Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 57 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ayça Örer
 
 
Yayımlanan Sayı : 1198

Bir süre sonra ağıtlara da ulaşamayacağız - 30.03.2011





Kürt ve Alevi ağıtları Kalan Müzik'ten çıkan 'Ocak ve Kül' albümünde toplandı. Ağıtları derleyen Bese Aslan, sekiz yıl boyunca 300 tane cenaze merasimine katıldığını söylüyor

Bese Aslan, sekiz yıllık çalışmanın ardından Maraş ve civarında katıldığı cenaze törenlerinden derlediği ağıtları ‘Ocak ve Kül’ albümünde topladı. Unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğin peşinde dolaşan Bese Aslan’la yas evlerini, cenaze ritüelleri içinde ağıtların yerini konuştuk.

A
ğıtlar üzerine çalışmaya nasıl karar verdiniz?
A
ğıtlar çalışmasını beş ayda hazırladık ama sekiz yıldır çalışıyordum bu alanda. Dünyanın yaratılışından itibaren neredeyse var olan bir kültür ve çalışılması çok zor. Duygusal olarak insanı çok yoruyor. Sözlü kültür açısından baktığımızda bu ağıtların, bir şiir, bir müzikal form olarak kayıt altına alınması gerekiyordu. Çalışma sırasında ağıtlara akademik bir sistem de kazandırıldı.

Cenazelere nasıl katıldınız, a
ğıtları nasıl kaydettiniz?
Sekiz yıl boyunca 300 tane cenazeye, defin ritüellerine katıldım. Ölüyü defnetmek a
ğır bir süreç. Yıllar boyunca gidip geldiğim için az çok da tanınıyordum. Bir cenazeye gittiğimde daha metanetli oldukları için özellikle erkek tarafına soruyordum. Birçok cenazede baştan sona çekimler yaptım. Aslında bu cenaze sahiplerinin de istediği birşeydi. Yurt dışından gelemeyen akrabalarına gönderdiler. Kadınlarla ağıtlar ve ölümler üzerine konuştuğumuzda ağıt kasetlerinin daha önce kayıt edildiğini öğrendim. Benim çalışğım bölgeler geleneğin hüküm sürdüğü, hâlâ söze dayalı insan ilişkilerinin yaşandığı bir ortam. Ağıt, ölü sahibinin yaktığı ağıt doğaçlama biçimidir. Kişinin aklına ne geliyorsa o an dile gelir. Ben o alana hiç dokunmadım. Ağıdında hangi duygu yoğunsa onu ön plana çıkardım.

Ya
şar Kemal’in derlediği ağıtlar bu alanda yapılan ilk çalışmalardan…
Özellikle Ya
şar Kemal’in ağıtlar kitabının önsözü bana çok iş yaptırdı. Sözlü kültür dilden diledir ama insanlar hiçbir şey yapmazlar. Son anlatıcılar kaybolmak üzere. Sürekli kendimi güçlü tutmak zorundaydım. Yaşar Kemal şöyle diyordu; “Ben giderdim dinlerdim, sonra gelir aklımda kalanları yazardım. Fakat bizden sonrakiler onu bile akıl edemediler.” Bu sözden aldığım güçle başladım işe.

Genç a
ğıtçı var mı?
Genelde elli ya
ş üzeri. Yakın derecede olan genç kadınlar ağıtçı kadının yanında duruyorlar. Cenaze evleri ilk üç gün kalabalık olduğu için hizmet kısmında yer alıyorlar. Birinci dereceden ölünün yakınları gelen taziyeleri kabul ediyorlar. Hayatım boyunca yapabileceğim en zor çalışmayı yaptım. Bizler birinin ölümünü duyduğumuzda bile çok etkilenirken, mezar kazıcısı mezar taşlarını dizene kadar beklemek çok ağır ve zor. Hayatın anlamı bir yerde ölümde özetleniyor aslında. Aslında ölmek için yaşıyoruz. Ölümle ilgili bir söz bir olay olduğunda insanların çok dikkatini çekiyor. Ben sekiz yıldır gönüllü çalışıyorum sözlü tarih üzerine ve çalıştıkça öğrendim bu alanın ne kadar önemli olduğunu. Çok az vaktimiz kaldı. Bir süre sonra ağıtlara da ulaşamayacağız. Kültürle ilgili çalışma yapılan kişi ve kurumlara baktığımızda bu alana çok yatırım yapılmıyor. Sözlü kültür alanında sadece bu çalışmaların yapılacağı bir farkındalık yaratılması gerekiyor.

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019