Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 33 müzisyen gazete okuyor
 
 
Cemil Koz
 
 
Yayımlanan Sayı : 1359

Arabeskin emekçisi: Azer Bülbül - 12.01.2012





Yokluk görmüş her ‘ünsüz ünlü’nün ölümünden sonra, onların gerçek adlarının mutlaka manşete yazıldığı ve sefil hikâyelerinin afili cümlelerle anlatıldığı yazılar, bir tespihin taşları gibi sıraya dizilir. Merkezi ısıtma sistemli evimizin rahat koltuklarında aklımıza bile gelmeyen isimler, bir bakmışız ki ‘su testisi’ gibi ansızın ortadan ikiye kırılır. Testiyi dillerine pelesenk eden tuzu kurular, hiçbir zaman sormazlar onun ‘niçin’ suya gittiğini? Sorgulamazlar su testisinin ‘neden’ illa ki de su yolunda kırıldığını. Belki de sorular yanlış

Sanırım esas cevabını bulmamız gereken
şey, bu yolların ‘nasıl’ tanımlanıp da bize kabul ettirildiğidir?

Unutmayalım: Müslüm Gürses, kapitalizmin en mühim simgelerinden Coca-Cola’nın reklam yüzüydü geçti
ğimiz yıllarda. Akbank’ı saymıyorum bile. Orhan Baba ise ‘pop star’ yarışmalarında tüm heybeti ve bilgisiyle arz-ı endam ediyordu. Arabeskin kendi hiyerarşisinde tepede konumlanmış bu iki değerli simge, sistem ile bir şekilde barışş ve iç içe girmişti. Talihin kaderine inat.

O ÇARK
İÇİN KÜLFETTİ
Bu küresel dünyanın nimetlerinden yararlanamayanlar da vardı arabesk dünyasında. Azer Bülbül, böyle biriydi i
şte. Külfetti çark için. Hoş, çarkların dişlilerinden biri olmayı arzulamıyor da değildi hani; fakat fazla ‘sorun’luydu. Bir dönem yıldızı parlamıştı, ama kısa süreliğine harlayan şöhretini yakalayıp ardı sıra gidemedi. Sıkıntıları/tercihleri yüzünden.

Sistem arada sırada ba
ğırsaklarını temizler. Söz konusu temizlikte dışarı atıldı Azer Bülbül. Normal değildi düzene göre. Uyuşturucu aldı, hapis cezasına çarptırıldı, uzun süre tedavi gördü, ekranlardan kayboldu gitti. Zira kötü örnek teşkil ediyordu Türkiye halkı için.

YETER K
İ BİZDEN IRAK OLSUNLAR
Renkli ı
şıklardan men edilmesine rağmen Esenler’de bir delikanlı onu hâlâ dinlemeye devam etti. Gittikçe şehrin çeperlerine sürülenler, bir de Müslüm Baba’nın kendilerine sırt çevirdiğini görünce çareyi Hakan Taşıyan’da, Azer Bülbül’de buldu. Herkes hâlinden memnun gibiydi. Üç kuruşa gözden uzak yaşayanlar, umurumuzda bile değildi. Yeter ki bizden ırak olsunlardı. Dertleri varmış kime ne? Allah korusun jiletle kollarını doğrayanlar, yarın bir gün plazamızın önünde karşımıza çıkıp bizden bir şeyler isteyebilirler. Ne gerek var belaya yakın olmaya!

‘Ben kendime gurbet oldum’ diyen Bülbül, en fazla iki üç gazete yazısında daha misafir edilir; sonrasında unutulur gider. Arka sokakların zifiri karanlı
ğında başı belaya girenler ise onun sesinden ‘Huma Kuşu’ türküsünü dinlemeye devam eder çileyle.


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020