Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 66 müzisyen gazete okuyor
 
 
Zeynep Kadıoğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 691

Küba'nın Edith Piaf'ı - 30.12.2008





Şarkı söylediğim zaman o anda aşkı anlatıyorsam bu hissi hissetmeliyim ve göstermeliyim; eğer bunu yapmazsam bomboş ve yanlış bir şey yaratmış olurum". Bu sözler, elli yıldır Küba şarkılarını dünyanın her yerinde söyleyip Küba'nın en büyük sanatçısı unvanını almış Omara Portuondo'nun. Geniş oktavlarda etkileyici sesi ile bir boleroyu balad gibi söyleyip guaracha, son ve jazz'da renk ile ifadeyi hiç kaybetmeyen Omara Portuondo aynı zamanda dinleyicisiyle müzikal diyalog kurabilen mükemmel bir iletişimci. 1930'da Havana'da doğan Portuondo, daha küçük bir kızken evde ailesinin Ernesto Grenet, Sindo Garay gibi sanatçılardan söyledikleri şarkılarla büyüdü. Bu şarkıları dinlemek onun ilk dersleriydi ve repertuvarında her zaman bulunacak şarkıların başında geldiler. Omara'nın kariyeri 1945'te ünlü bir gece klübü olan Tropicana'da, kız kardeşinin de içinde bulunduğu bir dans grubunun dansçılarından birinin gösteriden iki gece önce gruptan ayrılmasıyla başlar. Daha sonra Omara, kız kardeşi ve birkaç arkadaşı Amerikan caz söyledikleri Loquibambla Swing ile zaman geçmeden tanınırlar. 1950'lerin sonunda, orta sınıf öğrenci ve müzisyenlerin ortaya koyduğu Brezilya müziği 'bossa nova'nın Küba versiyonu ile Amerikan caz etkilerini birleştiren bu grubun ortaya koyduğu tür, 'feeling/hissediş' olarak tanınır. Radyo programında onu en iyi şekilde açıklayan tek bir cümle ile tanıtılır: "Siyahların Bayan Omara'sı , hislerin nişanlısı...."

İlk solo albüm

1952'de Omara, kız kardeşi Haydee, Elena Bourke, Moraima Secada ve piyanist Aida Diestro önderliğinde Küba müzik tarihinin en önemli kadın vokal kuartetini kurar. Las D' Aida Quartet ile 15 sene devam eder. Solo albümü "Magia Negra" 1959'da dinleyicisi ile buluşur. "That Old Black Magic" ve Duke Ellington'ın "Caravan" adlı şarkılarını içeren albüm Küba müziği ve Amerikan cazının heyecan verici bir birleşimi olarak kabul görür. Küba'nın Amerika ile ilişkileri ve ülkenin uzun bir izolasyon dönemi geçirmesi Omara'nın solo albümünü çıkarmasından iki yıl sonra halen birlikte olduğu Las D' Aida Quartet ile Miami'deki bir otelde şarkı söylediği günlere rastlar. Omara hemen kendi ülkesine döner ve 1967 tarihine kadar yenilenmiş Las D' Aida ile kendi solo kariyerine başlayıncaya kadar çalışır. Görüş olarak Batı'dan ayrılan Küba'nın sunduğu birçok zorluk nedeniyle çalışamaz hale gelen müzisyen boşluğunda Omara, Polonya'daki Sopot Festivali'nde daha önce "Esta es Omara Portuondo" albümünde birlikte çalıştığı Juanito Marquez tarafından yazılmış bir şarkı ile ülkesini tanıtır.

Tutkulu ses tonu

Küba devriminden sonraki birkaç yıl çok zor geçse de birçok önemli albüme imza atar Portuondo. Bunlar arasında 1984'te Adalberto Alvarez ile yaptığı çalışmasını, Marquez'in ülke dışına sürülmesinin ardından 1993'te aranjmanlarını Gloria Estefan'nın gerçekleştirdiği "Mi Tierra"yı, Kübalı ve İspanyol müzisyenleri ağırladığı "Palabras"ı ve "Desafios"u sayabiliriz. Omara Portuondo'yu hak ettiği unvana kavuşturacak olan Buena Vista çalışmalarına davet eden Ry Cooder kendisine "Company Segundo" eşliğinde "Veinte Anos" adında bir boleroyu söylemesini teklif eder. Küba müziğinin acı tatlı romantikliğini içeren bu şarkı, albümün en çekici çalışmalarından biri olur. Çoğunlukla Küba'nın Edith Piaf'ı olarak adlandırılan Omara Portuondo, müzik hayatına başladığından itibaren ses tonunun tutkulu hali ve dürüstlüğüyle hayranlarına ulaşmayı başarır.

Ve Buena Vista...

Portuondo, dünya çapındaki ilgiyi ise "Buena Vista Social Club Presents ... İbrahim Ferrer" albümünün çıkışından sonra tadar. Portuondo'nun ifade dolu sesini hak ettiği yere oturtan ve düzenlemesini Kübalı Demetrio Muriz'in gerçekleştirdiği 'karşılıksız, kaybedilmiş ve bulunan aşk'ı konu alan serinin üçüncüsü "Buena Vista Social Club Presents... Omara Portuondo" albümüdür. Bu albümde Buena Vista müzisyenleri Ruben Gonzales, Orlando Lopez, Manuel Mirabel ve Jesus Ramos ile çalışan Portuondo'ya misafir sanatçılar olarak Eliades Ochoa, Company Segundo, Manuel Galban ve İbrahim Ferrer eşlik ederler. Büyük bir başarıya imza atan albüm, aynı zamanda Portuondo'ya 2000 ve 2001 tarihlerinde dünya turu sağlar. 2003'ün sonbaharında yeniden stüdyoya giren sanatçı World Circuit etiketi ile çıkacak ikinci solo albümü için çalışmalara başlar. Buena Vista Social Club'tan sound olarak farklı olan ve daha çok gitar ağırlıklı bu albümde Portuondo'ya eşlik eden müzisyenler arasında tres virtüözü Pati Oviedo, efsanevi gitarist Manuel Galban ve Brezilyalı yedi tel gitaristi Swami Jr yer alır. Eski klasik repertuvarın yeni anlatımları olan şarkılar, mükemmel yeteneği ile olgunluğunun doruğundaki Omara Portuondo ile daha da görkemli bir hal alır. Sıradışı sesini 20'li ve 30'lu yılların 'Vieja trova'sında 40'ların dans müziğinde, 50 ve 60'lı yılların 'feeling' tarzında, 60-70'lerin 'nouva trova'sında kullanan Portuondo, Küba'nın uzun süren yalnızlığından çıkan en önemli ve en kuvvetli seslerinden.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019