Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1804




Mavi Nota e-Müzik Gazetesi'ni hangi yolla öğrendiniz?

Arkadaş tavsiyesi üzerine öğrendim.
Yaptığı çalışmalardan dolayı biliyordum.
Basın yayın araçları aracılığı ile öğrendim
İnternet arama motoru aracılığı ile öğrendim.
Tesadüfen öğrendim
Mavi Nota'yı doğduğu günden beri bilirim

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haberler
 
 

MUZED TMÖ Orkestrası Şefi Yakup Kıvrak'ın 23 Nisan Konseri Değerlendirmesi - 23.04.2011



Değerli Basın Mensupları ve Değerli İlgililer,

Bu yılın Çankaya Belediyesi 23 Nisan Konseri’ni ortakla
şa gerçekleştirecek olan “Çankaya Belediyesi 1000 Çocuk Korosu ve “Müzik Eğitimcileri Derneği Türkiye Müzik Öğretmenleri Orkestrası” projelerine ilişkin kişisel değerlendirmemdir:

Çankaya Belediyesi 1000 Çocuk Korosu projesi, geçti
ğimiz ders yılı başında Ankara’da başlatılan ve ülkemiz genelinde ilgili çevrelerin henüz farkına varmadığı son derece önemli bir projedir.

Ankara genelindeki 36 ilkö
ğretim okulu, kurum ve kuruluş bünyelerinde oluşturulan ve toplam sayısı 1500’e yakın olan bu oluşum, bir kurum çatısı ve sahiplenmesi altında düzenli çalışmalarını sürdüren ülkemizde oluşmuş en büyük korodur.

Projenin temel hedefi, program bro
şüründe Sn. Bülent Tanık’ın ifade ettiği satırlarda tam olarak yerini buluyor:

“Çocuklarımızın dogmaların kuşatması altında büyümesi yerine, beraber şarkı söyleyerek gelişmesi, müzikle tanışmaları, sanatla buluşmaları dünyanın daha güzel ve yaşanılır olmasına önemli bir katkı sağlayacaktır.”

Ben bunlara ek olarak diyorum ki:

Temeli
şarkı söylemeye dayalı olan ve olması gereken ilköğretim müzik derslerinde, çok uzun yıllardır çoğunlukla bu gerçeği göz ardı ettik; çeşitli nedenlerle çocuklarımıza yeterince, olması gerektiğince hep bir ağızdan şarkılar söyletemedik.

1000 Çocuk Korosu çatısı altında bulunan 1500 dolayındaki çocu
ğumuz iki yıldır doyasıya şarkı söylüyorlar. Geçen yılsonunda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestramız ile ortaklaşa bir konser verdiler. Büyük bir çoğunluğu senfonik tınıların içinde ilk kez yer alıp evrensel sanat müziği çalgılarını ilk kez yakından görüp seslerini duydular. Bu yıl ise öğretmenlerinden oluşan bir orkestra eşliğinde konser veriyorlar; konser vermenin ve yaşları dolayısıyla büyük ihtiyaç duydukları “doyasıya şarkı söyleyebilmenin” keyfini çıkartıyorlar. Ne dersiniz, Çankaya Belediyesi başlatıp uygulamayı sürdürdüğü bu anlamlı projesi ile çok büyük bir teşekkürü, çok büyük bir alkışı hak etmiyor mu?

***

1000 Çocuk Korosu’na bu konserde e
şlik eden Müzik Eğitimcileri Derneği Türkiye Müzik Öğretmenleri Orkestrası ise program broşüründe belirtildiği gibi çoğunluğu Ankara’dan olmak üzere ülkemizin çeşitli yörelerinden müzik öğretmenlerinin gönüllü ve özverili katılımlarıyla oluşan bir topluluk. Temel amacı, büyük kentlerimiz ve Anadolu’nun kırsal kesimlerindeki “iyi ve nitelikli müziğe” ulaşamayan, ondan ayrı kalmış, ayrı bıraktırılmış insanlarımıza ulaşmak; doğrudan onlara gitmek, anlayabilecekleri ve keyif alabilecekleri açıklamalı konserlerle müzik beğeni düzeylerinin yükselmesine katkılarda bulunabilmek. (Orkestra önümüzdeki hafta Kütahya’nın Simav ilçesinde üç konser verecek.) “Müzik Eğitimcileri Derneği”miz başlatıp uygulamayı sürdürdüğü bu anlamlı projesi ile çok büyük bir alkışı hak etmiyor mu?

***

Sözünü etti
ğim ve bu 23 Nisan konserimizde ilk kez bir araya gelen bu iki oluşumu ve bazı illerimizdeki tek tük benzerlerini çok önemsiyorum. Her ilimizde, her yöremizde benzeri oluşumların yeşermesi, “genel toplum yaşantımıza çok büyük ve olumlu katkılarda bulunacaktır,” buna yürekten inanıyorum.

Ancak tüm bunlar, gönüllülük esasına ve büyük özverilere dayalı olarak yürütülmeye çalı
şılan projelerdir. Bir tür “taşıma suyla değirmen döndürme” çabalarıdır.

Bu ve bunlar gibi projeler bir
şekilde özel sektör ve devlet desteğini ardına alabilirse, çalışmalara ve üretime katılan müzik öğretmenleri ile diğer emek verenler cüzi de olsa maddi bir karşılık görebilirse bu küçük kıvılcımlar çığ gibi büyüyüp ülke çapında – geç kalınmış - bir kültürel aydınlanmaya dönüşebilir.

***

Venezuelalılar, tohumlarını 1975’te attıkları, dünyanın gelmi
ş geçmiş en büyük müzik eğitimi hareketi olan “El Sistema”nın meyvelerini son beş-altı yıldır topluyorlar. El Sistema projesinde özel sektör-devlet el ele vermiş, 35 yıldan beri ülkenin yoksul çocuklarını, sokak çocuklarını toplayıp en üst düzeyde müzik eğitimi veriyorlar. Sistemden çıkan sanatçılar, orkestra şefleri, orkestralar, son yıllarda dünyaya parmak ısırtıyor. Venezuella büyük kentlerinin varoşlarındaki evlerin çoğunluğundan enstruman seslerinin yükseldiği, bugün sisteme kayıtlı 360 bin dolayında sokaktan kurtarılmış yoksul aile çocuğunun bulunduğu söyleniyor.

***

“Darısı ba
şımıza,” diyor ve saygılarımı sunuyorum.

Yakup KIVRAK
Müzik E
ğitimcisi,
MÜZED Türkiye Müzik Ö
ğretmenleri Orkestrası Şefi

 

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021