Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Zeycan Solmaz
 
 
Yayımlanan Sayı :

Blues'a gitarist gözüyle bakış.. - 27.11.2006





Blues öncelikle insanların kendilerini ifade etmesi icin bir araçtır diyerek başlayabiliriz. Ben bu yazıda blues'a daha çok bir gitarist gözüyle yaklaşmaya çalışacağım. Bahsedeceğim şeyler de blues'un sınıflandırması, tarihinden ziyade nasıl çalınabileceği ve ekipman gibi konulardan oluşacak... Ve başlıyoruz...

"it takes four to play the blues: a man, a woman, a broken heart, a broken home."

Bu söz bütün demek istediklerimi özetlemeye yetiyor. Nasıl gitar çalacabileceğinizi anlatmadan önce neden blues çalmak isteyebileceğimizi açıklığa kavuşturmalıyız sanırım. Blues çalan birisinin öncelikli olarak amacı toplumsal olayları, sıkıntılarını, aşkını, hayatını ve olaylara karşı kendi duruşunu en yalın biçimde dinleyicisine aktarmaktır. Bunu yapmak içinse elindekiler bir gitar ve anlatacağı hikayeden ibarettir. Dikkat ettiyseniz şarkı söylemektense hikaye anlatmak deyimini kullanmayı tercih ettim. Çünkü blues için onemli olan fikrini aktarabilmektir. Eğer fikriniz yoksa ne çaldığınızın da hiçbir önemi yoktur. Gitarın blues'daki rolü ise çok belirgindir. Kuklacıları bilirsiniz. Adam elinde kuklasıyla karşılıklı konuşur ve kukla da ona cevap verir. Böylece asıl amaç olan anlattığı hikayeyi pekiştirme ve kendi sözünü kuvvetlendirme amacına ulaşır. Blues için de gitar böyledir. Nasıl çalarsanız çalın en önemli şey sözlerinizle söylediğiniz olayı gitarınızla desteklemenizdir. Bunu yapabildiğiniz ölçüde iyi bir blues gitaristi olabilirsiniz. Hızlı, yavaş çalmak konusuna girmiyorum çünkü eğer kafanızdakini anlatabiliyorsanız ister çok yavaş, ister çok hızlı çalın bu sadece size kalmış birşeydir. Bu kimsenin kimseyi yargılayamayacağı bir konudur.

Blues gitarı için önemli noktalardan birisi imitasyondur. Yani söylediklerinizi aynı anda ya da sözünüzden sonra gitarınızla tekrarlamanız ya da tekrarlayabilmeniz bu olayın özünü oluşturur. BB King'in de kendisine her sorulduğunda söylediği gibi duyduğumuz şeyleri çalmaya çalışmalıyız ve çalabilmeliyiz. Larry Carlton izlediğim bir röportajında büyük bir tevazuyla kendisinin çok fazla teorik bilgisi olmadığını, bugünün gitaristlerinin pek çok şeyi kendisinden çok çok daha iyi bildiğini söyledikten sonra "misty" standardını üç farklı gitaristin yorumuyla çaldı ve "ben de gençken bunları çalmaya çalışıyordum işte" diyerek sözünü bitirdi. Buradan çıkarabileceğimiz bence en önemli ders teknik hakimiyetimize önem verdiğimiz kadar, insanların duygularına hitap edebilmek için çaldığımızı unutmamamız ve dolayısıyla şarkı vs. çalmayı küçümsemeden onları da çalmamız gerektiğidir. Tabi amacımız hikayemizi anlatmaksa...

Bir diğer önemli nokta ise çaldığınızın söylediğinizle örtüşmesi ve tavrınızı net bir biçimde ortaya koymasıdır. Açıkçası pentatonik gamlarını hızla inip çıkmak ya da bir iki bend yapmak vs. bunlar hepimizin belli çalışmalarla yapabileceği şeyler. Ama hepimizin en büyük arayışı bu noktalardan sonra başlıyor zaten. Eminim hepimiz kendimize bu soruları sormuşuzdur. Ben çok hızlıyım tamam ama napıyorum ben? Ya da ben bend yapıyorum da niye sürekli aynı yerde aynı notaya aynı şekilde yapıyorum? Ya da klavyeyi yedim yuttum her yere gidiyorum süperim ama nereye gidiyorum ben böyle? Ya da bunların hepsini tek tek sorduktan sonra şimdi bu yaptığım blues mu? Bunların yanıtını tek tek veremem çünkü gerçekten çok subjektif konular. Ama yanıtını bulabilmeniz için tek bir anahtar verebilirim. Eğer çaldığınız gitarın, söylediklerinizi desteklediğine inanıyorsanız doğru yoldasınız demektir.

