Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 23 müzisyen gazete okuyor
 
 
Emre Karatoprak
 
 
Yayımlanan Sayı : 1266

40 yıldır “kapı” hâlâ açık - 12.07.2011





60’ların rock dünyasına hızlı girip hızlı çıkan efsane grup The Doors, ömrü kısa bir kuşağın tutkusuydu. Bilinmeyen bir dünyanın korkulan kuşağı, her şeyin mümkün olabileceği bir beş sene ve yazılan sayısız parça… Rock yıldızından ikonluğa giden tuhaf yolculukta, Jim Morrison 40 sene önce sonlandırdığı hayatının gölgeleriyle aramızda yaşıyor. 

Bir ku
şağın özeti
Bugün ya
şlı bir adam olabilirdi, ama Morrison’ın hikâyesi farklı oldu. Tıpkı görkemli bir şekilde yanan mum gibi, etrafını aydınlatan ve kafamızı karıştıran parçalarıyla bizden çok uzak, ama bir o kadar da yakın duruyor. 1965 senesinde ilk defa sahneye çıktığında, araladığı kapının ötesinde kendisini bekleyen bir kuşağın sıradışı hikâyesini, müziği ve sözleriyle ortak etti.

Spot ı
şıkları altında kendini bulduğu şaman dansıyla, gösterinin her ne pahasına olursa olsun bir kabare gösterisi ve ortaklaşa yaşanılan bir deneyim olduğunu gösterdi. Dinleyiciyi yanına çekti, bazen onları uzaklaştırdı, bazen yere düştü, yerde söylemeye devam etti ve aslında festival hiç bitmedi.

E
ğlence ve edebiyat aynı anda hiç bu kadar zevkli olmadı. Morrison, erotik duruşu, kendine has karanlık ve tuhaf dünyası, sürprizlerin mağarası, Kertenkele Kral, 60 kuşağının en güzel yanıydı.

1967 yılında ‘Break On Through’, ‘Light My Fire’ ve ‘Soul Kitchen’ parçalarıyla ba
şlayan renkli şölen, San Francisco ve Los Angeles’ta bütün yaz devam etti.

Jim Morrison, bütün bu
şölenin en tepesinde, elinde mikrofonu ve dansıyla, her şeyi sadece daha da renkli yapıyordu. Kısa ve yoğun geçen bu gösterinin kapanışı de kısa sürdü. 1971’de kız arkadaşı Pamela ile Paris’e çekilen Morrison, bir süre burada yaşadı. Beklenmeyen ölümü, bütün dünyayı yasa boğdu, mumlar yakıldı, şarkılar, şiirler okundu ve Morrison unutulmadı. 

‘Öteki’ tarafımızın
şarkıları
Bıraktı
ğı en büyük miras, kuşkusuz rüyalarımızı ve ‘öteki’ tarafımızı açığa çıkaran parçalarıdır. Arkasına bakmadan peşinden gittiği güzel rüyaların güzel renkleri arasında, daha çok sevişilen ve şarkı söylenen bir yerde yatıyor şimdi.

Paris’teki Pere Lachaise’deki mezarında yatan Morrison, bugün binlerce hayranı tarafından anılacak. Bunun yanında Los Angeles’ın me
şhur kulübü Whisky A Go-Go, Frankfurt Meydanı’ndaki Römer Platz ve Londra’nın çeşitli kulüp ve meydanlarında Jim Morrison için özel konserler verilecek.

Bu arada ölümünün 40. yılı dolayısıyla di
ğer grup elemanları Ray Manzarek ve Robby Krieger Paris’te konser verecek. Ekip eksik, ama yalnız değil.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020