Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Babür Tongur
 
 
Yayımlanan Sayı : 1689

AKM, Atatürk Kültür Merkezi! İyi ki Mimar Sinan’ın Leonardo da Vinci’nin yapıtlarını yıkan çocukları, çırakları, ardılları yoktu! - 26.03.2018





AKM, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi Selimiye gibi Süleymaniye gibi muhteşembir sanat yapıtıydı, yirminci yüzyılın en önemli mimari örneklerinden birisiydi.

AKM kırk yıl sanat ve kültür sundu. Türkiye’nin ve Dünya’nın en büyük sanatçılarına topluluklarına sahne oldu. AKM herbiri eşsiz sanatçı hocalarıma, arkadaşlarıma, öğrencilerime bana yüzlerce kez sahne oldu. Binlerce seyirciye dinleyiciye sahne sanatını, çağdaşğı, uygarlığı, kültürü yani sanatı sundu, yüzlerce gün ve gece prova ve temsil yönettim AKM’de. 1978’de ilk adım attığımda tiyatro için o yıl bestelediğim Deli Dumrul’u ve Pof’la Paf’’ı, 2006’da veda ettiğimde ise konservatuvar orkestrası ve korosu ile Mozart ‘Requiem’i yönetmiştim. Meğer o, içinde yaklaşık otuz yıl çalışğım, büyük Mimar Hayati Tabanlıoğlu’nun bütün dünyada eşsiz yapıtı olan İstanbul Atatürk Kültür Merkezi binasına ağıtmış o Requiem!


Bir takım mimar diyor ki şehrin ortasında opera mı olurmuş. Ne kültür sanat almamıştık bu! Amsterdam Van Gogh Museum ile  Concertgebouw binasını nereye koymalılardı? Ya da Versaille ile Globe  Tiyatroyu,  L’Arc Triumph’u şehrin kenarına mı koymalılardı? 


Bir takım mimar diyor ki AKM deprem yönetmeli
ğine uygunsuz! Opera, tiyatro, bale, orkestra deprem yönetmeliği parçası mıdır? Mimar Sinan’ın yapıtları, Ayasofya deprem yönetmeliğine uygun mudur? Paris Operası ile Louvre deprem yönetmeliğine uygun mudur? Yıkacak mısınız hepsini elinize geçse? 1980’lerde İran’da konservatuarları, operayı, yıktılar, orkestraları dağıttılar, 1990’larda Afganistan’da Buda kültürü mirasını, 2000’lerin başında Suriye’de Palmira arkeoloji alanını, antik kenti yıktılar, bunlar iyi şeyler mi?

AKM memleketin ça
ğdaş dünyadaki onuruydu! İstanbul Festivali’ne sinema, konser, sergi, tiyatro, bale, opera için dünyanın memleketin her yerinden milyonlarca insan geliyordu! Yazık değil mi turizme? Yazık değil mi sanata? Yazık değil mi kültüre? Yazık değil mi memlekete?

İstanbul yirmi milyon olunca tabi ki ikinci hatta üçüncü AKM’ler yapılmalıdır. Ama Yerebatan Sarayı’nı, Sultan Ahmet’i, Ayasofya’yı olduğu gibi bu yıkılan bu muhteşem opera binasını Atatürk Kültür Merkezi’ni de korumak gerekirdi.

AKM’nin deprem yönetmeli
ğine uygun olmadığı raporu tamamen kuşkulu. Mimarlar birbiriyle çelişiyor. Normal yollarla yıkmaya aletler yetmedi, yıkamadılar, sağlamdı, yıkmak için acaip yollara başvurdular. Çünkü AKM aslında İstanbul’un depreme ve herşeye en dayanıklı binasıydı on yıl çürümeye bırakıldığı halde. Adım atarken iyi düşünmek gerekir. Yıkılan yıkıldıktan sonra her laf boş ama ister mimar ol ister politikacı ol yaşamında eğer bir kere operanın, tiyatronun, balenin, orkestranın kapısından girebilseydin yıkmazdın, yıkamazdın.

