Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 45 müzisyen gazete okuyor
 
 
Hülya Tunçağ
 
 
Yayımlanan Sayı :

Arif Mardin öldü: Dünyaya müzik dinletti - 08.11.2006





Sevgili müzik dostları, Arif Mardin'i yitirdik... Ölüm ve Arif Mardin... Birbirine hiç yakışmayan iki sözcük. Pazartesi öğleden sonra Erkan Aktuğ verdi bana ölüm haberini. Yüreğimden vuruldum. Hastalığını bilmeme rağmen bu denli erken beklemiyordum. Mardin'in müzik yolculuğu en büyük tutkusu olan caz'la başladı, soul, klasik ve pop müzikle devam etti, yine caz'la noktalandı.

1932 yılında İstanbul Cihangir'de bir konakta dünyaya geldi. Müziksever bir ailede, Bing Cosby, Glenn Miller gibi o dönemin gözde sanatçı ve orkestralarının plaklarını dinleyerek büyüdü. Ablası (günümüzün Halkla İlişkiler duayeni) Betül Mardin'in sınıf arkadaşı basçı, caz eleştirmeni ve yazarı Cüneyt Sermet'le tanıştı. İngiliz Lisesi'nde okuduğu yıllarda Sermet'le caz dünyasına sistematik bir giriş yaptı. 22 Eylül 1999'da New York'ta, Atlantic Records'un 28'inci katındaki odasında yaptığımız söyleşide (Jazz dergisi, sayı 17, 2000) "Mentor'um" dediği Cüneyt Sermet için 'Sermet's Dream', yine Sermet'in kedisi Piyon için 'Piyon Jumps' adlı parçaları yazdı.

Ekonomi ve Ticaret Fakültesi'nde okuduğu yıllarda da Pangaltı'daki Ermeni Cemiyeti'nde toplanıp Arto Haçaturyan orkestrasını kuran genç işadamlarına caz parçaları besteliyordu. Bu projenin öncüsü olan Cüneyt Sermet, 'Cazın İçinden' kitabında o dönemi şöyle anlatır: "1950-51'de bu defa gene benim yetiştirmem olan Arif Mardin'le beraber büyük orkestra müziği tecrübesi olan tromboncu Arto Haçaturyan'la temas edip 15-16 kişilik bir büyük orkestra kurmuştuk. Pek çok konser verdiğimiz (Şan Sineması, İnci Sineması ve Pangaltı Ermeni Lisesi'nde) bu orkestra, genellikle Stan Kenton ve Arif'in aranjmanlarını çalıyordu."
Mardin, 1952'de İngiltere'deki London Schools of Economics'te iş idaresi master'ı yaptıktan sonra Türkiye'de babasının ortağı olduğu Türk Petrol şirketinde çalışmaya başladı. Ama içindeki caz tutkusu giderek artıyordu. 1955'te Ankara ve İstanbul'a konserler vermek üzere gelen Dizzy Gillespie ve orkestranın aranjörü trompetçi Quincy Jones'la tanışması, yaşamının dönüm noktası oldu. Birkaç ay sonra Amerika'nın Sesi radyosunda çalışan arkadaşı Tahir Sur'a, aranjmanlarını da yaptığı üç bestesini yolladı. Sur, bu besteleri Quincy Jones'a ulaştırdı. Sonucunda Mardin, Boston Berklee Müzik Okulu'nda 'Quincy Jones' bursunu kazandı. Dört yıllık eğitimi birbuçuk yılda bitirdikten sonra New York'ta müzik dersleri vermeye başladı.

Öğrenciliği sırasında yazdığı parçaları Newport Jazz Festivali'nde dinleyen Nasuhi Ertegün, hemen iş teklif etti ve 1963'te Atlantic Records'a arşiv sorumlusu olarak girdi. Alt basamaklardan başlayarak şirkette ilerlerken bir yandan da tonmayster Tom Dowd'dan kayıt tekniğini öğreniyordu. İlk prodüksiyonu, The Young Rascals topluluğu için düzenlediği 'Good Lovin' adlı parçaydı. Bu parça hemen liste başı oldu. Ardından Aretha Franklin'in prodüksiyonlarında Jerry Wexler'in yardımcılığını yaptı. Tom Dowd'la Memphis stüdyolarında güneyli müzisyenleri keşfetmeye başlayan Arif Mardin, 1972'de Bette Midler'ın prodüksiyonlarında önemli bir rol üstlendi. Midler'la ailecek de dost olmuşlardı. Bee Gees'in 'Jive Talking' parçasını düzenlerken pop müziğe doğrudan girmiş bulunuyordu. Bunu, David Bowie, Chaka Khan, Average White Band, Roberta Flack, Scritti Politti izledi... Daha sonra Brandy, Jewel, son olarak Norah Jones, Diana Reeves, Raul Midon'un albümlerine değerli imzasını attı. Jazz'dan sanılanın aksine hiç kopmadı.

1960-1980 arası iki plak yaptı. 1969'da çıkardığı 'Glass Onion', pop ve soul parçalar üzerine yaptığı jazz düzenlemelerini kapsıyordu. 1974 yılında çıkan 'Journey' albümünde ise tümüyle kendi beste ve düzenlemeleri yer alıyordu. Her iki albümdeki parçaları caz dünyasının önemli müzisyenleri seslendirmişti. Boston Berklee'ye girmesini sağlayan ve Herb Pomeroy orkestrası gibi ünlü bir topluluğun seslendirdiği 'Faculty Meeting', 'Sermet's Dream'. 'Piyon Jumps' gibi öğrenclilik yıllarının temel taşı olan parçaların kayıtları ne yazık ki piyasaya sürülmedi. Yanı sıra ACT müziğin prodüktörü Siegfried Loch'un önerileriyle klasik müzik ve modern büyük orkestra çalışmaları yaptı. Örneğin; WDR Big Band için yazdığı 'Suite Fraternidad', 1993 yılında çıkan 'Jazzpana' albümünde yer aldı.

Her ne kadar kendisi emekli olduğunu ve bayrağı oğlu piyanist aranjör Joe Yusuf Mardin'e verdiğini söylese de ışığını hiç esirgemedi müzik dünyasından, genç müzisyenlerden... En son 'Piyano Süiti' ile 'Yaylı Çalgılar Dörtlüsü İçin Üç Karalama' adlı besteleri 13 Mayıs 2006'da İş Sanat'ta Hüseyin Sermet tarafından seslendirildi. Konser bu iki eserin dünya prömiyeriydi.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020