Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 61 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1263

Viyana Filarmoni'ye vals çaldırmak... - 07.07.2011





Viyana Filarmoni Orkestrası (VFO), tarihi Aspendos konserini 21 Haziran Salı akşamı verip, ardında hayli ilginç tartışmalar bırakarak ülkemizden ayrıldı. Basınımızda cereyan eden tartışmaların ana eksenini, VFO’nun Aspendos için seçtiği konser programı oluşturdu. Orkestraya konserin ardından en fazla veryansın edenlerden biri Hıncal Uluç’tu. Uluç, köşesinden VFO’ya ve konser programını eleştirenleri eleştiren Evin İlyasoğlu’na epeyi yüklendi. İlyasoğlu’nu seçkinci olmakla suçlayan, Aspendos’taki tarihi gece için de ‘sıradan konser’ tabirini uygun gören Uluç’a göre bir ‘efsane konser’e tanıklık ettiğimizi söyleyebilmek için o gece Aspendos’ta VFO’dan yalnızca Viyana valsleri dinlemeliydik! Yine Uluç’a göre, ancak bu türden keyifli, hafif programlar klasik müziğe yeni dinleyiciler kazandırabilirdi...

VFO’yu tanıyalım

Bu türden ele
ştiriler, VFO’yu yakından tanımamaktan kaynaklanıyor. Her şeyden önce VFO, klasik müzik dünyasında gelenekçiliğe sıkı sıkıya bağlı senfonik toplulukların başında gelir. VFO’nun programlarını yakından takip edenler, bu orkestranın artık imzası haline gelen benzersiz Viyana valslerini her gittikleri yerde seslendirmek gibi bir vazife üstlenmediklerini bilirler.

Tüm dünya ne zaman dinler VFO’dan Viyana valslerini, polkalarını? Her yılın 1 Ocak günü, San Remo’dan gelen çiçeklerle süslenmi
ş, altın renkli Viyana Müzik Dostları Derneği Salonu’nda (Musikverein) verilen ve onlarca ülkede canlı yayınlanan Yeni Yıl Konseri’nde elbette. Bu benzersiz müzik şölenini, bu benzersiz salonda 1744 kişi oturarak, 300 kişi de ayakta izler, her yılın ilk günü. Bayreuth Festivali temsilleriyle birlikte biletleri için birkaç yıl öncesinden sıraya girilmesi gereken yegâne konserlerdir bunlar. VFO Yeni Yıl Konseri için 3 yıl öncesinden adınızı yazdırır ve düzenlenen çekilişe katılırsınız. Adınız torbadan çıkacak olursa, değeri 25-940 euro arasında değişen biletlerden en fazla iki tane alma hakkı tanınır size.

Şimdi söyler misiniz, VFO, klasik müzik dünyasının bu en prestijli konser programını acaba davet aldığı her sahnede çalar mı? Elbette çalmaz. Çünkü orkestra yönetimi ‘VFO’dan Viyana valsleri, polkaları dinlemek’ deneyimini -tabirimi mazur görün- asla ayağa düşürmek istemez.

Kârlı bir sanat etkinli
ği

VFO imzalı Viyana valsleri, polkaları bugün dünyanın en kârlı sanatsal etkinliklerinden birine dönüşştür ve içerisinde müthiş bir ekonomi barındırır. VFO ancak ve ancak çok yüksek bedeller ödenmesi karşılığında bu özgün programını Viyana dışında çalmayı kabul eder (Veya ağızlara bir parmak bal çalmak kabilinden, tıpkı Aspendos’ta yaptığı gibi, bis parçası olarak bir tane çalıp gider.) Örneğin orkestranın gelecek yıl çıkacağı New York turnesi sırasında 4 Mart’ta Carnegie Hall’da çalacağı Viyana valsleri programı (sadece konserin ikinci yarısı) şimdiden büyük sükse yapmış durumda. Biletlerin aylar öncesinden tükenme olasılığı çok yüksek.

Bu durumda, ne VFO’dan Aspendos konserinde valsler, polkalar yorumlamasını beklemek, ne de konseri organize eden Devlet Opera Balesi (DOB) Genel Müdürlü
ğü’nden VFO’ya sırf bu eserleri seslendirsin diye bir servet ödemesini beklemek gerçekçi olurdu. Öte yandan, klasik müzik dünyasında yıllar yılı prestij sembolü olmuş, 169 yıllık köklü bir kuruma, Venezüella Simon Bolivar Senfoni Orkestrası muamelesi yapıp, ona kitlelere klasik müziği sevdirme misyonu yüklemek de nereden çıkıyor?

DOB ba
şarılıydı 

Konser programının, Beethoven’in 3. Piyano Konçertosu dışında daha bilinen ve sevilen eserlerden oluşması gerektiği yorumuna ise katılıyorum. Aspendos’u dolduran 4000 kişinin gözüne girmesi için VFO’nun ille de vals yorumlaması gerekmiyordu ama Stravinski’nin konser salonlarında dahi sık seslendirilmeyen 3 Bölümlü Senfoni’si ve Richard Strauss’un Don Kişot’unun yerine, kulakların hemen kapacağı ezgilerin ön plana çıktığı daha çekici romantik dönem eserler seçilebilirdi. Ama DOB’un bu konuda da eli kolu bağlıydı zira bu konser Zubin Mehta’nın VFO’yu ilk yönetişinin üzerinden 50 yıl geçmesi onuruna, o ilk konserdeki eserlerin seslendirildiği bir turne kapsamında veriliyordu.

DOB Genel Müdürlü
ğü bu güç organizasyonun altından başarıyla kalktı. Habertürk’ün konseri naklen yayınlaması alkışlıktı..

Barenboim’dan mükemmel Beethoven yorumları

VFO’nun Aspendos konserinden aklımda yalnızca Daniel Barenboim’in Beethoven’in 3. Piyano Konçertosu’na getirdi
ği, pek çok yönden üstün yorum kalacak. Barenboim son yıllarda ‘günümüzün en iyi Beethoven yorumcusu’ unvanını pekiştirecek konser ve kayıtların altına imza attı. EMI’den çıkardığı, bestecinin tüm piyano sonatlarının icralarını içeren DVD koleksiyonunu rezervsiz öneririm. 3. Konçerto’nun mimarisini tüm kusursuzluğuyla gözler önüne serdiği bir yorum sundu usta sanatçı Aspendos’ta. Tuşesi her zamanki gibi enfes renkler serdi önümüze. Son bölümün dans karakterini de mükemmel duyurdu.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020