Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nihal Yazgın
 
 
Yayımlanan Sayı : 1354

Zaman tünelinde rock seyahati - 05.01.2012





2012'de, hangi albümlerin zafer yılını kutlayacağız? Nasıl bir dünyaya gözlerini açtılar, ne dediler, neyi değiştirdiler? Zaman tünelinde, onar yıllık dönemeçlerle geçmişe doğru bir rock seyahati:

40 YIL ÖNCE (1972)
The Rise and Fall of Ziggy Stardust and the Spiders From Mars - David Bowie

Rock müzi
ği tiyatroyla buluştuysa, David Bowie sayesindedir. Bowie, gezegeni kurtarmaya talip hayali bir orkestranın (Ziggy Stardust ve Merihli Örümcekler) yükselişi ve düşüşünü, gümbürtülü bir Brecht kabaresi gibi sahnelerken, rock’a yeni bir avatar armağan etti. Meşin ceketli asi gencin tanıdık çehresi gitmiş, yerine androjen bir seks bombası gelmişti. Ziggy sağ olsun, toplumsal cinsiyet kodları artık yeni bir tarife muhtaçtı. Rimeller, fondötenler, rujlar sürünmüş, apartman topuklu çizmeler giymiş, diken diken kızıl saçları omuzlarına dökülmüş bu donuk bakışlı cılız adama aşk besleyen gençler, yedi-sekiz yıl önce Beatles’ı duyunca histerik çığlıklar koparan kuşağın küçük kardeşleriydi. Bowie her devirde yeni bir personayla, değişe değişe bugüne varırken, ışıltılı glam-rock yıllarının muhasebesini yapmak 1998 tarihli Todd Haynes filmi ‘Velvet Goldmine’a düştü.

O esnada ba
şka neler oldu? Çin, SSCB ile dalaşırken, ABD ile yakınlaştı. Filistinli komandolar İsrailli sporcuları rehin alınca Münih Yaz Olimpiyatları kana bulandı. 1971 muhtırası sonrası Türkiye, partilerüstü hükümetlerle yönetilirken, Mahir Çayan’lar öldürüldü, Deniz Gezmiş’ler asıldı. John Berger’ın ‘G’, Italo Calvino’nun ‘Görünmez Kentler’i, Oğuz Atay’ın ‘Tutunamayanlar’ı okurla buluştu. Neil Young ‘Harvest’ı, Jethro Tull ‘Thick As A Brick’i, Rolling Stones ‘Exile on Main St.’i yayımladı. Yılın filmleri ‘Baba’ ve ‘Kabare’ydi. Jimmy Cliff’li ‘The Harder They Come’, reggae müziğinin ilk kartopuydu.

30 YIL ÖNCE (1982)
Nebraska - Bruce Springsteen

Bruce Springsteen’in kalemini kana batırıp yazdı
ğı bir ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ albümü! Çıplak, çiğ ve tüyler ürpertici. Evin yatak odasında gitar ve mızıka eşliğinde kaydedilen ‘Nebraska’, bir yandan Woody Guthrie, Robert Johnson gibi folk ve blues abidelerine yakın dururken, aynı anda Suicide’ın 1977 tarihli ilk albümüne, yani bir avangard new-wave klasiğine göz kırpmayı beceriyordu. Karanlık bir sinema salonunda, sert ve derinden, iki film birden: Biri Terrence Malick’ten ‘Badlands’ (Springsteen bu filmden çok etkilenmişti), diğeri Sean Penn’den ‘The Indian Runner’ (Penn bu filmi ‘Nebraska’nın etkisiyle çekmişti). Birer peri masalı gibi ‘başarı öyküleri’nin anlatıldığı Reagan yıllarında, gözden çıkarılan, yok sayılan sıradan insanlar adına söz alıyordu Springsteen. Aile şefkati, köksüzlük, suçluluk, kayıp umutlar ve yoksunluk hissi hakkında 10 şarkıdan oluşan ‘Nebraska’yı, Time dergisi, Amerika’nın kalbine vurulan neştere benzetmiş, ‘bir bypass ameliyatı’ olarak nitelemişti. O esnada başka neler oldu? Commodore 64 piyasaya sürüldü. Türkiye’de yeni anayasa oylandı. Orhan Pamuk, ilk romanı ‘Cevdet Bey ve Oğulları’yla gündem yarattı. ‘Yol’, Altın Palmiye’yi Costa Gavras’ın “Kayıp’ıyla paylaştı. ‘E.T.’, ‘Gandhi’ ve Survivor’dan ‘Eye of the Tiger’ın çalındığı ‘Rocky 3’ gişe rekortmenleriydi. Michael Jackson ‘Thriller’ı, The Cure ‘Pornography’yi yayımladı.

