Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 47 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1521

2013'ün iki kutbu: Verdi ve Wagner - 07.01.2013





Verdi ve Wagner ile yatıp kalkacağımız 2013 yılında, 19'uncu yüzyıl operasının bu iki kutbunu doğum yıldönümlerinde anacağız.

 

Biz bu satırları okuduğunuz sırada 2013'ün, nam-ı diğer `Verdi ve Wagner Yılı'nın ilk saatlerini yaşıyor olacağız. Klasik müzikle uğraşanlar, iç,inde bulunulan yılı bestecilerle özdeş kılarak adlandırmaktan hoşlanır. Müzik tarihinde derin izler bırakmış bestecilerin doğum veya ölüm yıldönümlerinde anılmalarından kaynaklanır elbette bu adlandırma. Endüstri de yararlanır bu vesileden; o bestecilerin yıl iç,inde tema olarak seç,ildiği konser-kayıt-festival sayısı artar, kasalar dolar. Neredeyse tamamen Verdi ve Wagner ile yatıp kalkacağımız 2013 yılında, 19'uncu yüzyıl operasının iki kutbu Giuseppe Verdi (1813-1901) ve Richard Wagner'i (1813-1883) 200'uencue doğum yıldönümlerinde anacağız. Verdi ve Wagner birbirine taban tabana zıt iki kişilik ve iki üslup; biri İtalya'dan, diğeri Almanya'dan çıkıp tüm bir 19'uncu yüzyıl müziğini ve opera sanatını derinden etkilemeyi başarmış iki simge figür. Dehasının yüceliği apaçık olmasına rağmen kendisini, `gelmiş geçmiş bestecilerin içinde en donanımsızı' sayacak kadar mütevazı olan Verdi bir yana; söylemleri ve davranışlarıyla kendini beğenmişliğin, megalomanının, bencilliğin şahikası sayılan Wagner bir yana.

Ama öyle akıl almaz bir yaratıcı ki Wagner, sorunlu ki
şiliğinden yana dertli olanlar bile onun müzikteki devrimciliği ve müzikli dramlarının azameti karşısında saygı duruşunda bulunmaktan geri duramazlar. Soytarıların, `yüksek fahişelerin', Çingenelerin olduğu kadar komutanların, kralların melodramlarını da sahneye kusursuz biç,imde aktaran Verdi'nin, ömrünü ondan çok farklı bir felsefi düşünüşe ve ses dünyasını sahneye yansıtmakla geçiren Wagner'in yapıtlarından hazzetmemekle birlikte dehasına saygı duyduğunu, ölümüne üzüldüğünü ama Wagner'in Verdi'yi yaşamı boyunca hiç ciddiye almadığını iyi biliyoruz. Amerikalı müzik eleştirmeni Alex Ross, bloğunda yıldönümünden hareketle, Wagner'in devasa Ring (Yüzük) dörtlemesi 2013 yılında nerelerde sahnelenecek diye araştırdığında karşısına 20 ayrı opera kurumunun 41 prodüksiyonu çıkmış. Aralarında Paris, Viyana gibi büyük merkezler de var, Halle ve Darmstadt gibi küçük olanlar da. Ring'i sahnelemenin ne büyük bir bütçe gerektirdiğini bilenler için etkileyici bir rakam. Türkiye'de ise bu yıl hiçbir Wagner operasının izleyiciye sunulmayacağını üzülerek bildireyim. Verdi'nin ise her zaman sahnelenen bir-iki klasiği yeniden sunulacak, o kadar. Yine bu yıl 500'üncü ölüm yıldönümünde anacağımız Venosa Prensi Carlo Gesualdo'nun da (1566-1613) arada kaynayıp gitmesine gönül razı olmaz. Müzik tarihinin bu en sıra dışı kişiliği lavtacı, besteci ve aynı zamanda acımasız bir katildi! Napoli'de, 16 Ekim 1590 tarihinde, korkunç, bir cinayet işleyen Gesualdo kendisini aldattığını öğrendiği karısını, sevgilisini ve bir söylentiye göre küçük oğlunu öldürüp kayıplara karışştı. 23 yıl sonraki ölümüne değin, etkisi yüzyıllar boyu sürmüş, müzik dili bakımından zamanının çok ötesinde olan, aşk-ölüm-ıstırap temalı madrigaller bestelemişti. Onu da bu yıl konserler, kayıtlar ve yazılarla anacağız.

Kocabıyık'ın mirası

Geçenlerde aramızdan ayrılan i
şadamı Asım Kocabıyık'ın ardında bıraktığı kültürel ve sanatsal miras o kadar görkemli ki... Rahmetli Asım Bey'in yönlendirmesi veya oluruyla klasik müzik yaşamımıza katılan zenginlikleri bugüne dek pek çok platformda işledim. Borusan'ın merkezinde olduğu sanat etkinliklerine katıldıkça, üzerlerine yazdıkça, tanışş kadar olduğum ve bu ülkenin sanat yaşamına yaptığı hizmetlerden dolayı daima minnet duyduğum insanların başında geliyordu Asım Bey. Ne mutlu ona ki, mirası şimdi emin ellerde ve daha da zenginleşiyor. Nur iç,inde yatsın...

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020