Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1770




5 Ağustos 2020 tarihinde yapılacak olan CSO Stajyer sanatçı sınavı şartnamesi hükümleri, CSO gibi standardı yüksek bir orkestraya stajyer sanatçı seçmek için yeterli midir?

Yeterlidir.
Yeterli Değildir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 22 müzisyen gazete okuyor
 
 
Emir Çakır
 
 
Yayımlanan Sayı : 736

Dünden Sonra Yarından Önce... - 04.03.2009





Müslüm Gürses.

Kendisi olabilmek de, hakkında konuşabilmek de çok zor. Naçizane bu satırlarda bir şeyler karalamaya çalışacağız, artık bir sanatçı olmayı da geçmiş bir “kavram” olagelmiş bir insan üzerine bir şeyler yazabilmenin zorluğu da ortada. Eksiğimiz olursa affola.

Türkiye’nin toplumsal dönüşümünün en sancılı döneminin fon müziği olmuş şarkılarıyla hayatları gölgelemiş, bireylerin en azından dinlediklerinde başrol olabilmelerini sağlamış olmasıdır Müslüm Gürses’i baba yapan. Ve belki de bundandır onu bir kavram olarak nitelemem. Üzerine tartışılması, konuşulması, müziğinin etkisinin etraflıca araştırılması gereken bir kavram. Ve belki de her kavramın eninde sonunda başına gelen, insanların statü merakıyla batırılan ve çıkarılan bir gerçekliğe dönüştürülmesi.

MÜZİKAL YÖNÜ TARTIŞILMADI

Darbe çocuğu olmamdan mütevellit, ‘Baba’nın ikiye ayrılan dinleyici kitlesinde otomatik olarak ikinci kategoriye uygun görüldüm söz konusu kitle tarafından. Gürses’in kariyerinin dörtte üçünü yaşım itibariyle kaçırmış olmam veyahut müziğin farkında dahi olamayacak yaşta olmam ve tanışmamın ‘cover’ dönemine denk gelmesiydi bu şekilde yaftalanmamın sebebi. Bu köşede yayınlanmış birçok yazının içerisinde de değinilmiş, müziğin temeli olmasına rağmen bu toprakların çocukluk hastalığına karşılık gelmesi icabıyla hayati bir önem taşıyan tek bir kelimeydi tüm bunların sebebi: “değişim”. Her sanatkârın kendini geliştirebilmesinin yapıtaşı olan bu kelime ‘davanın satılması’ anlamına geliyormuş halbuki. 40 yıllık müzik hayatında üç basamaklı sayılardan bahsediliyor Gürses’in yaptığı albümler için. Bu sayıları dünyada yakalayabilen çok az sanatçı dahi varken, ‘Baba’ bunların yanına sinema filmlerini de eklemiştir. Ama yine de başta dediğimiz statü virüsünün getirilerinden olsa gerek, kimi ortamlarda dinlemeyene hoş gözle bakılmayan, kimi yerlerde de dinleyenin dışlandığı ve “kıro” gözüyle bakıldığı; ortaya koyduğu müzikal değer hariç her yönden tartışılan/tartışılmayan biri haline gelmiştir. Tabii bu tartışmanın daha büyük bir çatı altında arabesk kültür üzerine yapıldığı, yapılmaya devam ettiği hepimizin tanık olduğu bir gerçek.

2000’li yıllara girdiğimizde ‘Baba’ yeni müzikal deneyimlere yelken açtı ve pop-rock çizgisinde birçok şarkıyı kendi tarzında yeniden yorumladı. Daha büyük bir kitleye hitap etmeye başlamış, ana akım çizgiye gözle görülür bir şekilde yaklaşmıştı. Bu cover parçaların ardından gelen ‘Aşk Tesadüfleri Sever’ bu dönüşümün bir albümle taçlandırılması anlamına geliyordu. Daha önce belli bir kitlenin yalnızca minibüslerde duyumsadığı ve önyargılarıyla burun kıvırdığı Müslüm Gürses’in o kitle ile buluşmasıydı diyebiliriz bu sürece. Tabii ki Müslüm Gürses’i anlayamamış olan bir insanın sözünü ettiğimiz albümü dinlemesi ne ona bir şey kazandırdı, ne de ‘Baba’ya bir şey kaybettirdi. Çünkü gözle görülen ve asıl olan tek şey “hal” idi ve Müslüm Gürses bunu muhafaza etmeye devam ediyordu.

Yeni albüm ‘Sandık’ı da bu bakış açısından değerlendirmek daha doğru geliyor bana. ‘Aşk Tesadüfleri Sever’ ile paralel bir çizgiyi takip ettiği açıkça görülen kaydın prodüktörlüğünü de Sunay Özgür ve Ender Akay üstlenmiş, bir önceki albümde olduğu gibi. Bu uzunçalar 2. Müslüm Gürses döneminin best of’u olarak değerlendirilebilir kimileri tarafından, çok da haksız sayılmazlar herhalde albümün yarısının eski şarkıların yeni yorumları, geri kalanının da cover olduğunu belirtince. Albüm Kenan Doğulu’nun ‘Tutamıyorum Zamanı’ adlı şarkısının muhteşem bir ‘Baba’ yorumuyla açılıyor. Fikret Kızılok’un ‘Gönül’ ve Sezen Aksu’nun ‘Vazgeçtim’ adlı şarkılarındaki yorumların da çok çarpıcı olduğunu vurgulamak lazım. İtirazım var, Benim Meselem, Senden Vazgeçmem ve Bu Şehirde Yaşanmaz gibi tüm zamanların Müslüm Baba favorileri de albümde yeni yorumlarıyla yer almaktalar. Ancak daha önce Ajda Pekkan’ın seslendirdiği ‘Sarıl Bana’ yorumuna ayrıca yer açmak lazım gelir. Öykü & Berk’in Öykü’sü ile yaptığı düette farkını açıkça ortaya koymuş Gürses. Her şeyi ile olmuş olan bu albümle ilgili söylenebilecek tek olumsuz laf ‘İtirazım var’ın Ceza ile birlikte yorumu hakkında olabilir. Kulak tırmalayan bir tarafı var ama Ceza’nın rap vokali mi yoksa o eski şarkıyı öyle duymaya alışmadığımdan mı emin değilim. Yaptığı müziğe damgasını vuran, imzasını atan, o şarkının geçmişini bir çırpıda silip atan bir yetenek, çok büyük bir adam Müslüm Gürses; Baba.

Değerini bilmek lazım.

Müslüm Gürses / Sandık / Pasaj Müzik



HAZIRLAYANLAR: CEMİL KOZ ve EMİR ÇAKAR

Yangın yeri



 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020