Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 19 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1262

Sarsılmaya hazır mısınız? - 06.07.2011





39. İstanbul Müzik Festivali iki görkemli konserle birlikte takipçilerine veda etti. Rolf Beck yönetimindeki Schleswig-Holstein Festival Orkestrası, Lübeck’ten gelen aynı adlı koro ve solistler, Aya İrini’de Haydn’ın ‘Yaratılış Oratoryosu’nu seslendirdiler. İstanbullular aynı orkestrayı bir gün sonra, Lütfi Kırdar’da, bu kez dünyaca ünlü şef Christoph Eschenbach yönetiminde dinleme şansına sahip oldular. Bu konserde, günümüzün çok önemli genç solistlerinden, Amerikalı viyolonselci Alisa Weilerstein’ı dinlenildi. 

Türkiye’yi konuk edecekler
Almanya’nın en kuzeyindeki Schleswig-Holstein eyaleti 1986’dan beri dünyanın en büyük klasik festivallerinden birine ev sahipli
ği yapıyor. Etkileyici programlar oluşturan festivalin bir özelliği de her yıl kapılarını bir ülkeye açması. 9 Temmuz-28 Ağustos arasında yapılacak festivalin bu yılki konuk ülkesi Türkiye. ‘Merhaba Türkiye’ temalı festivalde Selim Sesler de var Ahmed Adnan Saygun da... Fazıl Say’ın iki dünya prömiyerinin heyecanı yaşanacağı gibi Berlinli DJ İpek İpekçioğlu da ‘Türk müzisyen’ olarak festivalde boy gösterecek…

İki ülke arasındaki bu kültürel işbirliği sayesinde Schleswig-Holstein Festival Korosu Türkiye’ye gelip sanatseverlerle çoktan buluştu bile. Geçen hafta Bilkent’te Ankaralıları mest eden bir Haydn/Yaratılış konseri verdiler. Konuştuğum Ankaralılar uzun süredir böylesine güçlü bir koro ve kaliteli solistler dinlemediklerini dile getirdiler.

Koronun bu ak
şamki durağı ise Aya İrini. İstanbullular, dünyaca ünlü bir orkestra, koro ve solist topluluğundan bu büyülü mekânda görkemli bir klasik oratoryo dinlemeyeli çok oluyor… Handel’in ‘Mesih’ini dinlediğimiz geçmiş festival anıları hâlâ zihinlerimizde… O deneyimden, bu akşam ne kadar etkileyici bir konsere şahitlik edeceğimizi şimdiden tahmin etmek mümkün.

Soprano Simona Saturova, tenor Benjamin Burns ve bas Konstantin Wolff için, zevkine güvenilir Ankaralı dostlarımızdan da referans aldı
ğımıza göre artık tek yapacağımız, konser saatine kadar Haydn’ın 1796-98 tarihli bu anıtsal oratoryosu üzerinde biraz çalışmak... Zira çok güçlü bir eserle karşı karşıyayız. Adı üstünde, dünyanın yaratılışını notalarla resmeden bir klasik dönem başyapıtıdır ‘Yaratılış’. Prömiyerinde 120 kişiyi bulan dev orkestra kadrosuyla ilk dinleyenlerini deyiş yerindeyse afallatmıştır. Mucizevi yaratılış öyküsünün, klasik dönemin Mozart öncesindeki en büyük bestecisi sayılan ‘Baba Haydn’ın elinde büründüğü ifade biçimi dinleyenlerini her seferinde sersemletmeyi başarır. 

Eschenbach’ı sahnede görün
Canlıların yaratılı
şının hemen öncesindeki kaos ortamını betimleyen o tuhaf giriş, varlıkların yaratılışı, güneşin ortaya çıkışı türünden etkileyici sahneler içeren ‘Yaratılış’, klasik oratoryo türünün en dramatik eserlerinden biridir. Yani Aya İrini, sahnesine en çok yakışan eserlerden birini ağırlayacak bu akşam. Konserden önce, saat 7’de, müzik alanındaki duyarlığıyla tanıdığımız edebiyat eleştirmeni Asuman Kafaoğlu Büke’nin Haydn üzerine anlatısını da kaçırmayın derim.

Dünyanın önde gelen orkestra
şeflerinden, 72 yaşındaki Alman asıllı Christoph Eschenbach ülkemizde de çok iyi tanınan son derece seçkin bir müzisyen. Eschenbach’ı iyi anlaşğı bir orkestrayla mutlaka podyumda konser ortamında izlemek gerekiyor. 1999-2003 yılları arasında müzik direktörlüğünü yaptığı Schleswig-Holstein Orkestrası’yla hâlâ çok güçlü ilişkileri var Eschenbach’ın. Topluluğu, yarın akşam Lütfi Kırdar’da yöneteceği Brahms’ın senfonilerinin Hanssler’den kayıtlarını da çıkarıyor usta şefimiz şu sıralar.

‘Günümüzün Jacqueline du Pre’si’ belki çok kli
şe bir kavram oldu çıktı son yıllarda ama konserin solisti olan 29 yaşındaki Amerikalı viyolonselci Alisa Weilerstein’i, Daniel Barenboim yönetimindeki Berlin Filarmoni eşliğinde geçen yıl Oxford’da izledikten sonra genç sanatçının bu benzetmeyi günümüzde belki de herkesten fazla hak ettiğini düşündüm. İnsanı avucunun içine alan son derece etkileyici ve yoğun bir anlatım gücünü kusursuz bir virtüozite ile birleştiren Weilerstein’den yarın akşam Lütfi Kırdar’da Saint-Saens’ın 1. Viyolonsel Konçertosunu dinlemek de İstanbullular için de sezona muhteşem bir kapanış olacaktır derim!

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020