Blues majör akorların üstüne minör gam çalınmasıyla ortaya çıkan ilginç bir müziktir. (minör lafıma inanmayan baksın la minör ve la pentatonik gamları) Blues un çeşitli kalıpları da vardır tabi ki: minör blues, 12 bar blues ve tek veya iki akora dayalı boogie bu yazıda kısaca üstünde duracağımız başlıca kalıplar olacak. Tabi bunlardan başka 16 24 ölçüden oluşan başka standart kalıplar da mevcuttur.

Boogie John Lee Hooker'ın yarattığı bir blues türevidir. Tek ya da iki akordan oluşur ve insanı yakalayan bir riffe sahiptir. Dinleyiciye süreklilik hissini vermeye çalışır. Bu müzik en temel açıdan bugünkü rap müziğin atası kabul edilebilir. Birkaç örnek vermek gerekirse Jimi hendrix - Voodoo Chile ve yine John Lee Hooker Thelma ve I'm In The Mood sanırım yeterli olacaktır.

12 bar blues ise adından da anlaşılabileceği gibi 12 ölçüden oluşur. En genel kabul görmüş ve bilinen blues kalıbıdır. Çok çeşitli tarzları bile rahatca kendisinde eritebilen çok basit ama çok ta karmaşık bir yapısı vardır. Öyle genel geçer birşeydir ki birbirini hic görmemiş, hiç tanımayan iki ve üstü müzisyen sadece nerden çalıyoruz sorusuyla sonu gelmez bir Jam Session'un içinde kendilerini bulabilirler. Yani insanları da kaynaştırır! Aşağıda en yaygın kullanılan 12 bar blues cesitlerini veriyorum. Bu akorları kromatik biçimde taşıyarak başka pozisyonlardan da çalabilirsiniz. Mesela 5. pozisyona gidip bareli akorla la, re ve mi seslerini kullanarak, mi tonundan la tonuna geçmiş olursunuz 3. poziyona taşıdığınızda ise sol, 7.pozisyona taşıdığınızda ise si tonundasınız demektir. (yeni başlayanlar için ufak not a=la b=si c=do d=re e=mi f=fa g=sol demek!)

e 12 bar blues

1(e) 2(a) 3(e) 4(e)
5(a) 6(a) 7(e) 8(e)
9(b) 10(a) 11(e) 12(b7)

e 12 bar blues 2 (Stevie Ray Vaughan)

1(e) 2(e) 3(e) 4(e)
5(a) 6(a) 7(e) 8(e)
9(b) 10(a) 11(e) 12(b7)

e 12 bar blues 3 (Chuck Berry)

1(e) 2(e) 3(e) 4(e)
5(a) 6(a) 7(e) 8(e)
9(b) 10(b) 11(e) 12(b7)

e 12 bar blues 4 (bb king)

1(e) 2(e) 3(e) 4(e)
5(a) 6(bbdim) 7(e) 8(e)
9(b) 10(b) 11(e) 12(b7)

e 12 bar blues 5 (bb king 2)

1(e) 2(a) 3(e) 4(e7)
5(a) 6(bbdim) 7(e) 8(c#7)
9(f#minor7) 10(b7) 11(e) 12(b7)

Minör blues ise hepimizin kulağının blues dışında da alışık olduğu pop'tan rock'a bugünün sık kullanılan akor kalıplarından birisidir.

e 12 bar minor blues (en sık duyduğumuz!)