AKM’nin bazı bölümleri, duvarları kalıcı ça
ğdaş sanat müzesi gibiydi. Örneğin AKM’yi yıkarken duvarlarındaki Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun, İlhan Koman’ın ve başka çok değerli sanatçının figürleri reliefleri ne oldu? Fuaye çıkış merdivenlerindeki Cumhuriyet dönemi sanatçılarının adlarının işlendiği duvar ne oldu?

şünmek gerekiyordu, yoksa  hem Mimar olup hem Ayosofya’ya, Süleymaniye’ye eski püskü deyip çıkan bir kafaya yirminci yüzyılın en önem mimari yapıtlarından biri olan AKM opera orkestra bale tiyatro binasını yıkarken söyleyecek birşey yok. Demek ki sanatın okulunda akademisinde okumuş olmak da sanat kültür görmeye yetmiyor.

Süleymaniye’yi yapan Mimar Sinan’ı ve Atatürk Kültür Merkezi’ni yapan Mimar Hayati Tabanlıo
ğlu’nu yıktığıyla değil yaptığıyla anıyoruz, ne büyük onur!

AKM’nin teknik özelliklerini hakkıyla ancak operanın teknik ustaları anlatabilir, sayfalara sı
ğmaz. Bu düzeyde bir binanın dünyada sadece iki benzeri var, ve bu kadar da iyi değiller aslında.

Yıkılan Yirminci Yüzyıl’ın ve Dünya’nın en önemli en de
ğerli sanat, mimari yapıtlarından birisiydi!

Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkımı için tavsiye veren mimarlar, Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkımı için rapor veren mimarlar ve Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkımı için verilmi
ş kararı uygulayan mimarlar, mimar deyince aklıma Pilippo Brunelleschi, Leon Battista Alberti, Leonardo da Vinci, Mimar Sinan gibi mimarlar geliyor. Onlara bakınca anlıyorum ki bir mimar hem bilim adamı, hem sanat tarihçisi, hem tarihçi, hem estetikçi, hem fizikçi, hem matematikçi gibi disiplinler arası formasyona sahip birisidir ve en başta bir mimar bir sanatçı olan birisidir. Acaba Pilippo Brunelleschi, Leon Battista Alberti, Leonardo da Vinci, Mimar Sinan gibi birisi yine onlar gibi çok büyük bir mimar olan Hayati Tabanlıoğlu’nun bir büyük opera konstrüksiyonu olan Atatürk Kültür Merkezi için danışman olarak yıkım tavsiye ederler miydi! Atatürk Kültür Merkezi‘nin yıkımı için rapor verirler miydi? Atatürk Kültür Merkezi‘nin yıkımı için karar verirler miydi? Atatürk Kültür Merkezi‘nin yıkımını uygularlar mıydı? Mimar kültür ve sanat almış birisidir, yapmazlardı, Hayır! AKM’yi yıktırmazlardı.  Mimar Sinan böylesi bir kültür sanat yıkımına karşı çıkardı, en başta başka ustaya saygı duyduğu için, çünkü saygı gösteren saygı görür, bunu bilir ustalar. Mimar Sinan Kanuni’nin bütün aceleci ısrarlarına değil zeminin oturma zamanına bakardı, padişah O’na danışırdı, çünkü bilirdi bilim ve sanat Sinan’dan sorulurdu. Sinan mimardı! Bir tek kopyası bile olmayan bir Savaş ve Barış romanının ilk ek yazmasını yakmaya benziyor AKM’yi yıkmak.

Büyük Mimar Sinan’ı da AKM’nin muhte
şem mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nu da yıktığıyla değil yaptığıyla anıyoruz, ne büyük onur!

 

     

AKM Büyük Salon Sahne Sofiti görünümü

AKM Büyük Salon Sahneden Salon görünümü

AKM Bir Konser

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019