Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 53 müzisyen gazete okuyor
 
 
İlkay Tuna
 
 
Yayımlanan Sayı : 1330

Müzikte 80 Koşullarında Doğan Topluluk: Grup Yorum - 02.12.2011





Türküler müzik ve dilin birleşimidir. Geçmiş ile gelecek arasında bir köprü gibidir. İnsanlara ait mesajları duygu ve düşünceleri dünden bugüne ve yarına taşırlar. Ortak dayanışma duygularının yanında kimlik kazanımında toplumsal bir rol oynarlar. Çünkü aynı zamanda insanlar arasında ortak bir dil gibidir. Bu yüzden dünyanın her yanında insanlar sosyal adaletsizlik, siyasal baskı, savaş ve ayrımcılığa karşı bu dili kullanmışlardır. Sözler yasaklı olsa bile müzik gerçeklik ile özlemler arasında etkin ve kalıcı bir bağ, anlatım aracı olmayı sürdürür. Marks’a göre ilk çağın en büyük düşünürü sayılan Aristo “insanoğlu doğası gereği bir kent yaratığıdır” diyordu. İnsanlar varolduğundan bu yana birarada yaşamaktadır. Bu nedenle birey yerine herşey toplum adına ortaya çıkarılmış, bireyin başarısı üyesi bulunduğu toplumla temsil edilmiştir. Örneğin, Türkiye’de pop müzik batıdaki gibi entelektüel, toplumsal bir tepki, inkar, isyan, hicve dönüşmedi. 1960’lar, 70’lerde arayış içinde olan pop müzik, kentli kültürü temsil etmesine rağmen entelektüel birikimle içiçe geçemeyerek hızlı göç ve lumpenleşmeyle bunun sonucunda bozularak ilkel bir noktaya geldi ve tam tersine politik yanı eksik kaldı. Tabii bunun Türkiye’ye özgü bir sebebi var: 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra apolitize edilmek istenen bireylerin beyinleri tektip müzikle yıkandı. Direnmeye çalışanlar ağır baskılarla karşılaştı.

Bazı topluluk ve sanatçılar bu ko
şullarda ortaya çıktı. Türkiye’de hiç kuşkusuz bu başarının en tipik temsilcisi Grup YORUM oldu: Grup YORUM, 1985 yılında aynı fakülteden 4 arkadaşın biraraya gelmesiyle oluştu. Amatör bir coşku ve profesyonel bir özlemle süren çalışmalar ve ardından gelen konserlerle kadrosu gelişti. Ruhi Su ve Zülfü Livaneli ile başlayan müzikte ulusallaşma çabalarını izleyen Grup YORUM, halk müziğinin özünü yitirmeden ülkemize özgü kültürün oluşmasına yönelik dolayısıyla uluslaşma yolunda üretilmesini amaçladı.

İlk çalışması olan “Sıyrılıp Gelen”, Metin Kahraman, Kemal Kahraman, Tuncay Akdoğan, Gülbahar Uluer, Ayşegül Yordam ve Efkan Şeşen gibi şimdilerde bağımsız çalışan elemanlarla Ekim 1987’de çıktı. Grup YORUM ikinci albümleri “Berivan - Haziran’da Ölmek Zor” u Ekim 1988’de çıkardı. Bu albümde İlkay Akkaya, Efkan Şeşen, Tuncay Akdoğan, Metin-Kemal Kahraman, Kemal Sahir Gürel,Serdar Keskin gibi elemanlar yeraldı. Üçüncü albümleri “Türkülerle” Nisan 1989’da çıktı. Tahomas’ın, Wilheim Shakespeare’in “Bir ulusun türkülerini yapanlar yasalarını yapanlardan daha güçlüdür” sözlerini kanıtlarcasına bu albümde Anadolu halk ezgilerine ve türkülerine yerverildi. Grup YORUM, Eylül 1989’da yayınlanan “Cemo-Gün Gelir” le bugünkü dinleyici profilini yansıtan geniş kitlelere ulaştı. Bu çalışmada Hilmi Yarayıcı’ da gruba katıldı. Grup elemanlarının Mersin Cezaevi’nde tutukluyken yaptığı çalışmalar yansıtıldı. Eylül 1990’da “Gel ki Şafaklar Tutuşsun” adlı albüm çıkarıldı.

Grup YORUM 1991 yılında 2 albüm çalı
şması yaptı. “Yürek Çağrısı” Mayıs 1991’de, “Dünden Yarına-Türküler Susmaz Halaylar Sürer” Aralık 1991’de çıktı. Haziran 1992’deki “Cesaret” Anadolu’nun yöresel renklerine daha çok yerverilen devrimci sanatçı ve toplulukların Grup Özgürlük Türküsü ve Grup Ekin’ in de katkılarıyla gerçekleştirildi. Eylül 1993’te Sivas katliamının külleri soğumamışken yanan 37 devrimci aydının anısına “Hiç Durmadan” adlı albüm çalışması ortaya çıktı. Bu albümde de Nuray Erdem, Taner Tanrıverdi, Kemal Sahir ve Elif Sumru Gürel’den oluşan Grup YORUM elemanları, Koma Berfin, Grup Ekin ve Grup Özgürlük Türküsü’yle çalıştılar. 10. yılda 10.albüm Şubat 1995’te çıkan “İleri” oldu.

