Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 29 müzisyen gazete okuyor
 
 
Sevin Okyay
 
 
Yayımlanan Sayı : 1315

Kalıcı bir uzaylı - 04.11.2011





Onu en çok arzulanan kadınlar listesine dahil eden AskMen.com, Amanda Seyfried’i uzaylıya benzetiyor. Seksapelini de biraz bu farklılığa bağlıyor: Birbirinden ayrı, gri mavi, fincan gibi gözleri, kalın ve dolgun dudakları ve ışıldayan cildinin, onu sanki başka bir dünyadanmış gibi yaşıtlarından ayırdığını düşünüyorlar. Etkin erkek sitesine göre Amanda, Vogue’un kapağına nasıl yakışıyorsa, 19’uncu yüzyıl işi Victoria bebeklerinin arasına da aynı şekilde yakışıyor.

Kalıcılı
ğa gelince, doğrusu bu konuda da iddialı görünüyor. Malum, her yıl yeni yüzler ortaya çıkar, bu yüzlerin sahipleri de ‘yeni’ birisi olarak lanse edilir. Amanda Seyfried için de ‘Yeni Meryl Streep’ fısıltıları duyulmuştu. Gerçi bunları ‘Mamma Mia!’da Streep’in kızını oynamasına bağlıyoruz ama, yaptığı seçimler de hiç fena değil. Şimdilik ‘Jennifer’s Body’yi bir kenara bırakacak olursak, HBO dizisi ‘Big Love’, mendiller ıslattıran ‘Dear John’, özellikle filme adını veren karakterdeki akılda kalıcı oyunuyla Atom Egoyan’ın ‘Chloe’su, onun adını duyurdu. Üstelik, bu filmlerin iki tanesinde, Streep’le ve Julianne Moore’la oynadı ve ezilmedi.

Sosyete kızı
Şimdi ise oyunculuğu kafaya koymuşa benzeyen Justin Timberlake ile ‘In Time’ın başrollerini paylaşıyor. Andrew Niccol’ın (Gattaca) yönettiği film, insanların 25 yaştan sonrası için parayı bastırmaları gereken bir gelecekte geçiyor. Yirmi beşi bulunca, yaşlanma sona eriyor ve insanların sol kolundaki yeşil dijital bir saat çalışmaya başlıyor. Sadece 365 gününüz var, süre dolunca saat de duruyor, siz de. Timberlake, emekçi Will, Seyfried ise sosyete kızı Sylvia. Kimilerinin ‘Marksist’ tanımını uygun bulduğu filmin, ‘işgal’ler sırasında gösterime girmiş olması da Niccol’un şansı.

Seyfried’in ise
şans dışında, çeşitli avantajları da var. Her şeyden önce, on bir yaşından beri halk karşısına çıkmaya, hatta kameraya alışkın. Terapist anne ile eczacı babanın küçük kızı, henüz dişlerinde tel olan küçücük bir kızken modellik yapmaya başladı. Bir yandan da ses ve oyunculuk dersleri alıyordu. Hatta iki yıl opera eğitimi gördü. Bu sayede de New York sahnelerinde müzikallerde rol alabildi. Sonunda, bütün vaktini oyunculuğa ayırabilmek için modellikten de, okuldan da vazgeçti. Televizyon dizileriyle başladı, ‘As the World Turns’de (1999-2001) oynadığında, 15 yaşındaydı.

Vanity Fair’in son iki Genç Hollywood kapa
ğına ise filmleri sayesinde çıktı. Sinemaya ‘Mean Girls’le başlamış, oyuncu kumaşına sahip olduğunu da Samantha rolünün onun için yazıldığı ‘Nine Lives’la göstermişti. Ancak, Hollywood’un A-listesine onu taşıyan, gelmiş geçmiş en yüksek gişeli müzikal film olan ‘Mamma Mia!’ oldu. ‘Jennifer’s Body’ hayal kırıklığının ardından da ‘Avatar’ ile gişede bilek güreştirebilen tek filmle, kötü çocuk/asker Channing Tatum’un cazibesine kapılan iyi kızı oynadığı ‘Dear John’la, kalıcılık işaretleri verdi. Seyfried’de sahiden oyuncu kumaşı var. ‘Veronica Mars’ ile 2006’dan beri Sarah Henrickson rolünü oynadığı ‘Big Love’ gibi diziler, onu televizyon dinleyicileri ile buluşturdu.

Güzel sesi var
Güzel de bir sesi var. ‘Grease’ ve ‘A Christmas Carol’ın yeni sahnelenmeleri ile ba
şlayan şarkıcılığı, elbette ‘Mamma Mia!’da da sürdürmüştü. İki yıllık opera eğitiminin yanı sıra beş yıl da Broadway’de bir ses hocasından ders almışğı var. Henüz doğduğu yer olan Allentown, Pennsylvania’da yaşarken ‘Cats’ ve ‘Les Miserables’ gibi müzikallere gidermiş. On yaşındayken babasıyla Baz Luhrmann’ın ‘Romeo + Juliet’ini izleyince, oyuncu olmaya karar verdiğini söylüyor. Şarkı söylemek dışında, iyi bir dansçı.

Ama esas i
şi oyunculuk, tabii. ‘In Time’dan önce onu, genç oyuncuları keşfetme ustası Catherine Hardwicke’in (Twilight) Kırmızı Şapkalı Küçük Kız uyarlaması ‘Red Riding Hood’un (2001) Valerie’si olarak izlemiştik. En azından, sinema dünyasında kalıcıymış gibi göründüğünü söyleyebiliriz. Gerçi ‘In Time’a göre tehlikeli olan yaşı, 25’i henüz geride bıraktı ama, kendini yetişkin hissediyor: “Kendi başına iki şehirde yaşamak, bir ilişki içinde olmak, Hollywood’a göre işler. İnsanı, sorunlarını yetişkin gibi göğüslemeye zorluyor.” İlişki mi? Herhalde ‘Mamma Mia!’dan beri bir darılıp bir barıştıkları Dominic Cooper olsa gerek. Hoş, belki de Ryan Phillippe’i kastetmiştir...

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020