Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1776




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 41 müzisyen gazete okuyor
 
 
Erkan Sevinç
 
 
Yayımlanan Sayı :

Özel birisi - 06.11.2006





Sezen Aksu’nun “Benim şarkılarımı izin almadan ve hiçbirşey ödemeden söyleyebilir” dediği bir sanatçı o. Özel birisi. Nerdeyse 50 yıla yakın bir müzik geçmişine sırtını dayıyor. Sesiyle, yorumuyla, şarkılarıyla, sıra dışı fikirleriyle hep özel biri.

Özdemir Erdoğan’dan söz ediyorum.Siz onu son yıllarda belki “Bizi bu hale yumuşaklar getirdi” magazininden biliyorsunuz, ama o yıllardır sizin için söylüyor. Kah kendi bestelerini, kah Türk Sanat ve Türk Halk Müziği şarkılarını caz tadında. Zaten aslı caz onun. Lise sonrası askerliğini yaptığı Denizli’de TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası üyesi basçı Eray Turgay kanına girmiş. Zaten anne tarafından müziğe aşina. İsmet Sıral Orkestrasında gitarını tıngırdatmış uzun yıllar..Yurt dışında özellikle İsveç’te de çalışmış grup. Bu kez kendi adına bir orkestra kuruyor, 80' lerin başlarında. Grubun kalitesini anlatmak için üyelerden bir ikisinin adını vermek yeterli olur sanırım. Fatih Erkoç, Onno Tunç, Uğur Dikmen.

Özdemir Erdoğan, Sezen Cumhur Önal’ın Türkçe sözlü hafif müzik akımına uyarak plaklar yapmaya başlar. O yıllarda altın plak alacak kadar çok satan bir “Duyduk Duymadık Demeyin” var mesela. Daha sonraları bugün bile zevkle dinlediğimiz ”Kimbilir “, “Sevdim seni bir kere” ve “Keman öğretmeni” .

Olimpia ve İskenderiye Festivallerinde ülkemizi temsil eder ve 1984 de kendi plak şirketini kurar. Satsa da satmasa da, plaklarını kendi yapar. Gençlere gün ışığına çıkmalarında yardımcı olur. Hala o meşhur İMÇ deki ofisini kullanıyor. Tatil günlerinde de dedesinden kalma bahçeli evinde geçiriyor vaktini.

Onun özel birisi olduğunun göstergesi, sıra dışı söylemleridir. Ve bu söylemler kimseye garip gelmemektedir ”Özdemir’dir, yapar” denip geçilmektedir. Vatandaşın çaresizliğini temsil amacıyla çırılçıplak soyunması da, ”Ne geldiyse başımıza Zeki Müren gibilerden geldi “demesi de.

Ona göre sanatçı herşeyiyle kendine özgü olmalı, maddi kazançlarıyla yetinmeyip her gün yeniden başlamalıdır. 1950 lerden beri iktidarda olanlara ateş püskürüyor. Sanatsal, sosyal, ekonomik ve kültürel deformasyondan yakınıyor sürekli.

Sadece bir müzisyen, bir aranjör, bir yorumcu değil o. Bir düşün adamı. Size ters gelse de fikirlerini çatır çatır söyleyen biri.

“Her ülke kendi yarattığı değerleri başka bir tarafa satma eğilimindedir, kendi yaşantısını, kültürünü empoze eder. Sen de akıllı ol, sen de sat. 'Amerikalı niye böyle yapıyor' diye kızmıyorum. Kendi vatandaşına daha iyi bir yaşam sağlamak için elbette yapacak. Üstelik bu arada özel insanları yok etmek ve pasifize etmek için, emperyalizm elindeki güçlerle ülkemizde de büyük savaş veriyor”

Özdemir Erdoğan'dan, onun yaratıcılığından , onun bilgisinden ve müzik sanatından gerektiği şekilde istifade ettik mi acaba diye düşünmeden edemiyor insan.Yine sanatçıdan bir vecize. ”Şarkılar kendilerini ilk tanıtıp sevdiren şarkıcılar ve düzenlemelerle birlikte zamanın acımasız derinliklerinde yok olup kaybolmamalıdırlar.”

Özdemir Erdoğan gibi sanatçılar da..

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020