Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 49 müzisyen gazete okuyor
 
 
Müfit Semih Baylan
 
 
Yayımlanan Sayı : 1696

Sayın Aytekin Çakmakçı'ya - 09.07.2018





Önsöz:  Aşağıdaki yazıyı 2015 yılında Trabzon’da yayın yapan bir yerel gazetede yazmıştım. Şimdi farkettim ki bu yerel gazete bu yazıları kaldırmış yayından. O zaman kendi gazetemizde yayınlamak elzemdir. Bir sanat kişisinin bencil duruşunu ortaya koymak amacıyla!


***

Yakın tarihte Trabzon'da çektikleri bir filmle ilgili olarak kendilerinin Trabzon Taka Gazetesi'nde yazdıkları "Kurstan Sete" başlıklı yazısındaki popülist bulduğum üslubunu eleştirdiğim ve bu üslubun oryantalist bir yaklaşım  olduğunu vurgulayıp, Yeşilçam'dan alınmış Yaşam Boyu Onur Ödüllü bir sinema adamına yakıştıramadığımı vurguladığım ve facebook sayfamda yayınladığım yazımdan sonra, Sayın Çakmakçı karşılaşğımız bir mekanda ayaküstü verdiği yanıtta beni hüsnüniyetsizlikle suçlayıp sosyal medya üzerinden kendisine ulaşabileceğim tüm kanalları kapatmıştır.

O nedenle bu yazıyı yazmak nedeni hasıl olmu
ştur.

Bakın sayın Çakmakçı, fikirlerimi bu kadar net ve açık olarak do
ğrudan açıklama cesaretini şuradan buluyorum:

Kültürlü bir adamım.

Kendini önemseyen ve de
ğerli olduğunu bilen bir adamım.

Varlı
ğıma minnet duyan ve düşünmeyi seçen bir adamım.

Ki
şisel Facebook sayfamda yazdığım o yazıda sizin üzerinizden eleştirdiğim konular sizin ne yediğiniz, ne dediğinizden ziyade, insanlığı, yaptığınız sanatı ve kavramları içerir.

Siz, kendinizi ölesiye önemsedi
ğiniz için, işim gücüm yokmuş da sizinle uğraşğımı düşünürsünüz.

O,  benim de
ğil sizin inandığınız, kabul ettiğiniz yaşam tarzının gereğidir. Benim böyle bir yaşam tarzım yok ve hiç öyle bir yaşam tarzım olmadığından dolayı ben sadece iyilikle, sadelikle, güzellikle, doğrularla kesişmeyi yeğlerim.

Dua etti
ğim ve hayalini kurduğum bir şey de yok. Bu yüzden benim gibi bir adama tehdit oluşturma şansınız yok. Beni sosyal medyada engellesiniz de, beş yüz kişiyi alıp gelseniz de eğer hak ettiyseniz, en okkalısından eleştirileceksiniz benim tarafımdan.

Siz, sadece çevrenizdeki dalkavuklarınızın verdi
ği gazla yaşıyorsanız ve ben de bunu görüyorsam ve söylüyorsam bana niye öfke duyuyorsunuz?

Bence siz, her
şeyi o çevrenizdeki dalkavuklardan, sizi gaza verenlerden beklemeyin ve saygıdeğer sinemacı kimliğinize yaraşır bir hayat yaşayın.

O yüzden bana daha fazla “sobe” dedirtmeyin.

Ve sizler, Sayın Aytekin Çakmakçı'nın yazısıyla ilgili dü
şüncelerimi sosyal medya duvarıma taşımamdan rahatsız olan tayfa, bunun nedenini hiç anlamamış görünüyor!

Bu tayfanın ço
ğu beni hiç tanımadıkları halde, ismimi vererek hedef gösteriyorlar. Sosyal medya sayfama iki yorum düşecek cesareti olmayan insanlar, Sayın Aytekin Çakmakçı'ya olan hayranlıklarını aşağıladığımı düşünmüş olacaklar ki, koca bir duvar yazısının içinden bir sözcüğe, "oryantal" sözcüğüne takılıp kalıp arkamdan linç kampanyasında bulunmaktan çekinmiyorlar.

Ben sizlere Sayın Aytekin Çakmakçıyı sevmeyin demedim, hobi olarak gene sevin, sinemasını sevin, workshoplarına katılın, hatta o aksaçlı görünümünü ti
şört bastırıp giyin, dilerseniz kendinizi jiletleyin.

Bana ne?

Ama, sizin hayranı oldu
ğunuz bir adamı eleştirme hakkımı benden alamazsınız.

Sevmiyorum sizin gibi duru
ş sergileyenleri.

Zorla mı?

Sanat diye bir
şey tutturmuşsunuz, altında dedikodu, olmadı siyaset, siyasetin bittiği yerde holiganlık yapıyorsunuz.

Fikirlerinizi insanların yüzlerine söyleyecek cesaretiniz yoksa, arkalarından konu
şmak dedikodudur, boşboğazlıktır, ahlaka aykırıdır.

Anneleriniz size Franz Kafka okutmadan önce ö
ğretmedi mi bunları?

Ve ben söz veriyorum, önümüzdeki 10 yıl bırakın Aytekin Çakmakçı demeyi, A'sını bile a
ğzıma almayacağım. 

Ama sizler, Franz'a Franz deyince anlayamıyorsunuz da ranz deyince nasıl anlayacaksınız, onu dü
şünüyorum!


Fotoğraf: Aytekin Çakmakçı

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019