Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 61 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1382

Karşıyaka'da senfoni tedirginliği - 14.02.2012





Türkiye’de klasik müzik icrası alanında özel sektörün son 10-15 yıl içinde üstlendiği rolün önemi kaçınılmaz. Yakın dönemin tüm hükümetlerinin üvey evlat muamelesi yaptığı klasik müzik, çağdaş resim-heykel gibi sanatlar, ülkenin önde gelen özel sektör firmalarının bütçelerinden ayırdıkları fonlar sayesinde özellikle büyük şehirlerimizde kendilerine yeni yaşam alanları buluyor. Hükümetlerin bu alanda yarattığı boşluğu görüp klasik müzik sanatına soluk kazandıracak projeler geliştirenler sadece özel sektörle sınırlı değil.

İstanbul ve yakın dönemde İzmir’in yerel yönetimleri de beldelerine konser/opera salonları, senfonik topluluklar kazandırmak konusunda çok atak davranıyorlar.
Bahsetti
ğim belediyelerin ezici çoğunluğunun CHP’li olması şaşırtıcı değil. AKP’li belediyeler arasında sadece Beyoğlu Belediyesi, Donizetti Klasik Müzik Ödülleri ve İstanbul Müzik Festivali gibi faaliyetler üzerinden klasik müzik alanına ilgi gösteriyor. İzmir’in ‘Batılı’ yüzünün bugüne kadar her ne hikmetse yeterince yansımadığı, şehrin klasik müzik yaşamı ise son yıllarda yerel yönetimleri sayesinde müthiş bir ivme yakaladı. Temellerini rahmetli Ahmet Priştina’nın attığı Türkiye’nin halen en iyi akustiğe sahip konser salonununu bünyesinde barındıran olmasıyla öne çıkan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, kentteki diğer yerel yönetimleri de şehre yeni konser salonları ve senfonik topluluklar kazandırmak yolunda harekete geçirdi.

İzmir’in Karşıyaka’sı şu sıralar, kentin kültür-sanat duyarlılığı yüksek yerel yönetimlerinden birine sahip. Belediye Başkanı Cevat Durak’ın kurduğu Karşıyaka Filarmoni Orkestrası geçen günlerde ilk konserini ilçenin yeni opera ve tiyatro sahnesinde verdi. Bu ilk konseri izleyenler arasındaydım.

İstanbul’un iki yakası arasındaki ‘karşı’ söylemi ve bunun kültür-sanat alanındaki yansıması İzmir’de de yaşanıyor. İstanbul’un ‘karşı’ yakası olan Anadolu yakası konser salonları, resim galerileri yönünden gelişkin değildir; İzmir’in Karşıyaka’sı da öyle. Ama Başkan Durak ilçenin bu makûs talihini değiştirmeye kararlı. Halen ikinci döneminde ve ilçeye bu süre zarfında tam 7 çok amaçlı salon kazandırmış. Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi ise ilçede bu amaçla açılan en iddialı salon.

Apartmanların arasına sıkı
şıp kalmış konumuyla semtlilerin önce yadırgadığı ama özellikle yöneticiler Serdar Ongurlar ve Fatma Tezcan’ın üstün gayretleriyle, dağıtılan ücretsiz biletlerin de etkisiyle kısa sürede ısındığı yaklaşık 700 kişilik bu mekân, Karşıyaka Filarmoni Orkestrası’nın ilk konserinde tıklım tıklım doluydu. Yaş ortalaması hayli yüksek Karşıyakalı izleyiciler keman sanatçımız Suna Kan’ın solist olduğu, Gürer Aykal yönetimindeki konseri ilgiyle takip etti.

Gürer Aykal’ın sanat yönetmeni oldu
ğu ve üyelerini tek tek eliyle seçtiği orkestra ilk konserine çok iyi hazırlanmıştı. İzmirli müzisyenler Aykal’ı, orkestra elemanlarını İzmir’den değil de yurdun farklı illerinden seçip getirttiği için sosyal medyada sıkıca eleştirmişti. Orkestra kamu kaynaklarınca finanse edilince bu tip söylemlerin çıkması kaçınılmaz. Ama ben Aykal’ı bu seçiminde haklı bulanlardanım. O kalibredeki bir şefe orkestra kurarken sadece yerel kaynaklardan yararlanması şartı konulamaz. Aykal elinin uzanabildiği her coğrafyadan müzisyen devşirip onları İzmir’de toplama hakkına sahip olabilmeli. İlk konserde ulaşılan yüksek sanatsal seviye de tutulan bu yolun isabetli olduğunun kanıtıydı.

Üzücü haberi ise sona sakladım. Geçenlerde Fazıl Say, Facebook profiline
şu satırları yazdı: “Bu yıl Gürer Aykal önderliğinde kurulması planlanan Karşıyaka Orkestrası kurulamadı. Dolayısıyla Mart ayında planlanan konserimiz ertelendi. Bahar aylarında bu durumda İzmir Saygun’da bir konser vermek isterim.”

Mesajı görür görmez, orkestranın kurulu
şunda büyük emeği olan Serdar Ongurlar’a sordum. Aldığım yanıt, Fazıl’ın mesajını teyit ediyordu. Sezon konserleri ve orkestra için kadroların açılması bir başka bahara kalmıştı. Son dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik, aralarında belediyenin düzenlediği konserlerin de konu olduğu suçlamalar ve açılan davalar Başkan Cevat Durak’ı yıldırmış veya en azından belediye kaynaklarıyla konser salonu-filarmoni orkestrası kurma-işletme konusunda elini ağırlaştırmış olmalı. Yazık oldu. Olan sadece Karşıyaka Filarmoni’ye değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin güzel projesi İzmir Gençlik Senfoni’ye de oldu; bir konser verdikten sonra dağıldılar. Korkarım, bu böyle devam ederse, Karşıyaka Belediyesi’nin projelerini çizdirdiği ve inşaatı için gün saydığı büyük Operaevi projesi de güme gidecek. Sıra, klasik müzik alanına yaptıkları yatırımlarla beldelerinde büyük bir eksiği kapatan Kadıköy, Beşiktaş gibi CHP’li belediyelere de gelecek mi acaba?  

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020