Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1761




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Sevin Okyay
 
 
Yayımlanan Sayı : 1254

Akordeonu caza kazandıran adam - 24.06.2011





Çok değil üç yıl önce onu Paolo Fresu ve Jan Lundgren ile Mare Nostrum konserinde, gene İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu’nda dinlemiştik. Bu bahçe, tıpkı Aya İrini gibi, müziğe bir şeyler katan, çok yakışan bir mekân. Ne çok hayranı olduğunu yaptığım radyo caz programlarından bildiğim Richard Galliano, bu sefer ustası ve hamisi, onun akordeon için yaptığını daha önce bandeneon için yapmış Astor Piazzolla’dan seçmeler çalacak. Bu sefer onu caz değil klasik müzik festivaline konuk edeceğiz.

İtalyan anne-babanın Fransa’da doğan oğlu Galliano, akordeon hocası babası Lucien’in yolundan giderek küçük yaşta akordeon çalmaya başlamıştı. (İki yıl önce baba-oğul ortak bir akordiyon metodu yazıp, SACEM En İyi Pedagojik Çalışma Ödülü’nü aldılar). Küçük Richard sonra trombona geçti, konservatuvarda müzik eğitimi gördü. Yeniyetme yaşında da caza, özellikle de ‘cool’ dönemin Miles Davis’i ile Clifford Brown’ına âşık oldu. İmkânsızı başarıp, caz akordeyoncusu sıfatıyla varlığını sürdürmeyi becerdi. Bunda, 1973’ten sonra Paris’e taşınıp, Claude Nougaro’nun orkestrasında şef, aranjör ve besteci olarak çalışmaya başlamasının da payı var elbette. Üç yıl orada kaldı, cazın pek çok büyük ismiyle (Baker, Zawinul, Thielemans, Carter, Petrucciani, Garbarek) çalıştı. New York’a gittikten sonra bu listeye Solal, Pascoal, Brahem, Fresu ile Lundgren, Burton vb. de eklenecekti. 

Folk köklerine döndü
Ancak Astor Piazzolla ile tanı
ştıktan sonradır ki, yeniden Avrupalı mirasının bilincine vardı, kendi folk köklerine döndü. Modası geçmiş sayılan Fransız salon dansı ‘müzet’ geleneğini modernleştirip Amerikan cazının doğaçlamasına açarak ona hayat verdi. Hamisi, yol göstericisi Astor Piazzolla’nın Arjantin tangosu için yaptığını, o da müzet için yaptı. Aslında Galliano’nun caz yanı elbette folk yanından, ama ikisi arasındaki çizgiyi seçilmeyecek hale getirdiği de söylenebilir. 1993’te Dreyfus ile anlaşma imzaladı, plak şirketi ona önce ülkesinde, sonra da uluslararası caz ve dünya müziği hayranları nezdinde kendini gösterme fırsatı tanıdı. Bazen klarnet ve soprano saksofonda Michel Portal ile, bazen gitarist Jean Marie Ecay ile ama çoğu zaman basta Jean-François Jenny-Clark ve davulda Daniel Humair’den oluşan gözde ritm seksiyonu ile kayıt yaptı. Jenny-Clark’ın vakitsiz ölümünden sonra yerini Rémi Vignolo aldı. On yıl önce Dreyfus, Richard Galliano’nun onlar için gerçekleştirdiği yedi albümden ‘Gallianissimo’ seçkisini yaptı. 

Piazzolla’ya arma
ğan edecek
1999’da, oda orkestrası e
şliğinde kendi besteleri ile Astor Piazzolla bestelerini sunmuştu. 2003’te ise, üstada saygılarını bu kez, sadece onun müziğini çaldığı ‘Piazzolla Forever’ ile sundu. Bandoneona saygınlık kazandıran Piazzolla, aynı zamanda tangonun tarihindeki en önemli kişidir. Bu tarihteki yeri, ancak Duke Ellington’ın caz tarihindeki yeriyle kıyaslanabilir. Piazzolla aynı zamanda çalması zor olan enstrümanı bandoneonun bir numaralı ustasıydı. Caz ve klasik müzikten alıp kattıklarıyla tangoyu dans salonlarından konser salonlarına taşımış, ‘nuevo tango’ adını takmıştı.

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020