Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1783




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1782

Mızrak Çuvala Sığmıyor! - 13.11.2020





Pandemi sürecinin başlamasından itibaren, yüksek makamlarda birden bire oluşan temaşa merakı yüzünden özellikle devlet sanat kurumlarımızın,  olur olmadık programlara dahil edilmesine, sanatçı ve ötesinde toplum sağğının tarafında olarak yayınlarımızla karşı çıktık.

Ku
şkusuz bunların ilki Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın Mayıs 2020 ayı içinde Denizli Hierapolis’de TRT programı için gerçekleştirilen Zeki Müren Şarkıları Konseri için görevlendirilmesi ve bu süreçte yaşananlar, öte yandan konser gerçekleştikten sonra orkestra sanatçılarına yapılan Covid-19 testinin negatif çıktığına dair, “bakın konser verdiler ama hiç bir şey olmadı” çocukluğu ile yapılan haberler, ardından yine bir konser dayatmasına karşı çıktığı için İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası konzertmaisterinin haksız bir şekilde 25 yılı aşkın süredir sürdürdüğü görevden alınması ve daha bir çok olayın yaşanmasına rağmen Aspendos’ta Dış işleri mensuplarına yönelik VİP konser …vs, vs.

Pandemi süreci ba
şladığından buyana yukarıda saymakla bitiremediğimiz ve birçoğu da aklıma gelmediği için yazamadığım olaylar karşısında sadece savunduğum tek bir şey vardı:

Önce “
İnsan sağğı” ve tabii ki “sanatçı sağğı”.

Haber kaynaklarımdan ula
şan Covid-19 haberlerini haberleştirip yazdıkça, sanatçıya sahıp çıkması gereken kimi çevreler, haberlerimizi Gaston Leroux'un 1909’da yazdığı “Operada ki Hayalet” romanındaki geçen olaylara benzetip bel altı vuruşlara geçiyorlardı

Her Covid-19 haberi yapı
şımızda, telefonumuz çalmaya başlıyor ve “bu habere konu bilgileri nereden aldınız?” soruları ile başlayıp, “bu haberi geri çekin (kaldırın), yoksa asılsız haber yaptığınız için sizi mahkemeye vereceğiz”den tutunda aba altından başka türlü sopa göstermelere kadar varıyordu olay.

En son 10 gün kadar önce yaptı
ğımız Covid-19 haberinde, hastalığa yakalanmış sanatçı ile bizzat görüşüp bilgileri ondan alıp, haber yapma izni de aldığım halde, haber yayınlandıktan sonra “bu haberi yayımlamayın”la karşılaşmak nasıl bir şeydir? Tabii ki söz konusu olan sanatçının dâhil olduğu müzik topluluğundan ve sanatçı çevresinden baskı gördüğü gerçeğidir.

Yakla
şık bir aydır, bölgelerdeki tüm sanat kurumlarından Covid-19 haberleri gelmektedir. Bu nedenle konserler, temsiller, oyunlar iptal edilmekte, satılan biletlerin iadesi gündeme gelmektedir. Açılış için ilk oyun için, ilk temsil için, ilk konser için gün verip bilet satan kurumlar ciddi oranda artış gösteren salgın hastalık yüzünden konserlerini, temsillerini iptal etmektedir.

Hal böyleyken bu durumu haber halinde ortaya koyan, do
ğrulayan bir tek dahi yetkili çıkmadığı halde, aksine (yukarıda da sözünü ettiğim gibi) “duyurma” şeklinde anlaşılaması güç olumsuz bir tavır ile karşılaşılmakta.

Peki neden?

Neden direkt olarak sansür uygulanıyor?

Covid-19 hastalı
ğı, 7. günde ortaya çıkan, 8. günde kendini iyice gösteren, 9. günde nefessiz bırakan ve 10. günde öldüren ve bu nedenle kesinlikle şakası olmayan bir hastalık olduğu bilinen bir gerçek olmasına rağmen, bu ölümüne konser, temsil, sahne aşkı neden?

Ya
şam pahasına neden bu yolu seçmekten imtina etmiyor kimse?

Tamam, bizim gibi haber kaynaklarına açıklanmasın ama bari meslek örgütlerine açıklansa ya?

Orkestra Sanatçıları Meslek Birli
ği Plaformu kurucusu BBDSO sanatçısı Burç Balçı, söz konusu sosyal medya platformunda benzer soruları sormuş.

Neden?

Neden bu sansür?

İllâ biri ölmeli mi?

Ölünce mi gerçe
ği görecek sanatçılar?

Sonuç olarak, ne kadar sansür yaparsanız yapın, ne kadar içe kapanırsanız kapanın, kurum müdürleri ne kadar örtbas ederlerse etsinler, artık “mızrak çuvala sı
ğmıyor”

Önlem almaktan, perde, sahne kapatmaktan ba
şka çare yok.

İşin ucunda ölüm var ölüm.

Şaka değil!


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020