Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1776




 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 31 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1769

Antalya DOB Orkestrası Sirk Orkestrası değildir! - 22.06.2020





Yazıma başlarken öncelikle şunu yazayım: Bu yazı ve bu yazının yayınlandığı gazete tamamen sanatçılardan ve onların insani haklarından yanadır.

Antalya’nın Serik ilçesindeki 1800 yıllık tarihi Aspendos Antik Tiyatrosu, evvelki gece  (20 Haziran 2020) Saat: 21.00’de TRT2 televizyonundan da naklen yayımlanan ilginç bir konsere evsahipli
ği yaptı. Konserde, ülkemizin tanınmış 7 tenoru sahne alırken, tenorlara Şef Antonio Pirolli yönetimindeki Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşlik etti.

Kültür ve Turizm Bakanlı
ğı’nın, Dışişleri Bakanlığı ile ortaklaşa hayata geçirdiği bir proje dahilinde ülkemizde büyükelçilikleri bulunan 60 ülkenin büyükelçilerine davet çıkarılarak; Pandemi sürecinden dolayı Antalya ve havalisindeki turizm önlemlerini “Yeniden Keşfet” konseptiyle yerinde gösterilmesi ve ardından düzenlenen toplantılar nihayetinde tüm bu çalışmaları “Yabancı Misyon Özel Konseri” adıyla bir konserle taçlandırılması ve bu konserinde devlet kanalı TRT 2 televizyonundan canlı yayınlanması, söz konusu projenin ana temalarını oluşturuyordu.

Mayıs 2020 ayında
Şeker Bayramı neden gösterilerek yine bir TRT televizyonu çekimi için DOB Genel Müdürü Murat Karahan’ın çok önceleri Limak Orkestrası ile hayata geçirdiği “Zeki Müren Şarkıları Konseri” projesi nedeniyle, Denizli Hierapolis’teki çekimler için görevlendirilen Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın, bu görevlendirilmesi  basına yansıması üzerine pandemi süreci nedeniyle tepki çekmiş, yaşanan çok sancılı sürece rağmen, Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası Denizli Hierapolis’e gitmiş ve TRT için Zeki Müren Şarkıları Konseri’nin çekimleri yapılmıştı.

***

Şimdi benzer bir süreçte bu sürecin benzeri “Yabancı Misyon Özel Konseri” için yaşanıyordu. Zira Aspendos Antik Tiyatro’nun bulunduğu Antalya’nın Serik ilçesinde karantina mevcuttu  (Bknz:Basın) ve Aspendos’ta gerçekleştirilecek bir konser, sanatçıların sağğı açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek süreçlerin yaşanmasına neden olabilecekti!

Bu konuda Mavi Nota Müzik Gazetesi olarak yayınlar yaptık. Konunun hassasiyetine dikkat çektik. Müdürlük tarafından görevlendirmelere kar
şı, imza attıkları sözleşmelerden ve memur olmalarından dolayı kaynaklanan şartlar nedeniyle sağlık koşularına dayalı doktor raporu dışında hiçbir karşı savunmaları olmayan sanatçıların yanında durduk. Sürecin tersine işlemesinde çok başarılı olamadıysak da en azında pişmiş aşa su kattık.

Söz konusu konseri ilk gündeme getirip haber yaptı
ğımızda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Koordinatörü Sayın Oğuz Sırmalı, bizzat beni telefonla arayarak, sürecin henüz tasarı aşamasında olduğunu ve böyle bir konserin kesin olmadığını özellikle vurguladı.

Ama konser, tüm yumu
şatmalara, başka alanlara dikkat çekme çalışmalarına rağmen gerçekleşme aşamasına geldi ve evvelki gece Saat: 21.00’de TRT2 televizyonundan yayınlandı. Demek ki, konu hakkında aldığımız duyumlar ve akabinde yaptığımız yayın doğru imiş. Zaten duyumlarımızdan hiç taviz vermedik! Hiç yanılmadık!

Kültür ve Turizm Bakanlı
ğı tarafından düzenlenen iki günlük “Yeniden Keşfet” çalışmasının ardından, pandemi sürecine ve Aspendos Antik Tiyatrosu’nun bulunduğu Antalya’nın Serik ilçesindeki karantina özel durumuna rağmen, pandemi kurallarına uyuyoruz söylemleriyle sanatçıların sağğını tehlikeye atarak Aspendos Antik Tiyatro’da düzenlenen ve meselenin metin altında saklı olan adıyla “Turizm Güvenliğimize Vize Verin Konseri” için hazırlık süreci içinde yaşanan onca gerilim sonucunda konsere gelindiğinde TRT televizyon sunucusunun “Konseri yönetmek üzere DOB Genel Müdürü Murat Karahan’ı sahneye davet ediyorum” sözleriyle, orkestra şefinin ekarte etmesi gerçekten skandaldır. Ve bu skandal her ne kadar Genel Müdür Murat Karahan tarafından düzeltilmeye çalışıldıysa da, orkestra şefi Antonia Piroll takdim edilmemiş oldu. Konser geleneklerine göre bu bir skandaldır.

