Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1776




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 40 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nazan Özcan
 
 
Yayımlanan Sayı :

Kadın Şarkılarını Bir de Levent Yüksel’den Dinleyin! - 28.04.2006





Her türlü şerden arınıp iyi insan olmak için galiba biraz ölümün kıyılarında gezinmek lazım. Buna Levent Yüksel ile konuştuktan sonra iyice ikna oluyoruz. Kibir, hırs, burnu büyüklük, kompleks sıfır. Güleryüz, keyifli kahkahalar ve son derece samimi bakan gözler var. Belki yıllar önce geçirdiği beyin rahatsızlığından sonra hayatın anlamını çözdü, belki de hep böyleydi...

Bunlara çok takılmıyoruz, çünkü işimiz Levent Yüksel’in kadınların erkeklere söylediği aşk şarkılarından oluşturduğu yeni albümünü konuşmak. Altını çizmemiz lazım, bunlar kadın şarkıları değil, kadınların söylediği şarkılar. Yani bir erkeğin feministlik yapması gibi bir durum söz konusu değil. Kimler yok ki içinde... Özlem Tekin’in “Yazmamışlar”ı, Ajda Pekkan’ın “Ya Sonra”sı, Esmeray’ın “Unutama Beni”si, Ayla Dikmen’in “Aşk Defteri”, Sertab Erener’in “Dargın Değilim”i, Nilüfer’in “Haram Geceler”i ve elbette divamız Sezen Aksu’nun “Beni Unutma”sı...

Orijinallerini söyleyen 'sultan’ların karşısına geçip şarkıların yeni hali hakkında henüz yorum almamış. Sakin sakin “Beğenirlerse ne mutlu bana!” diyor yalnızca Yüksel.

Kadınların seslendirdiği şarkılar ve Mart’ta çıkıyor. Akla hemen 8 Mart Kadınlar Günü geliyor...
Albüm aslında 14 Şubat için düşünülmüştü. Ama olmadı. Zaten kadın şarkıları söylediğim için yeterince kadın unsurunu içeriyor. Kadınların erkeklere söylediği şarkılardan oluşan bir albüm bu. Kadınlar günü özel albümü gibi bir şey yok.

Albüm fikri nereden çıktı?
'96’da Rumelihisarı’nda Şebnem Ferah’ın “Deli Kızım Uyan” şarkısını söylemiştim. Onun kayıtları vardı, arada dinliyor, söylüyordum. İnsanlar bana ne kadar güzel söylüyorsun, bu şarkılardan bir albüm yapsana dediler. Ben de neden olmasın dedim. Genelde kadın şarkıcıların erkeklere yönelik söylediği birtakım duyguları ifade etmek istedim. Aslına bakarsanız o duygular erkeklere de mahsus.

Niye böyle bir istek duydunuz ki? Kadınların erkeklere söylediği şarkılar biraz daha can alıcı mı oluyor mesela?
Şarkı yazarının kadın olması gerekmiyor. Önemli olan kadın şarkıcının yorumlaması. Bestecilik yönüne baktığımız zaman, besteyi yapan erkek olabilir. Nitekim aldığım şarkılardan iki tanesi Mehmet Teoman’ın sözleri. Erkeklere söylenen şarkıları, aslında erkekler de kadınlara söyleyebilir. Bu mantıktan yola çıktım. Sezen Aksu’nun “Beni Unutma” şarkısı var. O şarkı bütün insanlara mahsus olarak algılanabilir. Ama Aşkın Nur Yengi’nin şarkısı “Ayrılmam”ı tamamen bir erkeğin hissettikleri olabilir.

Duygusallık daha çok kadınlara atfedilir. O yüzden kadınlar söyleyince daha mı sahici oluyor şarkılar?
Kadın sesi dünyanın en güzel sesidir diye bir teori var. Ben de katılıyorum. Ben bir erkek olarak benim de sesim güzeldir diyorum. Kadınlar erkeklere söylenmiş şarkıları çok güzel dile getirmişler ama ben de getirdim, hem de bir kadına söylüyorum şarkıları. Aynı sözler olmasına rağmen, bir kadın yorumu bir de erkek yorumu var. Hangisini beğenirseniz artık.

Şöyle diyebiliriz o zaman: Bunlar aşk şarkıları. Aşkın da kadını erkeği yoktur.
Evet. Mesela benim “Kadınım” şarkımda, bir erkeğin bir kadına ettiği laflar var. Ama konserlerde nedense o şarkıda kadınlar kendinden geçiyorlar! Duygusal tarafı tabii ki olacak ve bu duygusallığa bir de benim açımdan bakın diyorum sadece.

Şarkıları nasıl seçtiniz?
Benim yaşadığım birtakım olaylar silsilesinden oluşan bir albüm oldu bu. Sezen Aksu’nun “Beni Unutma”sını şöyle seçtim. Beynimden rahatsızlık geçirdiğim zaman doktoruma o olaydan sonra şarkı söyleyip söyleyemeyeceğimi sormuşlar. Doktor, “Şarkı söyleyebilir ama konuşamayabilir” demiş.

Ne iyi haber!
Evet! Çünkü konuşma lobuyla, şarkı söyleme lobu ayrıymış. Söyler mi acaba diye düşünürlerken, deneyelim demişler. Hep birlikte girmişler odama ve “Hadi Levent, bir şarkı söyle” demişler.

