Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 40 müzisyen gazete okuyor
 
 
Alper Fidaner
 
 
Yayımlanan Sayı :

Eurovision Şarkı Yarışması: Yetmişli Yıllar (1. Bölüm) - 20.11.2006





1973'te izleyici olarak tanıştığımız Eurovision Şarkı Yarışması, 1975'te TRT'nin katılmaya karar vermesiyle Türkiye için bambaşka bir anlam ve önem kazandı. Daha Türkiye elemeleri başlamadan, "erevizyon" ülke gündeminin birinci sırasına yerleşti.

Türkiye, zor bir dönem yaşıyordu. Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından kendisini dünyadan soyutlanmış ve yalnız hisseden ülke, bir moral çıkışı bulmuştu. Sokakta, evlerde, işyerlerinde, kahvelerde, her yerde "erevizyon" konuşuluyordu. Yorumlar yapılıyor, bahisler tutuluyordu. Ne ambargo, ne şiddet, ne ekonomik sıkıntılar, ne yokluklar... Varsa yoksa "erevizyon".

Televizyon, çok gençti. Yeni tanıştığımız bu büyülü kutu zaten evlerin ve zihinlerin baş köşesinde özel bir yer edinmişti. Televizyonla ilgili her şey zaten bir ilgi konusu, dikkat odağıydı. Böyle bir uluslararası yarışmanın ses getirmemesi düşünülemezdi.

Türkiye'nin Eurovision'a katılmaması gerektiğini savunanlar da çıkıyordu. Bu yönde gelen tepkilerin en ilginci Dışişleri Bakanlığı kaynaklıydı. Bakanlık, Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmanın, "Türkiye'nin tanıtımı açısından yararlı olmayacağı" görüşünde olduğunu açıkladı.

ÇOBAN YILDIZI
Melih Kibar'ın bestesi olan Çoban Yıldızı da bu dönem ortaya çıktı. Eurovision Türkiye elemeleri için bir sinyal müziği bestelenmesine karar verildi. Timur Selçuk'un müzik okulundan öğrencisi olan Melih Kibar, Çoban Yıldızı'nı besteledi. Düzenlemeyi Timur Selçuk yaptı ve orkestrasıyla parçayı seslendirdi. Çoban Yıldızı o kadar sevilip benimsendi ki, yarışma dışı olduğu bilindiği halde, 1975 Türkiye elemelerinde halktan en çok oy alan şarkılar arasına girdi. Çoban Yıldızı Türkiye'de Eurovision Şarkı Yarışmaları'nın vazgeçilmez bir parçası oldu.

İLK TÜRKİYE ELEMELERİ
"TRT Türk Hafif Müziği Şarkı Yarışması" adıyla düzenlenen 1975 Türkiye elemelerine çok sayıda şarkı katıldı. Neredeyse memleketin bütün bestecileri, söz yazarları, şarkıcıları seferber olmuştu. Eli saz tutan herkes, bir beste yapıp Eurovision'a gönderiyordu. Ne de olsa, sesini duyuramayanlar için önemli bir fırsattı. Profesyonel ve amatör müzisyenlerin yanında, halk ozanlarından bile yarışmaya şarkı gönderenler oldu.

Elemeleri kazanıp, finale kalanlar açıklandığında nefesler tutuldu. Bülent Özveren'in sunduğu Türkiye finalinde gerçekten de güzel şarkılar yarışıyordu. Seçmek zordu. İkili bir seçim sistemi kurulmuştu. Bir yanda posta kartları ile gönderilen halk oyları, bir yanda TRT'nin jürisi.

Halk oylamasında Ali Rıza Binboğa Yarınlar'la birinci olurken, jüri daha avrupai bir beste olan Semiha Yankı'nın seslendirdiği Seninle Bir Dakika'yı tercih etmişti. İki grubun birleştiği Cici Kızlar'ın Delisin'i de ortalama puanda öne geçerek birinciliğe ortak olunca, iş kur'aya kaldı. Cici Kızlar'dan Bilgen Bengü boş zarfı çekti ve birinciliği Semiha Yankı'ya verdi. Türkiye'yi büyük finalde sözlerini Münir Ebcioğlu'nun yazdığı, bestesini Kemal Ebcioğlu'nun yaptığı Seninle Bir Dakika temsil edecekti.

