Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 51 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ulaş Başar Gezgin
 
 
Yayımlanan Sayı :

Yanlış Etiketli Bir Opera Ya Da Xerxes (serse) Üzerine - 23.06.2006





Xerxes, Antik Pers Kralı olduğundan, bir İran operasıyla karşılaşmayı umdum. Gerçi öykü basitti: Xerxes, kardeşinin sevgilisine aşık oluyordu, sonunda amacına ulaşamıyordu. Ama Handel’in “Xerxes” adlı operası, beni yerel metinleri yerel metin yapan şeyleri sorgulamaya itti. Önce bu konuyu ele alacağız, daha sonra yumuşak bir geçiş olarak, operanın bir tür olarak niteliğinden ‘Xerxes’e geçeceğiz:

Bir metni yerel metin yapan şeyler neler olabilir? Bu soruyu, Afrikalı-Amerikalı şiiri ve Zenci ilahileri bağlamında daha önce de sormuştum. Sanatları üçü ayırmak, iyi bir başlangıç olacak: Görsel, işitsel ve sözel sanatlar. ‘Görsel sanatlar’la, tahmin edildiği üzere, fotoğraf, resim, sinema vd. Sanatları imliyoruz. ‘İşitsel sanatlar’dan müziği anlıyoruz. ‘Sözel sanatlar’la yazınsal çalışmalara gönderme yapıyoruz. Sonuncuya yoğunlaşırsak; bir şiiri yerel şiir yapan dört özellik var:

1.Özel isimler: Şiirde, diyelim Yuri’den, Puşkin Meydanı’ndan bahsediliyorsa, “bu, bir Rus şiiridir” diyebiliriz.

2. Dil: Şiirin yazıldığı dil, bizi belli bir kültüre yönlendirebilir. Çince yazılmış bir şiir için, “Çin şiiridir” diyebiliriz. Bir topluluğun ayrı bir dili yoksa, şive de aynı işlevi görebilir.

3.İzlekler: Kimi izlekler (tema) belli budunsal (etnik) topluluklara özgü olabilir. Örneğin, 19. yüzyıl Afrikalı-Amerikalı şiiri, kölelik düzenini, hak arayışını vb. temel izlekler olarak alır.

4.Ses öğeleri: Birtakım ölçüler ve uyak yapıları vardır ki bunlar belli bir ulusa özgüdür. Örneğin, “şairi” ölçüsüyle yazılmış bir şiir görürsek, “bu, Gürcü şiiridir” diyebiliriz.

İşitsel sanatlara bakarsak, bu dizelgeye bir ek yapmamız gerekir: Aslında bu, yukarıdaki dördüncü noktanın işitsel sanatlara uyarlanmış halidir:

4a.Müzik öğeleri: Kaç kaçlık ölçüler kullanılıyor? Hangi gamlar? Hangi diziler? Bu sorular, ayırtedici yanıtlar sunabilir. Örneğin, Grek müziği denildiğinde, bu soruların belirli yanıtları vardır. Her bir kültür müziksel olanaklar evreninin küçük bir bölümünü kullanıyor.

Görsel sanatlar için, yeni bir başlık atmalıyız:

5.Fiziksel nitelikler: Oyuncuların giyim tarzları, saç biçimleri, makyajları; dekor.

Opera, bu üç tür sanatın en mükemmel kesişimi olarak kabul edilmelidir. Bu yüce tür, üçünün kesişimi ise üçünün de yerellik ölçütlerini karşılıyor olmalı. O zaman, madem elimizde şimdi beş parçalı bir çerçeve var, ‘Xerxes’ye dönelim: Baştan söyleyeyim; ‘Xerxes’ operası, bu beş ölçütün birini bile karşılayamıyor:

Özel isimlere bakıyoruz, İtalyan isimleri: Romilda, Elviro, Amastris. İran’la hiç bir ilişkileri yok.

