Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Berk Sayan
 
 
Yayımlanan Sayı : 1353

Bir parça Anadolu Pop’un kırk yıl hatırı vardır! - 04.01.2012





80'ler de hem sürgünler hem Almanya'nın yabancı işçi alımının etkisiyle yayımlanan ve ne yazık ki sadece Türkiyeli yurttaşların ilgi duyduğu albümleri saymazsak, Anadolu topraklarında yapılan saykedelik soslu, köklerine bağlı, halk müziğinden beslenen, rock, funk ve türevleriyle harmanlanan çoğu protest, hepsi groovy memleket şaheserlerinin Avrupalı tarafından keşfi doksanların başında sampeling yöntemini kendine düstur edinmiş dj ve hip hop sanatçılarının arşiv, arşiv psikedelik öğeler aramasına ve bizdeki zenginliğe rastlayıp balıklama atlamalarına rastlar. Adına Anadolu Pop, Turkish Funk, Turkish Pschedelia, Anadolu Groove diyebileceğiniz ve şahane bestelerin, icraların yer aldığı, müzikte deneyselliğin hat safhada olduğu bu dönemin ikinci parlaması ise üzerinden kırk yıl geçtiği bu günlere kısmet oldu.

TURKİSH JİMİ HENDRİX: ERKİN KORAY
Geçti
ğimiz eylül ayında Amerikalı plak şirketi Sublime Frequencies Erkin Koray'ın tüm besteleri arasından özellikle kıyıda köşede kalan, bozuk fakat Erkin Baba'nın derin mevzusunu en iyi anlatan parçalardan derledikleri "Meçhul" ü  hem CD hem plak formatında yayınladı. Albümün yayınlanmasının ardından internet üzerinden yayın yapan ve bağımsız müziğin takipçisi Pitchfork albümün bir değerlendirmesini yaptı ve yeri gelince en kralına burun kıvıran dergi Erkin Koray'dan "Turkish Jimi Hendrix" diye bahsetti. Erkin Baba'ya değer biçtirecek değiliz ancak içimiz bir hoş olmadı değil hani.

"Erkin Koray'ın albümü yayınlandı, Pitchfork duyurdu!" şaşkınlığını üstümüzden atamadan bir gol haberi de Ada'dan geldi, İngilizlerin sanatın ve sanatçının dostu, her daim en yenilikçi işi arayan Avant-garde müzik ve sanat dergisi The Wire Magazine, aralık ayında yayınlanacak sayısında Anadolu Pop'un abc'sini anlattığı 8 sayfalık  bir dosya hazırladı. Üstelik dosyayı okurken eşlik edebilecek bir karışık kaset de hazırlamışlar. 70'ler Türkiye’si semalarında mini bir uçuş sağlayan bu kaset de Cem Karaca, Ersen, Selda, Erkin Koray, Moğollar, Bunalımlar, Barış Manço, Edip Akbayram ve 3 Hürel var. Bu karışık kaseti The Wire'ın resmi web sitesinden dinlemek mümkün, tanıtım amacıyla daha aralık ayı gelmeden yayımladılar.

Peki, neden şimdi diye sormadan edemiyor insan. Ya da biz neden bu kadar uzaktık bunca zaman. Önce, neden şimdi ile ilgili bir minik tez atayım ortaya. 2000'lerde yola çıkan ve Avrupa fethinde dünya starı olarak tanıtılan sanatçılarımızdan bir adım önde olduğu aşikâr olan Replikas'ın bunda büyük payı var. Replikas'la birlikte başlayan ve şimdilerde her ay yeni biriyle karşılaşğımız hem buralı komaların sıkça kullanıldığı hem de psychedelic öğelerin yer aldığı albümlerin artması önce bizim sonra dünyadaki müzik severlerin ilgisini Anadolu müziğinin kökenine itti. 70'ler müziği kendi değeriyle var oluyorsa da ara gazını Replikas'ın verdiğini belirtmek de fayda var. Bizde ki aydınlanmanın bir diğer tetikleyicisi ise Anadolu müziğine değer veren DJ'ler. Murat Meriç, Mete Avunduk ve üyesi olduğu Cartel'de 70'ler sample'ları kullanan Kerim Yuzer nam-ı diğer Kâbus Kerim radyo programları, düzenledikleri partiler, hazırladıkları setler olsun türlü türlü mecralardan kulağımıza kırk elli yıl öncesinin gözden kaçan tüm güzelliklerini hatırlatmak için uğraştılar ve başardılar da.

DARBE, HALKI KÜLTÜRÜNE YABANCILAŞTIRIR
Neden bunca zaman uzak kaldı
ğımızın, kültürümüze bu kadar yabancılaşğımızın sebebine gelince; onun cevabı basit. Bir müzik yazarının hipotezinden çok, hepimizin bildiği bir tarihi gerçek. Demokrasi yaşamımızdan, kültürel gelişmemize dek hayatın her alanındaki canlılığı ve gelişmeyi sekteye uğratan bir adım öncekiyle tüm bağımızı kesen 1980 darbesi başta, diğer tüm darbeler. Darbeler bir memleketi demokrasiden ve özgür siyasetten uzaklaştırdığı gibi özgür sanattan da uzaklaştırır ve baskılarla bir halkı ne yazık ki kendi kültürüne yabancı eder. Sanatsal geçmişimizle barıştıkça ve buna mutabık bir şekilde onunla haşır neşir olup tanıdıkça Türkiyeli sanatın geleceğinden bahsedebiliriz. Köklerinden beslenen sanat hızla gelişir, çölde vahadan engin bir denize dönüşür. Az önce bahsettiğim Anadolu Pop sularında Replikas'la açılan ikinci kanal bunun en güzel örneği. Eskisinden yenisine dinleyin, dinletin içinizde yarattığı etkinin farklılığını siz de göreceksiniz.

Dinlemek lazım
»The Wire'ın karışık kaset’i ve Erkin Koray’ın Meçhul’ünün yanına Doublemoon etiketiyle çıkan toğlama ‘Bosphorus Bridges’ güzel gider. Erkut Taçkın'ın Barry White yorumu ‘Sevmek İstiyorum’u egale edersek 10 adet şahsına münhasır enfes şarkı içeriyor. Kaçırmayın derim.

» Mos Def'in Selda Bağcan’dan ‘İnce İnce Bir Kar Yağar’ı alıntıladığı ‘Supermagic’.

» İşin özüne dönmek için Anadolu groove'un atası Ali Ekber Çiçek'ten ‘Haydar Haydar’ ve Neşet Ertaş’tan ‘Niğde Bağları’. 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021