1975 İLK DENEME
Seninle Bir Dakika'nın seçilme biçimi epey karışık olmuştu. Üstelik finaldeki şarkılar arasında, "şu gitse daha mı iyi olurdu" diye düşündüren başka besteler de vardı. Yine de, Semiha Yankı ve Seninle Bir Dakika benimsendi, sahiplenildi ve nefesler tutulup Stockholm'de yapılacak olan final beklenmeye başlandı.

22 Mart 1975 gecesi televizyonların başına kilitlenildi. Sıra Türkiye'ye geldiğinde, önce orkesta şefi Timur Selçuk yerini aldı. Semiha Yankı sahneye çıkıp şarkısını seslendirirken, yarışmanın sonlarına yaklaşılmıştı. Şarkıların ardından ülkeler telefonla bağlanıp verdikleri puanları açıklamaya başladığında ise heyecan doruktaydı.

Aslında yarım saatten kısa süren puanlama uzadıkça uzuyor, fakat beklenen puanlar bir türlü gelmiyordu. Oylamanın sonlarına doğru Monako'dan üç puan geldi. Ancak tam bu sırada puan panosu bozuldu, 3 puanımız güçlükle panoya yazılabildi. Oylamanın sonunda Türkiye, 19 ülkenin katıldığı finalde en az puanı alarak son sırada kalmıştı.

Gerçekten çok büyük bir hayal kırıklığıydı sonuç. 13. sırada yarışmanın uğursuzluğundan, Semiha Yankı'nın saç modeline, elbisesinin rengine, biçimine kadar pek çok yorum yapıldı. Yönetmen şarkıcımızı uzaktan, arkadan gösterdi diye eleştirildi; ve elbette en çok da politik nedenlerden söz edildi. Bu sonuç aylarca konuşuldu Türkiye'de. Türkiye yarışma konusunda çok deneyimsizdi, final öncesi yeterince tanıtım yapılmamıştı.

Ancak bugün baktığımızda görüyoruz ki, Seninle Bir Dakika aradan geçen 28 yılın ardından hala dinlenen, sevilen iyi bir şarkı. Üstelik, Semiha Yankı'nın, gençliğine ve tecrubesizliğine rağmen final gecesi gösterdiği performans hiç de hafife alınacak gibi değil. Stockholm'de alınan tatsız sonuç, Seninle Bir Dakika'yı sevmemize ve beğenmemize engel olmuyor. Bugün bile, "Eurovision" denildiğinde ilk aklımıza gelen şarkı Seninle Bir Dakika oluyor.

75 finalinde birinci olan Hollandalı grup Teach-In'in şarkısı Ding-A-Dong, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de tanındı, sevildi. Plakları çok sattı. Şarkıları her yerde çalındı, bugüne kadar unutulmadı.

1976-77 SESSİZ YILLAR
75'te yaşanan hayal kırıklığının ardından 1976 ve 77'de Türkiye yarışmaya katılmadı. Ancak, finaller canlı yayında izlendi yine de, büyük ilgi gördü. 1976'da İngiltere adına katılan ve birinci olan Brotherhood Of Man topluluğunun seslendirdiği Save Your Kisses For Me dilimize takıldı. 1977'de Fransa'dan Marie Myriam, L'oiseau Et L'enfant adlı şarkısıyla birinci oldu.

"Erevizyon" kanımıza girmişti bir kere, vazgeçmek olmazdı. TRT, 1978'de yapılacak olan yarışmaya katılmaya karar verdi. Paris'te yapılacak olan 78 finalinde, Türkiye de yarışacaktı. 75'e göre daha tecrubeliydik, yarışmayı yakından tanıyorduk artık.