Dil, zaten zor karşılanabilir bir kıstas. Bunun karşılanması için, operanın Farsça temsil edilmesi gerekirdi. Bu da, biraz uçmak olur. Yine de, İngilizce’nin operaya hiç mi hiç uymadığını bir kez daha gördüm. İngilizce şiir de yazılmıyor. İtalyanca gibisi var mı…

İzlekler düşünüldüğünde, en azından savaşlar ele alınabilirdi. Persler, Kuzey’de Gürcüler’le, Doğu’da Hintliler’le, Güney’de Araplar ve Batı’da Helen uluslarıyla yüzyıllarca savaştı. Ne yazık ki savaşlara hiç değinilmemiş. Binbirgece Masalları’ndan yararlansalardı, Doğulu bir opera çıkacaktı ortaya.

Müzik öğelerine gelirsek, klasik bir Batı operası: Klavsen, keman ve flüt ağırlıklı bir çalışma. Persler’in hiç mi çalgısı yoktu? Diyelim ki yoktu, İran’a keman ve flüt ne zaman girdi? İlk perdede, sahnede, çalgıcılar, keman ve flüt çalıyor.

Fiziksel nitelikler, bu beşlinin en kötüsü idi. Ama bu, yapımcıların suçu sayılmalı. Oyuncuların hepsi, Batılı kıyafetler içinde. Uşaklar kravat takıyor(!) Dekor, rezalet. İlk perdede neredeyse hiç bir şey yok. İkinci perdede beş-on kaktüs taşıyorlar birara. Bir sefer de iki-üç sütun indirdiler yukarıdan. Bir de minyatür köprü vardı. Üçüncü perdede, dört tane büst vardı. Tüm opera boyunca, arkada bir de harabe resimleri duruyordu. Bilimiyorum, İngiltere’de ekonomik kriz mi vardı…

Beş noktada başarısız olduğu görülüyor. O zaman insan sormadan edemiyor: Neden ‘Xerxes’ koymuşlar ismini? Piyasa kaygısıyla mı? Çok izlensin diye mi? Ama o zaman bir not: Batı, Doğu’ya zaten aç. Doğu’nun gerçek anlamıyla sergilendiği bir operayı daha çok Batılı izlerdi.

Neyse ki opera tarihinde başarılı örnekler var: ‘Die Walküre’ (Wagner), ‘Carmen’ (Bizet), ‘Attila’ (Verdi), ‘Prens İgor’ (Borodin). Bunlar hep ulusal öğeler taşırlar. Karşılaşıldığında anlaşılır ki, Wagner, Cermenler’i; Bizet, İspanya Çingeneleri’ni; Verdi, Batı Hunlar’ı; Borodin, Ruslar’ı ve Rusya’nın güneyindeki Türk topluluklarını işler.

Şimdi de ‘Xerxes’de resmedilen toplumsal kategorilere göz atalım:

Sınıf: Yapıttaki tüm kişiler, ya saray ileri geleni ve asker ya da uşaktır.

Yaş: Kişilikler arasında büyük yaş farkları yok. Genelde orta yaş.

Ulus: Hepsi İngiliz (!)

Cinsiyet: Yaklaşık olarak yarı yarıya.

Yapıtta, göze çarpan bir diğer özellik de şu:

Kral Xerxes’nin ve kardeşi Arsamene’nin partisyonları, hadımlar için yazılmış. Bu, Ortaçağ Avrupası’nda yaygın bir uygulamaydı, erkek sanatçılar genelde küçükken hadım edilirlerdi. Böylece, sesleri ergenlikle birlikte kalınlaşmazdı ve kadınlardan daha kaliteli kadın sesleri üretirlerdi. O kadar tiz tonlara sahip erkek sanatçılar yani kontr-tenorlar bulmak, bu devirde zor. Bu yüzden, Kral’ı bir kadın oynuyor. Durumu bilmeyen bir izleyici/dinleyici, bu kişiliği lezbiyen sanabilirdi.

Sonuç olarak, yanlış isimle vaftiz edilmiş bir yapıt bu. Yerel bir opera olmaktan bir hayli uzak. Keşke tarih başka türlü işlemiş olsaydı da, şimdi Hintli, Japon, Çinli müzik dehaları, bir İngiliz operası yazmış olsalardı. Şimdiki durum tam tersi de, onun için söyledim.


Kaynak: http://www.ekolojikpolitika.org


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020