Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 27 müzisyen gazete okuyor
 
 
Hasan Parlak
 
 
Yayımlanan Sayı : 698

Musıkimize Dair... - 09.01.2009





Dinle ney’den ne hikayet etmede
Ayrılıklardan şikayet etmede


Tasavvuf ve düşünce âlemimizin değerli dehası Hz. Mevlana’nın bu söyleyişine aşina olmayanımız pek yoktur. Dünya ülkelerinin artık yabancısı olmadığı bir felsefenin can bulduğu şiirleri ise, Mevlana’nın bütün insanlığa sevgi seslenişidir. Yürek pınarının hep birliği, beraberliği arzulatan davetidir.

Mevlana; “ Ney kuru, değnekler kuru, kudüm üstüne gerilmiş deri kuru. Öyle ise bu Allah sedası nereden geliyor? ” sorusu ile Mevlevilik ruhunun yankısını taşıyan ilahi kaynağı aramıştır. İşte Mevlevi musikisi; enginliğini bu arayıştan almış, gönülleri kaynaştıran etkili bir vasıta olmuştur. Üstat Hamamizade İsmail Dede Efendi; Yenikapı Mevlevihane’sinde, sanat ve inancını musiki köprüsüyle birleştiren mükemmel ayin-i şerifler bestelemiştir.

Musikimiz, edebiyat alanındaki değerli şahsiyetlerimizi de etkilemiş, kendine çekmiştir. Bu ışığın pervanelerinden biri de unutulmaz şairimiz Yahya Kemal Beyatlı olmuştur. Abide bestekârlarımızdan Buhurizade Mustafa Itri Efendi’ye duyduğu derin hayranlığı bir şiiriyle sanat hazinemize kazandıran Yahya Kemal, sevilen bir çok şarkının da güfte şairi olma onurunu yaşamıştır. Böylece şiir ve musiki, tarih boyunca zengin kültürümüzün ortak pırıltılar saçan nadide mücevherleri olagelmişlerdir. Ve onlar birlikte; Milletimizin soylu tarihine destanlar, ilahiler, serhat türküleri ve marşlarla işlenmiş nice şerefli hatıralar armağan etmişlerdir.

Musikimizin sihirli cazibesi, padişahların gönüllerine de hükmetmiş, III. Selim Han; devlet adamlığının yanı sıra, günümüze eserleriyle ulaşan bir büyük besteci olarak adını sanat tarihimize de altın harflerle yazdırmıştır.

Zevkle, hayranlıkla dinlediğimiz, Küçüksu’yu, Sadabad’ı, Göksu’yu dile ve nağmeye getiren bütün o güzelliği eskimeyen şarkılar; devirlerinin hala renkli ve canlı sesleri, sevimli şahitleridirler. Beste, şarkı, köçekçe, longa ve saz semai türündeki ses, şiir ve duygudan örülmüş güzide eserlerimiz geçmişten geleceğe uzanan altın bir zincirin halkalarıdırlar. Gök kubbemizdeki hoş sada, kalplerdeki ortak heyecan, benliğimizde ışıyan esrarlı cevherdir musikimiz.

Konser salonlarımızın ev sahipliğini yapan değerli icra topluluklarımız ve musiki severlerimiz, bestecilerimize olan şükran borcumuzu ödeme hususunda milletimizin temsilciliğini yapmaktadırlar. Tek koltuk boş bırakmaksızın, sahnedeki sanatçılarla tam bir duygu beraberliğine varabilen bu vefakar sanat gönüllülerine teşekkür ve saygılarımı ileterek yazımı bitirmek istiyorum.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021