Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Güngör Uras
 
 
Yayımlanan Sayı : 1333

Her işin eleştirmeni var müzikte eleştiri yasak! - 07.12.2011





Türkiye’de her konuda eleştiri yapılıyor. Ama müzikte eleştiri yok. Orkestralar ve sanatçılar sadece övülüyor.

Do
ğuş Holding’in desteği ile her yıl Turgutreis’te gerçekleştirilen Uluslararası Müzik Festivali’nin altıncısında İngiliz Kraliyet Filarmoni orkestrası ile İdil Biret  çaldı. Fazıl Say ve arkadaşları çaldı. Beş bin müziksever orkestrayı, İdil Biret’i, Fazıl Say ve arkadaşlarını ayakta dakikalarca alkışladı. Ben de sıradan bir müziksever olarak orkestrayı, İdil Biret’i, Fazıl Say’ı ve arkadaşlarını çok, hem de çok beğendim.

Konserden sonra gazeteleri açtım. Acaba müzik ele
ştirmenleri orkestrayı ve sanatçıları nasıl değerlendirmişler öğrenmek istedim… Ama tek bir müzik eleştirisi yok. Konser yazılarında kimler konseri izlemiş, izleyenler nasıl alkışlamış sadece bunlardan söz ediliyor.

Borusan Holding’in deste
ği ile Borusan Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say Salzburg’da konser verdi. Ben izlemedim. Ama merakla gazetelerde eleştiri yazısı aradım. Konserle ilgili yazılarda gene konseri kimlerin izlediği, konser öncesi ve sonrası gidilen davetler anlatılıyor, yabancı ve yerli izleyicilerin konseri pek beğendikleri yazıyordu.

Hatasız kul olur mu?

Acaba
şef, sanatçılarla uyumda hata yapmış mı idi? Birinci keman iyi mi idi? Vurmalılar, nefeslilerle uyumu sağladı mı? Fazıl Say daha önceki performanslarına göre nasıldı? Fazıl Say’ın yeni bestesinde inişler çıkışlar dengeli mi idi? Özgün bir beste mi olmuş, yoksa daha önceki duygusal besteleri mi andırıyor? Birilerinin bu konularda değerlendirme yapması gerekiyor.

Ele
ştiri orkestra için, tüm sanatçılar için önemlidir. Salzburg’daki konseri izleyen Meral Tamer yazdı. Konserin ertesi günü Fazıl Say, konserle ilgili eleştiri yazılarını okumak için sabah sabah mahalli gazeteleri satın almış. Kurier, Die Presse Salzburger Nachrichten gazetelerinde eleştiri yazıları yayımlanmış.

İstanbul Müzik Festivalleri Direktörü Dr. Yeşim Gürer Oymak ile görüştüm. Diyor ki, “İstanbul’a festivale katılan orkestraların elemanları sanatçılar her performanstan sonra bize basında ne gibi eleştiriler yayımlandığını soruyorlar. Eleştirilerle ilgili dosya istiyorlar. Ne yazık ki bizim medyamızda bu tür eleştiriler yer alamıyor.”

Sanatçı hiç hata yapmaz mı?

Ele
ştiri, orkestra elemanları, sanatçılar kadar müzikseverler için de önemli. Eleştiri hem sanatçıların yanlışlarının azalmasına imkân verir hem müzikseverleri eğitir.

Bir konuya açıklık getirmekte yarar var. Türkiye’de müzikologlar var, müzi
ğe gönül vermiş olanlar var. Bunlar çok güzel kitaplar hazırlıyor, dergilerde, gazetelerde müzikle ilgili makaleleri yayımlanıyor. Klasik müzik dergisi Andante’de gazetelerde Evin İlyasoğlu’nun Aleksandre Ivanof’un, Serdar Bali’nin, Kemal Küçük’ün müzik yazılarını oluyoruz. Bilgi verici anlatım başka, eleştiri başka. Bir açıklama daha. Eleştiri demek illa da kötülemek, yıkmak, cesaret kırmak demek değildir. İyileri, doğruları, yanlışları, hataları bir arada anlatmaktır.

İyi de tekrar baştaki soruya dönelim: Neden müzik eleştirmeni yok? Türkiye’nin önde gelen müzikoloğu Dr. Filiz Ali ve önde gelen müzik yazarı Evin İlyasoğlu ile konuştum. Anlayabildiğim kadarıyla

1- Gazeteler müzik eleştirilerine yer ayırmıyor. Eleştiri konserden hemen sonra yayımlanmalıdır.
2-  Orkestraya tam ve yarım destek veren gruplar müzik ele
ştirisini, yapılan işi kötülemek olarak değerlendiriyor.
3- Sanatçılarımız çok hassas. Ele
ştiriye tepki gösteriyor.

Ben müzikolog de
ğilim. Müzik severim. Her dinlediğim orkestrayı, sanatçıyı kusursuz, her türlü yanlıştan uzak, mükemmel, Balkanlar’ın ve Avrupa’nın ve hatta dünyanın en iyisi olarak kabul etmeye mecbur olmayı sürdürecek miyim? Bu iş eleştirmensiz olmaz... Olursa da kalite olmaz. Biz (hem sanatçılar hem müzikseverler olarak) kendi kendimizi kandırmayı sürdürürüz.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021