1(e minör) 2(a minör) 3(e minör) 4(e minör)
5(a minör) 6(a minör) 7(e minör) 8(e minör)
9(c7) 10(b7) 11(e minör) 12(e minör)

e 12 bar minor blues 2

1(e minör) 2(e minör) 3(e minör) 4(e minör)
5(a minör) 6(a minör) 7(e minör) 8(e minör)
9(b7) 10(b7) 11(e minör) 12(e minör)

Evet kısaca blues kalıplarını da birazcık anlattıktan sonra bunları nasıl bir zamana göre çalacağını soranlar olabilir sanırım. Şimdi bu soruna bilgim ölçüsünde en teknikten en çaresizine kadar yanıt veriyorum. Bunların her biri shuffle ( 12/8, 3/4 ) ve straight ( 4/4 hatta 2/4) zamanlarında çalınabilir. Bu bahsettiklerimden bişey anlamayan ve yanında sorabilecek kimsesi olmayanlar ise demek istediğim zamanları anlamak icin;

Chuck Berry - Johnny B Goode
Jimi Hendrix - Red House

BB King - Thrill Is Gone'ı bir yerlerden bulup fikir sahibi olabilirler. Ama bu tip konularda benim naçizane tavsiyem bilen birisinden yardım almanız gerektiği yönündedir.

Eğer birisine solo atması ya da şarkı soylemesi için eşlik edecekseniz, herşeyden önce mükemmel bir zamanlamayla çalmaya çalışmalı ve asıl duyulması gereken kişinin siz değil o olduğunu hiç unutmamalısınız.

Nasıl solo atabiliriz peki? Hepimiz bu ölümcül soruyu belli bir seviyeye geldikten sonra sormuş ve arayış içine girmişizdir. Blues bu konuda büyük bir zenginlige ve çeşitliliğe sahip bir müziktir. Yıllar içinde kendi tavrını ortaya koymuş pek çok müzisyen blues'a kendi yorumlarını getirmiştir. Bu sanatcıların hepsinin ortak özelliği ise nasıl yaparlarsa yapsınlar yaptıkları şeyin çok güçlü ve kendilerine özgü olduğudur. Blues da gücünü bu noktadan alır. İşin temeline baktığımızdaysa sonuçta hepsinin aşağı yukarı aynı gamı kullanarak birbirlerinden ne kadar farklı olabildiğini görmekteyiz. İşte bu sihir gitaristin algısında, yorumunda ve dokunuşunda gizlidir. İnternette şu anda okuduğunuz gibi nasıl blues çalabileceğinizle ilgili pek cok yayın var. Ben de bunlardan önemli sayılacak kısmını yıllar içinde okudum ve uygulamaya çalıştım. Gamları öğrendim. Sonra akorları nasıl çalabilecegimi vs vs.. ama bunları üst üste koyduğumda asla blues olmuyordu. Çünkü 3 akorun üstüne pentatonik inip çıkmak ve arada sırada bend yapmak asla blues değildi. Blues çok başka birşey ve sanırım bu kadar kastıktan sonra ucundan da olsa yakalamayı başardım onu. Bu sözlerimle kendimi çok süper bir gitarist sandığımı zannetmeyin. belki de bu sitedekilerin içinde en kötülerinden biriyim ama blues'u yakalamayı başardım ve benim istediğim de buydu zaten. Blues'la ilgili her şeyi okuyun. Kimin yaptığını ögrenin. Tabi neden yaptığını da ögrenin. Dinleyin ve çalarken (belli bir teknik birikimden sonra tabi) derdinizi anlatmaya çalışın.

Bu felsefi konuşmalardan sonra yukarıdaki çok zor sorunun yanıtına dönelim tekrar, daha teknik bir açıdan tabi. İlk önce akort etme şekillerinden konuya girebiliriz. Blues'da genellikle yarım ses düşük akort etmek (eb-ab-db-gb-bb-eb (b aka. bemol)) orkestralarda genel kabul görmüş bir yaklaşımdır. Tabi bu, standart akort edemezsiniz demek degildir. Yarım ses düşük çalmanın avantajları ise: daha karanlık bir ton,daha kolay bend yapmak ve standart akortta rahatsız vokalistleri mutlu etmek olarak sıralanabilir. Tek kişi çalan gitaristler ise daha farklı akort sistemleri kullanabilmektedirler. Mesela en üst telinizi biraz gevsetip (standart akortta e den d ye mesela) drop-d denilen sekilde çalmayı deneyebilirsiniz. Böylece çalarken aynı anda sesinizi imite etmeniz cok kolaylaşacak ve tek başınıza olmanıza rağmen çok daha zengin bir tını yakalayacağınızı göreceksiniz. (Tabi şarkınızı da uygun bir tona transpoze ederek) drop-d nin bir başka güzelliği tek parmağınızla bare yaparak üst üç teli kapatarak istediğiniz akorun beşlisini alabilmeniz olacaktır. Mesela sol beşlisini çalmak istiyorsanız 3. pozisyona bir bare basıp üst üç tele vurup beklemeniz yetecektir. Ses kendiliginden gelecektir. Şaşırmayın. Drop-d bugün rock müzikte de pek çok gitaristin tercih ettiği bir sistemdir. Akustik bir örnek isterseniz tavsiyem Bob dylan - Fixin To Die olacaktır.

