Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 34 müzisyen gazete okuyor
 
 
Erman Ata Uncu
 
 
Yayımlanan Sayı : 1321

Bizim gibi hisseden çok insan varmış. - 21.11.2011





The Levellers başka herhangi bir grupta kolay kolay gözlenmeyecek bir dinamiğe sahip. Bir lideri ya da tek başına öne çıkan figürü yok. 30 seneden fazla bunu sürdürebilmek nasıl mümkün oldu?
Aslında bizim için baya
ğı kolaydı. Çünkü neyi savunacağımız veya ne için bir arada olduğumuz konusunda hep hemfikirdik. Hepimiz anarşist punk gruplarını dinleyerek büyümüştük ve 1980’lerin sonunda bir araya gelmiştik. Hiçbirimizin de parası yoktu. Toplumdan dışlanmış gibi hissediyorduk. Müziğimize de bunu koyduk. Ve gördük ki böyle hisseden birçok insan varmış. Ve o noktadan devam ediyoruz. Hâlâ aynı şeyleri hissediyoruz. 

İngiliz folk müziğinin bu punk kökenlerinizle kaynaşmasının hikâyesi nedir?
Folk müzisyenlerin çaldı
ğı pub’lara gidiyorduk Brighton’da. Şarkı sözlerine dikkat kesiliyorduk. Punk’tan çok da uzak değil diye düşünmüştük. Çalması da kolaydı. Elinize bir gitar alıp her yerde çalabildiğiniz bir müzik. Bir de bunun eninde sonunda rock’n roll olmadığının da bilincindeydik, biz ise bir rock’n roll grubuyuz. Güzel olan taraflarından biri de bu, değişik, bağımsız olması. 

Şimdi dönüp 1990’lara baktığınızda müzikal açıdan özlem duyuyor musunuz?
Britanya’da 1980’lerden 90’ların ba
şına kadar Margaret Thatcher’ın muhafazakâr yönetimi iktidardaydı. Politik bir sözü olan grupların birçoğu da o dönemde kuruldu. Başarıları da yoğun bir çalışmanın ardından geldi. Aynı şey Bush dönemi Amerikası için de geçerli. Rage Against the Machine’le beraber verdiğimiz ABD konserlerinde fark ettik bunu. 90’ları müzikal açıdan bayağı özlüyorum. Şimdi de çok iyi müzisyenler ve gruplar var. Ama yine de o dönemde yaşamak kesinlikle çok eğlenceliydi. (Gülüyor) 

Kendi plak
şirketiniz, festivaliniz, stüdyonuz, hatta derginiz bile var. Halihazırda var olanlardan bu kadar mı memnuniyetsizsiniz ki tüm bunları kurdunuz?
Biz baya
ğı bağımsızız. Başkalarının bizi kontrol etmesini istemiyoruz. Ayrıca hem kendi aramızda hem de ofiste çalışanlarla daha kolay iletişim kurmak istiyoruz. Bu yüzden de her şeyin aynı yerde olmasını istiyoruz. Bu, işimizi çok daha kolaylaştırıyor. 

Stüdyonuz Metway’den biraz bahseder misiniz? Bir stüdyodan daha çok bir olu
şum gibi çünkü.
Nick Cave, The Cure’dan Robert Smith gibi büyük isimler de, yerel gruplar da geliyor Metway’e. Stüdyolar, prova odaları, hem müzisyenler hem de plastik sanatçılar için mekânlarımız, ofislerimiz var. Tabii bir de bar var. O da çok i
şimize yarıyor. (Gülüyor) 

1997’de
İşçi Partisi, Tony Blair’le iktidara geldiğinde siz de bir konser vermiştiniz. Bugünden o zamana baktığınızda partinin icraatından memnun kaldınız mı?
Yıllarca süren muhafazakâr yönetiminden sonra iktidara geldiklerinde çok heyecanlanmı
ş ve sevinmiştik tabii ki. Ama sonrasında hayal kırıklığı da çok gecikmedi. (Gülüyor)

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021