afrika Zurnası diye adlandırılan, Güney Afrika yöresine ait üflemeli bir çalgı, 61 cm boyunda ve 100 gram ağırlığındadır. Herhangi bir tuş veya tonlama deliği fonksiyonuna sahip olmayıp, sadece üfleyen kişinin ritmine bağlı olarak ses çıkarır.

Güçlü bir ciğer ve üfleme yeteneği isteyen Vuvuzela'nın çıkardığı ses sis düdüğü ya da fil sesine benzerdir. Sinek ve arı vızıltısına benzetenler de olmuştur.

Bu arada Vuvuzela'nın insan sağlığına bazı zararları tespit edilmiş, bu zararlardan dolayı yer yer yasaklanmıştır. Örneğin Almanya’nın Köln belediyesi Vuvuzela'yı insan sağlığına zararlarından dolayı yasaklamıştır.

İşitme cihazları üreticisi Phonak firması tarafından yapılan araştırma Vuvuzela'nın insan sağlığına zararlı olduğunu ortaya koymuştur. Uzmanlar 85 desibelin üzerindeki bir sesin kulak sağlığına olumsuz etkiler yapabileceğine dikkat çekiyorlar. Ayrıca 100 desibel seviyesindeki bir sese 15 dakika maruz kalmak, kalıcı işitme sorunlarının oluşması için yeterli. Yukarıda da belirttiğimiz gibi toplu çalındığında 135 desibel ses çıkarır.

Ama şaka bir yana ciddi olarak Vuvuzela üzerine bir değerlendirme yaparsak şunları söyleyebilirim:

Dünya futbolunda bir Avrupa sıkışması olduğu su götürmez bir gerçek. Günümüz futbol “tüketim” merkezlerinin efendisi konumunda olan Batı Avrupa hem oyun anlamında hem de kural koyucu olarak dünya futboluna hükmediyor. Çocukluğumuzun Orta ve Güney Amerika futbolundan eser kalmadı artık. Brezilya bile bir Avrupa takımı gibi oynamaya başladı. Kuzey Kore maçında sanki sahada Brezilya değil, kadrosunda tek bir sambacının (Robinho) yer aldığı Almanya vardı. Dengeli oyun adını verdikleri bu düzen oyunu tatsızlaştırırken, endüstrinin işi garantiye almasını sağlıyor.

“Çağdaş futbol”a ayak uydurmaya çalışan çevre ülkeler, merkezdeki futbol devlerinin sahip oldukları alım gücüne ulaşamadıkları için kötü bir taklit olarak sadece takım sayısını doldurma kontenjanından katılıyorlar turnuvaya. En büyük yıldızı Drogba’nın tek başına (hadi yanına bizim Keita’yı da katalım) Fildişi Kıyısı'nı dünya şampiyonu yapma olasılığı var mı sizce? Keşke bu yıl böyle bir “ihtilal” yaşansa da, bu sözlerimi huşu içinde yutmak zorunda kalsam.

İşte o Vuvuzelalar, endüstrinin elinde yitip giden, bizden her gün biraz daha koparılan güzel oyun için ağıt yakıyor.

Bununla da sınırlı değil 135 desibelin haykırdığı gerçeklik. Beş milyar dolarlık bir serveti stadyumlara gömen Güney Afrika hükümetinin stat çevresinden “temizlediği” gecekondularda yaşayan, “apartheid” kalksa bile kölelikten kurtulamayan Afrika halkının da sesi oluyor zurna-kornalar. Ekonomisini kayıt dışı dolaşımla idare ettirebilen Afrika’ya FIFA’nın dayatmasıyla kentlerden sürülen seyyar satıcıların ellerinde patlayan malların feryadı. Vuvuzela gelenekleri midir emin değilim; ama miras kalan bir ırkçılıkla katledilen Mozambikli göçmenlerin çığlığı aynı zamanda.

Konforlu evlerinde, televizyonları başında bir festival izlemeye hazırlanan uygar dünyanın kulacıklarını tırmalıyor bu sesler. Sinirlerini bozuyor. Doğrudur, kulak tırmalayıcı ve sinir bozucu bir sesi var.  Gazze ablukası evlerimize feryatlarıyla konuk olamadığı için sinirlerimizi bozmuyor. Afganistan’da, Irak’ta patlayan bombalar da. O statların inşaatında, yazı ile bir, rakam ile 1 dolarlık yevmiye ile çalışan Afrikalı işçilerin sesini duymadığımız için de kulaklarımız tırmalanmadı, sinirlerimiz bozulmadı.

Vuvuzela uygar dünyaya kafa tutuyor, fırsatını yakalamışken. Uygarlığa kafa tutuyorsanız sevimsiz oluyorsunuz. Maradona’nın turnuvanın antipatik hocaları arasında gösterilmesinin bir nedeni de bu. Neo-con'ların deyimiyle şer ekseninden vızıltılar bunlar. Fidel gibi, Chávez gibi, Ortega gibi. Sinir bozucular; ama gerçekler ve bu vızıltıları yaratan endüstrinin kendisidir.

Ve bu değerlendirmeden sonra siz değerli okurlarıma küçük bir de sürprizim var. Hemen burayı tıklayın, tabii  bilgisayarınızın sesini açın ve dilediğinizce Vuvuzelanızı çalın.

Sizlere iyi eğlenceler.

Çarşamba günü görüşene değin esen kalın.



Müfit Semih Baylan
Editör


 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019