***

Yazımızın bu bölümünde
şu sorular zincirine cevap arayalım: Bir solist sanatçı, bu yazımızda bu bir tenor olsun konserin oturtulduğu zemin itibariyle, evet bir tenor, otelin lobisinde konserin başlamasından altı saat kadar önce, durup dururken, ortada mücbir hiçbir neden yokken, programa konulmuş, orkestra ile provası yapılmış okuyacağı şarkı ya da şarkıları neden değiştirmeye kalkar? Bu eylemi  daha iyi yapabilmek için başka tenorları neden yanına katmaya çalışır ve bunda da başarılı olur? Sonra bir tenor okumaya karar verdiği şarkılar için bu kadar sıkışık zaman dilimi için neden notist arar? Kendisi bu işin sanat disiplinini ve eğitimini almış birisi olarak o saatte notist bulunamayacağını, bulsa bile işin yetişmeyeceğini  bilmiyor mu? Sonra konserin başlamasından iki saat kadar önce, otelin lobisinde kararını aldığı bu değişikliğin uygulamaya konulmasına tepki gösteren orkestra sanatçıları ile külhanbey edasıyla neden tartışır? Bir tenor “bu seçkin sahnelere benim sayemde çıkıyorsunuz ha” anlamına gelecek ifadeleri orkestra sanatçılarına karşı neden kullanır? Orkestra sanatçıları bir tenorun ağzının sakızı mıdır? Sahnenin mutlak hakimi orkestra şefini de hiçe sayarak orkestranın yer aldığı sahneyi bir arenaya çevirme hakkını nereden bulur? Ah; sevgili Paul Anka’nın konserin repertuarına konulan şarkısı bu arada araya mı kaynayacaktı? Programda olmasına rağmen My Way okunmadı konserde. İyi mi? O tenorun kim olduğunu okunmayan My Way’de arayın!

Yazık, konsere mi çıkılıyor, yoksa arenada gladyatör dövü
şüne mi? Anlamak güç! Şimdi bu yazılanları okuduktan sonra kimse bana, “bunlar iç sorunlar, olur böyle şeyler!” demesin. Evet iç sorun olarak görebiliriz ama bu tür davranışlar için için sanat kurumlarını yıpratıyor ve yıprattı. DT’de DOB’da, orkestralarda yaşanan bu ve benzeri olaylar sanat kurumlarını o kadar zayıflattı ki, sanat kurumları topun ağzında, tüm çalışanları ile birlikte.

Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın ya
şadığı bu yorucu süreçte her zaman görevini hakkıyla yaparak, yeri geldiğinde direnç gösterip orkestraya sahip çıkan Kozertmaister Halit Barış Öğüt’ü yürekten tebrik ediyorum. Ve kendisini telefonla arayarak bizzat tebrik ettim!  Çünkü Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ve tüm klasik orkestralarımız sirk orkestrası değildir. Oradan oraya sürükmeye, nedensiz program değiştirmeye kimsenin ama kimsenin hakkı yok!

***

Konserin en iyisi ku
şkusuz İzmir Devlet Opera ve Balesi Tenoru Aydın Uştuk’tu. Seslendirdiği şarkıların her saniyesinde sesiyle adım adım devleşti Aspendos Antik Tiyatronun sahnesinde. Kendisini bu başarılı yorumlar için yürekten tebrik ediyorum!

Evet gecenin iki yıldızı vardı ku
şkusuz, birini yukarıda yazdım, Sayın Aydın Uştuk. Diğer yıldız ise çok yıpratıcı bir süreç yaşayan ve sahnede başarılı performans ortaya koyarak yıldızlaşan Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın birbirinden değerli sanatçıları. Herbiri altın değerinde benim için! Yürekten kutluyorum.

***

Ve tabii provalarda ya
şanan olumsuz süreci çok iyi yöneterek orkestra sanatçılarının haklarını koruyan ve ezdirmeyen, konser anında son derece başarılı yönetimiyle Şef Antonio Pirolli, hakettiği alkışı ve takdiri aldı bizlerden. Konserin açılışında yaşanan skandal sunumu da olgunlukla karşılayarak!

Ve; ne provalarda, ne konser sonrası meselenin genel müdürü, meselenin genel koordinatörü ve meselenin müdürü,
şeften ve orkestra sanatçılarından bir “teşekkürü” ve “başarı dilemeyi” esirgedi. Hiç olmadı bu! Klasik sanatın temsilcileri nazik olmalıdır. Ben ilkokul beşe kadar okudum ama biliyorum bunları!


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020