Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ece Temelkuran
 
 
Yayımlanan Sayı :

Racır Votırs hakkında suç duyurusu! - 28.06.2006





21 Haziran, Çarşamba. Saat 20.34. Yer: Kuruçeşme. Vaka: Racır Votırs konseri

Halkın toplandığı yere doğru yöneldim. Kendimi hiç belli etmedim. İnancım ve kararlılığım tam. Bu sefer kendimi göstermeli, bu işin içindeki bit yeniğini bulmalı ve kendimi teşkilata kabul ettirmeliydim. Konser notlarını teşkilata vererek ideallerimize büyük bir hizmette bulunacağımın tam bilincindeyim. Öz benliğinden uzaklaşmış kalabalığı görünce doğru yerde olduğumu anlıyor, bu sefer yapacağım istihbarat çalışmasının beni teşkilata sokacağına kesin gözüyle bakıyorum.

Saat 21.00
Sahne ışıkları yandı. İhtiyardan, gitarlı bir adam çıktı. Adını Racır Votırs olarak derhal kaydettim. Halk galeyana geldi. Şarkı sözlerini tam anlamıyorum ama yasadışı bir koku alıyorum. Sahnenin arkasına dev televizyon yapmışlar, televizyonda iki tane çekiç var. Çekiçleri görünce çakıyorum köfteyi! Fakat orak yok. Acaba bu hangi örgütün işareti? Sonra araştırmak üzere defterime resmi çiziyorum.

Saat 21.29
İşte başlıyorlar. Ben biliyordum zaten. "Bring the boys back home" (Oğlanları geri getirin!) yazısı çıkıyor dev ekranda. Selami'den kaçar mı be? Yaz Selami yaz, senin hayatını kurtaracak bu notlar:
Racır Votırs hakkında suç duyurusu: Askerlikten soğutma!
Bak ne diyor: "Oğlanları geri getirin!
Çocukları tek başlarına bırakmayın orada!"
Ben anlamıyorum sanki? Askerleri geri getirin diyor.
Sen kimsin be Racır benim kahraman askerime "çocuk" diyecek! Ha? Dış mihrak mısın, nesin sen? İşte böyle hesap sorarlar adama...

Saat 22.07
Olaylar iyice gelişiyor. Amerika'yı da bilgilendirmem gerektiğini anlıyorum. Hah, işte buraya yazıyorum: Bu adam Amerikan karşıtı! "Beyrut'u bırak" diye bir şarkı söylüyor ihtiyar. Bu yaşına gelmiş, hâlâ anarşik! Sen artık bu yaşta imana geleceksin, toruna torbaya karışacaksın Racır efendi! Yoksa fena yaparlar adamı. Ne diyor bak ne diyor:
"Ne yapıyoruz?
Cezalandırıyor muyuz, yoksa suç mu işliyoruz?
Ah George, ah!
Teksas'ta aldığın eğitim senin kafanı iyi benzetmiş!"
Şimdi bir kere bu ne biçim şarkı?
Şarkı dediğin güzellikten bahseder. Biz anlamıyor muyuz yani sanattan?
George dediği de Bush. Halk iyice çıldırdı. İşte bunlar Amerikan karşıtı diye adımızı çıkarıyor bizim. Sonra Selami ayıklasın pirincin taşını.

Saat 23.07
Şu dakika elebaşlarını tespit ettim. Fotoğrafını gösterdiler demin. Dev ekranda gençten bir çocuk. Tipik ele başı! Adının Syd Barret olduğunu bir kızdan öğrendim. Enayi kız, örgüt de söyledi: Pink Floyd. Pink'i biliyorum da Floyd'u çıkaramadım. Kız güldü, kedi ismiymiş. Yedim sanki! Ben bilmiyor muyum pembenin kızılın bir ton açığı olduğunu!

Saat 23:56
"Duvar" diye bir şarkı söylemeye başladılar:
"Öğretmenler! Çocukların yakasını bırakın! Sizin bildikleriniz sadece duvarda bir tuğla daha!"
Heyt be Selami! Yaktın çıralarını! Bunlar bütün iktidarlara karşı! Bu sefer de kabul edilmezsen teşkilata artık günah senden gitti!

ecetem@hotmail.com



Kaynak: www.milliyet.com.tr



 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021