Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1537

Fazıl Say'a açık çağrı - 29.04.2013





Sevgili Fazıl, sahip olduğun muazzam kitle desteğini ve üstün sanatçı gücünü camiamızın çözüm bekleyen sorunlarını gündeme getirmek için de seferber et.


Klasik müzik camiamız ‘toplumsal muhalefet’ alanında oldum olası zayıf kalmı
ştır. Tepkiler kapalı kapılar ardında edilen şikâyetler ve ahlanıp vahlanmaların ötesine geçmez. Geleceğini ilgilendiren hiçbir olayda klasik müzik profesyonellerini sokağa çıkıp haklarını yüksek sesle talep ederken göremezsiniz. Kerli ferli bir üyesi çıkıp da camiasının düşüncelerini belagatle dile getirmez. Sanatın diğer alanlarıyla uğraşanların sergiledikleri toplumsal tavırların yanında bu çok sırıtan tepkisizlik birkaç nedene bağlanabilir.


Öncelikle, bu alanda devlet hâlâ yegâne i
şverendir. Özel teşebbüsün varlığı her geçen gün artsa da müzik insanları gelecek endişesinden dolayı ‘memur sanatçı’ konumundan kopamaz. Memur, aynı zamanda işvereni olan devletine nasıl başkaldırsın, hele sendikal haklarından yoksunsa? Sivil toplum kuruluşlarını da hiç aramayın bu camiada. Varlığını sürdürebilen birkaçı seslerini yükseltmekten acizdir. Halbuki bu insanların, son 10 yıl içinde başlarına gelmiş olan ve bundan sonra da gelmesi muhtemel gözüken olumsuz gelişmelere karşı (AKM’nin belirsiz geleceği, operalar ve orkestraların tepesinde sallanan ‘özelleştirme kılıcı’, kadro sorunu, hiçbir altyapı yatırımının yapılmaması, üniversite orkestralarının kapanması, TRT’nin durumu gibi), içinde bulundukları konuma rağmen, toplu çapta yüksek perdeden tepki göstermesi beklenir öyle değil mi?


Ama nerde... Fazıl Say’ın varlı
ğını, bu manzarayı değiştirmeye muktedir olması bakımından da çok önemsiyorum. Fazıl, arkasında hiçbir siyasal-parasal gücün desteği olmadan, dişiyle tırnağıyla kazıyarak bugünkü konumuna ulaştı. O şimdi, ünü Avrupa’dan Japonya’ya uzanan bir küresel klasik müzik yıldızı. Asırlarca yaşlı klasik müziğe taze nefes üfleyen, heyecan verici ve her an yeni sürprizlere açık icraların altına imza atan bir dâhi olarak alkışlanıyor. Özellikle, Orta ve Batı Avrupa ülkelerindeki, benim de çok kez şahit olduğum şöhreti, daha önce hiçbir sanatçımızın ulaşamadığı seviyede. Sadece piyanistliğiyle değil, artık besteciliğiyle de dünya gündeminde Fazıl. Her ay yeni siparişler alıp bunları insanüstü bir gayretle tamamlayıp çaldırıyor. Kalemi de babasınınki gibi güçlüdür Fazıl’ın; sanat-toplum ilişkileri üzerine yıllardır kafa yorduğu yazılarını kitaplarında toplar. Anadolu’da verdiği konserlerin ise anında bir toplumsal olaya dönüşğünün artık herkes farkında. Onun ne kadar değerli bir sanat adamı olduğunu bilenler olarak aldığı cezadan dolayı üzüntü yaşadık ve utandık. Cezanın haksızlığı üzerine çok şey yazıldı.


Fazıl bu ülkenin ne kadar ya
şamsal bir düşünce-ifade hürriyeti sorunu olduğunu bir kez daha gündeme getirmiş oldu davasıyla. Ama artık ileriye bakma zamanı. Fazıl bundan sonra belki daha ihtiyatlı davranmak ihtiyacı hissedecektir ama ben ona bir dostu ve içinden çıktığı camianın üyesi olarak samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sevgili Fazıl, enerjini, iliklerine işlemiş muhalefet ruhunu, sahip olduğun muazzam kitle desteğini, küresel sanat elçisi-kanaat önderi olma konumunu ve üstün sanatçı gücünü gel biraz da camiamızın çözüm bekleyen sorunlarını gündeme getirmek uğruna harca. Kendi ülkelerinde senin burada olduğun kadar söz sahibi olmayan nice Batılı meslektaşın, sanatlarını icra etmenin yanında dernekler, vakıflar kurup toplumları ve camiaları için de çalışıyor. Sen de aynısını yapabilirsin. Sanatın ve sanat kurumlarının bu ülkede budanmaya, yaşam sularının kesilmeye çalışıldığı günümüzde, bir sanat önderi olarak başını çekeceğin kolektif çabaların bu türden niyetlerin önüne ciddi bir set çekeceğine inanıyorum.


Ba
şına gelecekleri kurbanlık koyun misali çaresizce bekleyen klasik müzik dünyamızın senin gibi etkili bir müzik adamının varlığına her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Yeter ki konser salonları kapanmasın, orkestralar-operalar özel sektörün veya belediyelerin insafına terk edilmesin, konservatuvar mezunları işsiz kalmasın, radyo-TV’den klasik müzik kaldırılmasın, sanatçılar üvey evlat muamelesi görmesinler...

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020