Hatırlıyor musunuz siz?
Hayır, bana anlatıyorlar. Ben de “Bir gün daha yaşandı ve bitti” diye söylemeye başlamışım. “Beni unutma, unutma” diye devam edince herkes şarıl şarıl ağlamaya başlamış. Şebnem Ferah’ın “Deli Kızım Uyan”ı da şöyle oldu: Onun bir hasta kardeşi vardı, sonra kaybetti onu. Şarkıyı ona yazmıştı. Ben de benim hastalığıma çok yordum onu. O yüzden çok istedim o şarkıyı. Şarkıları seçerken hiçbir şekilde kimseden etkilenmedim. “Yalnızlığım”ı mesela çok dinlemezdim. Sonra bir söyledim, söylediğim anda pat diye aldım.

Niye yapılmış bir şeyi tekrar yaptınız? Müzisyen yaratım sürecini cover’da ne kadar kullanabilir?
Aslına bakarsanız çok daha zorlanıyor. Çünkü yapılmış ve tutmuş bir şarkıyı siz alıp yeniden yapıyorsunuz. Orada düzenleme yapmak, hele de şarkı söylemek çok zor. O yüzden de acayip gerildim. Hatta şarkı söyleyemediğim oldu. Bu da bir yaratım süreci, olan şeyi başka bir şeye formüle etme gibi. Böyle bir albüm yapmış olmak, hazıra konmak değil. Hazır yapılmış olanı, daha da zorlayıp başka bir hale getirmek. Bir şarkı için mesela, dört ayrı günde, her gün başına 30 kanal şarkı söyledim. Acaba hangisi diye. Halbuki kendi albümümü yaparken bu sayı 10’a düşüyor.

Ama “sahibinin sesi” diye bir şey de vardır. Böyle bir risk yok mu?
Ben bu şarkıları yaparken, birçok insana dinlettim. Herkesin her şarkıdan memnun olması gibi bir şey söz konusu değil. Ama sevilmeyen şarkı çıkmadı aralarından. Bir albüm yaparken bir şarkıya üç kişi olmamış derse, gerçekten olmamıştır. Ama benim böyle bir durumum olmadı. Benim için kişisel olarak riskli değil. Ben müzik yaparım, ben de bu şarkıları söyleyebilirim, ister beğenin ister beğenmeyin. Beğenmezseniz orijinallerini dinleyin!

Şebnem Ferah ile Özlem Tekin rock yapan kadınlar, Esmeray ise  bambaşka. Siz albümde ortak paydayı  nasıl yarattınız?
Birtakım şarkılar var ki, onları değiştirmeye gerek görmedik. Dört kişilik bir grubum var benim. Volkan Öktem davul, Ant Şimşek gitar, Cengiz Baltepe klavye çalıyor. Bu dörtlü bazında altyapıları oluşturduk. Fazla elektronik olmasın, akustiğe yakın, sanki canlı çalıyormuş hissiyle hareket edelim dedik. Ondan sonra da bazı parçalarda hadi Hüsnü Şenlendirici gelsin bir klarnet çalsın dedik mesela. Birtakım şarkılarda bağlama, cümbüş kullandık. Onları ben çaldım. Rock dediğiniz parçalar, sound olarak rock’ı anımsatıyor ama ben söyleme tarzı olarak rock’ı anımsatmıyorum. Yani sonuç olarak o şarkıları benim yorumumla dinleyeceksiniz.

Hayatınızda etkilendiğiniz kadınlar kimler?
Sezen Aksu. Onun yapımcı, üretici ve sahnedeki kişiliği inanılmazdır. Ben onu olan hayranlığımı anlatırken âşığım demiştim. Sonra gazetelerde “Sezen Aksu’ya âşık Levent Yüksel” dediler. Ne alakası varsa! Kadınlar benim hayatımda çok önemlidir. Erkek arkadaşım çok azdır. Çünkü kadınlar duygusal açıdan çok daha mantıklı yaklaşıyor olaylara ve çok daha iyi anlıyor, ifade ediyorlar. Sevindiğim ya da üzüldüğüm zaman kadınlarla paylaşıyorum. 

“Sıfır KM” isimli bir grup kurdunuz?
Uzun zamandır bas çalışmıyordum. Arkadaşlarıma gelip sizin albümde çalayım dediğimde, “Ay sen çok para istersin” dedi. Meşhur oldum ya! Çalacak yer olmayınca da bastan uzaklaşmaya başladım. Bazı arkadaşlarım “Sen de kendin çalış” dedi. Evde çalışmaya başladım. Sonra dedim ki, bunu bir şekilde sahneye uyarlamak lazım. Menajerlik şirketimden birine anlattım. “Ama nerede çalacağım bilmiyorum” dedim. “Babylon olabilir” dedi o da. Bir ay sonrasına gün verdi bana. “Ama bir grubu toplayayım, prova yapayım” dedim. O da “Siz müzisyenler hep böylesiniz” dedi. “O zaman yapıyorum” dedim. Hemen Ant’ı aradım, ardından da Volkan’ı zorladım. Gitar, bas, davul bu kadar. Elektronik olarak her türlü şeye açığız. İlk provayı yaptık ve ikincide oldu dedik.

Grubun neler çalacağına nasıl karar verdiniz?
Dediler ki, senin şarkılarınla başlayalım ama başka şarkılar da çalalım. Senin şarkıların derken de geride kalmış yani “B Sides” şarkıları olsun. Onun dışında caz da, rock da çalacağız. Üç kişiyle ateş gibi bir sound çıkıyor. Doğaçlama pek olmaz. Ben klasik cazdan hoşlanmayan adamım. Çünkü klasik cazda bir chorus melodi girer, ondan sonra birisi 75 chorus solo atar. Bu attığı solodan kim, ne anla ben bilmiyorum. Aralarında bir müzisyen varsa dinleyicilerin, “Ooo şahane çaldı” der. Diğerleri ne oldu? O yüzden de sahneye çıkalım da kaptıralım birlikte durumu olmayacak.






 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020