50 YIL ÖNCE (1962)
Modern Sounds in Country and Western Music - Ray Charles

1962’de Rolling Stones ilk konserini verdi, Beatles ilk 45’li
ğini yayımladı, Bob Dylan ilk albümünde eski folk ezgileri söyledi. 20 yaş kuşağındaki bu gençler müziğin geleceğini inşa etmeye hazırlanırken, 32 yaşındaki Ray Charles, altın çağını altın değerinde bir albümle kapattı: ‘Modern Sounds in Country and Western Music’ hem bir barış çubuğu hem de bir meydan okumaydı. O güne kadar Elvis Presley gibi beyazlar, siyah müziği canları istediği gibi kesip biçerek kullanıp zirveye oturmuşlardı. Ray Charles tersini yaptı. İlk kez siyahi bir sanatçı, beyazların müziğine el atıyordu. Country-western türküleri söyleyen siyahi kovboy, ortalama Amerikalı için uzaylıdan farksızdı. Ray Charles bir kumar oynadı ve kazandı. Siyah beyaz demeden herkesi ters köşeye yatırdı. Sonunda milyonlarca dinleyici, rhythm & blues’la boyanmış bu modern yorumlara şapka çıkardı. Albüm, Afro-Amerikalıların 60’lı yıllardaki eşit yurttaşlık hakkı mücadelesinin simgelerinden biri haline geldi. O esnada başka neler oldu? Soğuk savaşın en sıcak anları yaşandı, dünya Küba füze kriziyle çalkalandı. Cezayir Fransa’dan, Jamaika Britanya’dan bağımsızlığını kazandı. Türkiye, 1960 darbesi sonrası İnönü başbakanlığında CHP-AP koalisyonuyla yönetiliyordu. Anthony Burgess’ın ‘Otomatik Portakal’, Aldous Huxley’nin ‘Ada’, Orhan Kemal’in ‘Gurbet Kuşları’ romanları yayımlandı. Ahmet Hamdi Tanpınar, ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün basılışından kısa süre sonra hayatını yitirdi. Metin Erksan’ın ‘Yılanların Öcü’ filmi, sansürle boğuşarak gösterime girdi. ‘Arabistanlı Lawrence’ dünyada yılın filmi oldu. Marilyn Monroe intihar etti. Tornados, ‘Telstar’ 45’liğiyle, ABD’nin uzaya fırlattığı ilk iletişim uydusunu selamladı.

20 YIL ÖNCE (1992)
Rage Against The Machine - Rage Against the Machine

Rage Against The Machine’in bu ilk albümüyle birlikte, siyaset The Clash ve U2’dan beri ilk kez böylesine net biçimde popüler rock listelerine sızıyordu. Tesadüfen Clinton’ın ABD ba
şkanı seçildiği hafta yayımlanan albüm, Reagan ve Bush yıllarının birikmiş öfkesini rap ve metal yordamıyla sistemin (makinenin) üstüne kustu. Vietnam’da kendini yakan bir Budist rahibi gösteren 1964 tarihli bir fotoğrafın kullanıldığı kapaktan başlayarak, albümün her bir sözü, her bir notası, dünya gençliğini isyana çağırıyordu. Bağımsız plak şirketleri çıkışlı grunge yelinin püfür püfür estiği o yıl, RATM, geniş kitlelere bir an evvel ulaşmak için doğrudan doğruya büyük bir şirketle anlaşmayı yeğlemişti. Maksat hasıl oldu, grup mesajını milyonlara iletti. Her ne kadar, ırkçılık karşıtı ‘Killing in the Name’ şarkısının ‘and now you do what they told ya’ (sana ne söyleniyorsa onu yapıyorsun) nakaratı Beyoğlu barlarında ‘abi bana bi poğça’ biçiminde tahrifata uğrasa da!

O esnada ba
şka neler oldu? Yugoslavya parçalandı, Bosna savaşında Sırp kuvvetlerinin etnik temizlik harekâtı Müslümanları hedef aldı. Avrupa ülkelerinde ırkçılık hortladı, Mölln’de bir Türk ailenin evi kundaklandı. Türkiye’de Özal cumhurbaşkanıydı, hükümette Demirel başbakanlığında DYP-SHP koalisyonu bulunuyordu. Orhan Pamuk’un ‘Kara Kitap’ı yıl boyu ellerden düşmezken, korsan kitapçılığı da patlattı. ‘Temel İçgüdü’, ‘Ayazda Bir Yürek’, ‘Malcolm X’, ‘Singles’ filmleri ses getirdi. Arrested Development ‘3 Years, 5 Months & 2 Days in the Life’ı, REM ‘Automatic for the People’ı, Manic Street Preachers ‘Generation Terrorists’i ve Khaled ilk beynelmilel albümünü yayımladı.

Alıntıdır.
   

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021