Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 45 müzisyen gazete okuyor
 
 
Portre
 
  Ahmet Say, “Edebiyat ve Müzik’e adanmış bir yaşam…”

Ahmet Say 1935 yılında İstanbul, Kadıköy’de doğdu. Küçük yaşta piyano çalmaya başladı. 1954 yılında müzik eğitimi için Almanya’ya gitti. Türkiye’ye döndüğünde Bingöl’e tayin edildi. Aldığı eğitimi üretime ve pratiğe dönüştürerek çocuk ve halk oyunları topluluklarını kurdu. Örnek bir eğitim anlayışı ile, Doğu Anadolu’yu baştan başa dolaşarak halk ezgilerini topladı. 

İlerleyen yıllarda edebiyata merak sardı ve birbirinden güzel öykü, roman, denemeler yazdı.

12 Mart döneminde 17 ay hapis yatıp çıktıktan sonra yazdığı “Kocakurt” (1975 Milliyet Yay.) romanından sonra “Bingöl Hikâyeleri’ni” yayınlandı.

TRT Öykü Ödülü, Sabahattin Ali Öykü Ödülü ve Antalya Film Festivali Ödüllerine layık görülen Ahmet Say, edebiyatımızda ilk “epik hikâye” olan “İpek Halıya Ters Binen Kedi” eseri Almanca’ya çevrilerek Berlin’de yayınlandı. Ahmet Say’ın beşinci eseri ise “Güneşin Savrulduğu Yerden (Can yay.)” adlı öykü kitabıdır.

Ahmet Say’ın edebiyat ile olan dostluğu onu asıl mesleği olan müzik dalında kalıcı ürünler vermeye yöneltti. Bu alandaki eserleri bugün 6500 sayfayı bulmakta, eserleri kendi kuruluşu olan Müzik Ansiklopedisi yayınlarından çıkmaya devam etmektedir. On üç ciltten oluşan yapıtları, Üniversite, Güzel Sanatlar ve Temel Eğitim okullarında kaynak kitaplarıdır. Ayrıca ders öğretmenlerine “Müzik Öğretimi” başlıklı bir derleme eseri de hazırlamıştır. “Müzik Tarihi” adlı kapsamlı çalışmasını 1994’te yayımlayan Say, 1995’te “The Music Makers in Turkey” adlı İngilizce bir dış tanıtım kitabı yazmıştır. Bu kitabın Türkçe’si “Türkiye’nin Müzik Atlası” adıyla (1998) yayınlanmıştır.

Türkçe’nin “Kültür Dili” olarak gelişmesinde ise, Ahmet Say’ın 600 sayfalık “Müzik Sözlüğü” büyük katkı sağlamıştır. Onu 2072 sayfa, on bin madde ve üç bin resimden oluşan üç ciltlik “Müzik Ansiklopedisi” gibi dev bir eseri izlemiştir. Eserlerini inceleme fırsatı bulanlar bunların ne denli emek, temiz ve titiz çalışmanın ürünü olduğunu göreceklerdir.

1964 yılında Ankara’ya yerleşen Ahmet Say, 1967 de haftalık “Türk Solu” dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. 1977’de Cemal Süreyya, Vecihi Timuroğlu, Ragıp Gelincik, Demir Özlü, Ali Püsküllüoğlu ile aylık “Türkiye Yazıları”nı çıkardı.

Ankara’da edebiyatçıların bir araya gelmesi ve kurumsallaşması gereğini fark eden Say, yakın arkadaşları ile Edebiyatçılar Derneğini kurdu ve iki yıl süre ile dernek yöneticiliği yaptı.

Ahmet Say’ın yerinde duramaz kişiliği yaratıcılığı, cana yakınlığı tartışılamaz. Ankara’da her hafta, ünlü bir restoran’ta Vecihi Timuroğlu, Tuncer Uçarol, Selim Esen, Ahmet Yıldız ve diğer sanat çevresi ile buluşarak; birbirinden güzel anılarını dinlemek bir zevktir.  Ona göre en büyük eseri, oğlu, ünlü müzisyenimiz Fazıl Say’dır.

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019