1978 SEVİNCE
1978 Türkiye elemeleri de en az 1975 yılında olduğu kadar ilgi gördü. Gerçi bu kez 75'teki gibi bir "sosyal olay" yoktu ortada ama, özellikle basın yarışmaya büyük yakınlık gösteriyordu. Her gün gazetelerde, dergilerde haberler yayınlanıyordu. Elemeleri geçip finale kalan sanatçıların çoğu iddialıydı.

Yarışmada öne çıkan dört şarkı vardı. Şarkısında bebeğinin kırıldığını anlatan Ayça adlı bir "küçük kız" ilk dikkat çeken yarışmacı oldu. Çocuklardan kurulu Ayça ve Elma Şekerleri, her ne kadar büyük finale gönderilme şansları olmasa da, Küçük Kız şarkısı ile herkesin kalbinde taht kurdu. Nükhet Duru ve Modern Folk Üçlüsü'nün bir araya gelmesiyle kurulan Grup Anadolu Majör, Dostluğa Davet'le büyük ilgi gördü.

Ertan Anapa, Funda Anapa, Esmeray, İskender Doğan, Kerem Yılmazer ve Melike Demirağ'ın birlikte seslendirdiği İnsanız Biz kalabalık ve iddialı kadrosunun yanısıra, sözleri ile de hemen dikkat çekiyordu. Ancak birinciliği yakalayan, Nilüfer ve Grup Nazar oldu. Sözlerini Hulki Aktunç'un yazdığı, Dağhan Baydur'un bestelediği Sevince'yi seslendiren Nilüfer ve Grup Nazar, 1978 büyük finalinde Türkiye adına yarışacaktı.

Küçük Kız, İnsanız Biz ve Dostluğa Davet'in yanısıra, Türkiye finalinde dereceye giremeyen Nükhet Duru'nun Anılar'ı, Rezzan Yücel'in Bu Gece'si, Grup Karma'nın İmkansız'ı ve Ali Rıza Binboğa'nın Baharım Sensin'i bugüne kadar hatırlanan şarkılar olarak kaldı.

75'teki yarışmada tespit edilen eksikler kapatılmaya çalışılmıştı. Bu kez sahnede dört kişi olacaktı. Saçlara, giysilere özen gösterildi. Koreografi hazırlandı. Final gecesi yine her şeyi bırakıp televizyon karşısına geçtik. Puanlama sonucu, yine düş kırıklığı yarattı. İngiltere ve İsveç'in verdiği birer puanla, toplam iki puan almış, hiç puan alamayan Norveç'in önüne geçip, 20 ülke arasında sondan ikinci olmuştuk.

Bu kez şaşkınlık vardı, geçen seferki gibi olmayacağına inanmış, yanılmıştık. İkinci kez yaşanan başarısızlık, "bu yarışmaya katılmayalım" fikrini ortaya çıkardıysa da, bu görüş fazla taraftar bulamadı. Türkiye, Eurovision Şarkı Yarışması'ndan vazgeçmedi.

1978 yılında İsrail, Ishak Cohen'in söylediği A-Ba-Ni-Bi adlı şarkıyla birinci oldu. Kulağımıza yatkın melodisi ve tanıdık ritmiyle A-Ba-Ni-Bi'yi çok sevdik. Şarkı Türkiye'de uzun süre liste başı oldu. Aylarca çalındı, söylendi.

1979 YILINDA KATILMAMA KARARI
1979 Türkiye finalinde, ağırlıklı olarak amatör sanatçılar yer almıştı. Söz ve müziği Maria Rita Epik'e ait olan Seviyorum birinci seçildi. Maria Rita Epik ve 21. Peron, Seviyorum ile Türkiye'yi temsil etmeye hazırlanıyordu. Ancak ülkenin dış politikası gereği, Kudüs'te yapılacak olan yarışmaya katılmama kararı alındı. Sessizce razı olduk. Türkiye'nin katılmadığı finalde, İsrail Milk and Honey grubunun Hallelujah adlı şarkısıyla bir kez daha birinci oldu.

devam edecek

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020