Tek başına calan gitaristlere bir baska kolaylıkta slide'dır. Bu konudan diğer makalemde de etraflıca bahsetmiştim ama okumayanlar icin slide kullanan gitaristler gitarlarını re major, e major, sol major gibi şekillerde akort eder böylece slideı kaydırdıklarında kromatik biçimde istedikleri sesi daha dolgun biçimde alabilirler.

Akort etmek konusunda seçim tamamen sizin ihtiyacınıza kalmış birşeydir. Ama yeni başlayan birisiyseniz ya da kendi hakimiyetinizden emin değilseniz benim tavsiyem yarım ses kalın ya da standart akort etmeniz lehinedir. Klavyeyi iyice tanıdıktan sonra zaten kendiniz farklı şeyler denemek isteyeceksiniz.

Blues'un en temelinde majör akorlar üstüne çalınan minör gam olduğundan bahsetmiştik. Bu bahsettiğimiz gam pentatoniktir.

a pentatonik (a-c-d-(d#)-e-g-a)

e  5    8
b  5    8
g  5    7(8)
d  5    7
a  5(6) 7
e  5    8

Bu kullandığımız en temel gamdır. Bu kalıbı kromatik olarakta taşıyabiliriz. (3. pozisyonda sol pentatonik, 7.de si pentatonik gibi.) Bir de 0. pozisyon da kullanabiliriz. Tabi bu konu pek çok yeni başlayanın kafasını kurcalar ve gitaristimiz 12.pozisyonda çatır çatır calarken 0. pozisyonu pek tercih etmez. O zaman boş telleri de (0) gama dahil ederek;

e  0    3
b  0    3
g  0    2(3)
d  0    2
a  0(1) 2
e  0    3

ve işte oldu...

Gamlar hakkında ikinci hayati bilgi ise özellikle bazılarını (e-g-a ve b) klavyenin her yerinde çalabiliyor olmanız gerektiğidir. Yani böyle kutu pozisyonunda hapis kalmamalısınız. Pes seslere, tiz seslere her yöne doğru çok sık gitmeseniz bile nerede olduğunuzu bilecek ve yapabilecek kadar hakim olmalısınız. Bunu başarabilmeniz gitar çalma stilinizde çağ atlatacaktır. Aşağıda örnek olarak e pentatonik gamını veriyorum.

e  0    3    5(6) 7    10(12)     15     17(18) 19         22(24)
b  0    3    5    8    10(12)     15     17         20         22(24)
g  0    2(3) 4    7     9(12)     14(15) 16     19          21(24)
d  0    2    5    7(8)  9(12)     14     17     19(20)      21(24)
a  0(1) 2    5    7    10(12)(13) 14     17     19         22(24)
e  0    3    5(6) 7    10(12)     15     17(18) 19        22(24)

(12.ve 24. pozisyonlarda gitarın klavyesinin yeniden başladığını düşünün.)

Bu sistemle notaların yerlerini iyice öğrendikten sonra bildiğiniz tekniklerle sololar atmaya, kayıtlarla beraber çalmaya çalışın. Bu bilginizi pekiştireceği gibi yavaş yavaş dinlediğiniz şeylerin aynısını yapmayı başardığınızı gördükçe daha çok motive olmanızı sağlayacaktır.

Şarkının tonunu bulamıyorsanız canınızı sıkmayın. Yapabildiginiz bir blues rifini kromatik bicimde deneyerek (anahtar-kilit modeli!) en çok uyduğu yerden şarkıya eşlik edin. Yine olmadı derseniz. Şarkının akorlarını tablarını vs bulun ve böylece tonunu tespit etmeye çalışın.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020