Grubun bugünkü elemanları Özcan
Şenver, İrşad Aydın, Hakan Alak, Ufuk Lüker’ in katılımlarıyla ortaya çıktı. Grup YORUM, 1996’da “Geliyoruz” ve 1997’de grup elemanlarının baskı altında tutulduğu ve tutsak edildikleri bir dönemde “Marşlarımız” adlı albümlerini çıkarma başarısı gösterdi. 1998’de ise destanlaşan ölüm oruçlarını işleyen albüm “Boran Fırtınası-Ölüm Orucu Destanı” adıyla gerçekleşti. Albümün satışı yasaklandı. Aynı yıl “Kucaklaşma” adlı enstrümantal çalışma yine bütün çalışmaları gibi “Kalan Müzik” ten çıktı. Grubun 15. yılındaki ilk albümleri açlık grevleri ile ölüm oruçlarının ve cezaevi operasyonlarının yaşandığı süreçte yayınlandı. “Eylül” adlı single çalışmada “Bulutsuzluk Özlemi”nden Nejat Yavaşoğulları’nın vokali de yeraldı. Ölüm oruçlarında kayıplar verilmeye devam ederken 2001 yılında “Feda” adlı albüm çıkarıldı. Albüm daha sonra toplatıldı. Uluslar arası olaylara da duyarsız kalmayan topluluk, ABD’nin Irak’ı işgali üzerine bu duyarlılığı yansıtmak ve dinleyicilerden gelen taleplere suskun kalmamak adına 2003’te yeniden tek şarkılık “Biz Varız” adlı albüm çalışmasını yaptı. Tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz şiir okuyarak katkıda bulundu. “Yürüyüş” Grup YORUM’un son albüm çalışması ve 18. si. Bu albümde de Özcan Şenver ve Grup Ekin’den İhsan Cibelik vokallerde yeralıyor. “Yürüyüş” Grup YORUM’un 2003 yılında çıkan ikinci albümü oldu. Bir şiirinde;

Açlık ordusu yürüyor
Ekme
ğe doymak için
Ete doymak, kitaba doymak
Hürriyete doymak için yürüyor
Yürüyor kıldan ince kılıçtan keskin
Köprüleri geçerek
Yürüyor demir kapıları yırtıp
Duvarları yıkarak
Açlık ordusu yürüyor
Yürüyor ayakları kan içinde
Açlık ordusu yürüyor
Adımları gök gürültüsü
Türküleri ate
şten
Bayra
ğında umut
Umutların umudu bayra
ğında

diyen Nazım Hikmet’ in sözlerini do
ğrularcasına Ortadoğu’daki ateşin ortasında direnen halklara atıfta bulunarak ekmeğe ve adalete doyulacak bir zamana yürüyüşü türkülerle dillendiriliyor.

Ayrıca Grup YORUM, kurulu
şunun 15.yılında eski şarkılarından oluşturulan çift kasetlik albüm çıkardı. Albümde 30 şarkı yeraldı. Topluluk 2003 yılında dünyanın önde gelen muhalif gruplarından “İNTİ İLLİMANİ” ve Grup Moğollar ile birlikte verdiği konserlerle başta İzmir ve Diyarbakır olmak üzere büyük kitlelere ulaştı. İlk kasetinden bugüne çağdaş ve geleneksel enstrümanlarla çok sesli ve akustik müzik ritmine, Gevheri, Dadaloğlu gibi halk ozanlarının türküleriyle halk deyişlerine ve günümüzün şiirlerine yer verdi: Ahmet Telli, Erol Toy, A.Kadir, Hasan Hüseyin, Ahmed Arif, Arkadaş Z.Özger, Ülkü Tamer, Adnan Yücel, İsmail Uyaroğlu, Kemal Özer, İbrahim Karaca, Yılmaz Odabaşı, Ozan Telli gibi şairlerin dizeleri yanısıra, Nazım Hikmet ve Nihat Behram’ın kendi sesinden okudukları şiirleri yer aldı. Anadolu’da yaşayan Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Ermeni, Laz her dilden ve ulustan diğer etnik dil ve müzik rengiyle her kesime seslenmesini bildi. Kendini kanıtlamış ve yer bulmuş topluluk ve sanatçıların da desteğiyle çalışmalar yaptı: Grup Ezginin Günlüğü, Boğaziçi Gösteri Topluluğu Kardeş Türküler, Suavi, Yasemin Göksu, Nazlı Öksüz, Aynur Doğan, Engin Arslan, Savaş Ezgi, Yiğit Tuncay, Menderes Samancılar, Mustafa Karaduman ve Stüdyo Metropol Çalışanları, Hasan Saltık ve Kalan Müzik Orkestrası, Ankara İdilcan Kültür Merkezi, Ayşe Gülen Halk Sahnesi Sanatçıları, Ortaköy İdil Kültür Merkezi, Kültür Sanat Yaşamında Tavır Dergisi, FOSEM Fotoğraf ve Sinema Emekçileri gibi... Grubun üç elemanı; İhsan Cibelik, Muharrem Cengiz ve Ali Aracı hala F tipi cezaevinde tutsak bulunuyor.

mevsimsiz
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020