Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 18 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nihal Yazgın
 
 
Yayımlanan Sayı : 1140

Müzikler ve Kadınlar - 07.01.2011





müzik ve kadın diyorduk ya, birbirini ne çok beslediği unutulmamalıydı..

müzikle var olan kadınlar vardır örne
ğin, kadınla var olan müzikler de olduğu gibi..

yazının bu evresinde
şımarık yazar yeni bi paragraf başı yapıp konuya girmek için daha ne kadar
saçmalayabilece
ğini düşünür..
şünür de düşünür..

şimdi bi er kişi edasında düşünüp müzik ve kadını damağımda eritebilirim..uvv az şekerli sütlü kahve tadında.. bitter tatlardan hoşlanan baylar için müziği biraz hard ritmlere taşıyıp hatun kişiyi soyabiliriz..

yanyana harika giden güzide de
ğerlerimizdir müzik ve kadın, bunlara bi string atasam iyi olacak, kamü demek istedim..çay sigara, tavla nargile, rakı balık, şarap ve seks gibi..

birlikte çekilemeyece
ği durumlarda olur..

misal, minibüsler
şehrimin en seyrek bindiğim ulaşım araçlarıdır, fünikülere bile daha çok binerim tasavvur edin, bi minibüsün en ön koltuğunda oturduğunuzu hayal edin..şöfor amcalar bayılırlar minibüs ahalisine arabesk ezgiler sunmaya..fonda cengiz kurtoğlu çalar iken bi arkanızda oturan orta yaşlı iki hanım teyzenin konuşmalarına bilerek isteyerek ama bunu hiç de istemediğinizi dinlerken kendinize anlatırken başkalarına binlerce kez savunarak teyzeleri dinlersiniz..-aman da filanca hanım evinin perdelerini mi değiştirmiş..

öyle ya, bütün minibüs ahalisi selma teyzenin perdelerini ne zaman de
ğiştirecğini merak ediyorduk..

-ay sorma sorma, filancanın kocası karısını aldatıyormu
ş duydun mu..

rezalet, dedikoduyu hiç de sevmezken(!) bunları da neremizden uyduruyorsak..

o sırada minibüsçü amca vites de
ğiştirir, biz bi hoplarız, yan şeritten geçen bi başka minibüsçüye bozuk parası olup olmadığını sorarız ki o sırada cengiz baba da içimizi dağlamaktadır..
artık hangi önemli i
ş için o hattı kullanmak zorunda kaldıysanız, bi o yana bi bu yana bakar durursunuz minibüste, ne teyzeler susar

ne cengiz baba keser..arada nida atar, ’yakarım bu
şehri’ tarzında, şöfor amca vitese bi yumruk atar:

’yak anasını satayım!’.. müzik de kadın da çekilmez durumdadır.. bi an önce inilecek dura
ğa varabilmek için içten içe yakarılır..

fakat bi podyumu dü
şleyin..hemen ama..evet evet hiç zor olmadı değil mi..zaten beynimizde çıplak uzun bacaklarla yaşamıyor muyuz kaç zamandır..

müziksiz podyumda yürüyebilen kaç manken gördünüz.. çünkü kalçaları sa
ğlı sollu devirmenin bile bi ahengi vardır, kafamızdan atmıyoruz ya..

ayak bileklerinin keskinli
ği ve neredeyse bi bütün halinde kıvrılan vücut hatları size dinlediğiniz müzikle daha etkileyici gelir..manken kişi kendini müziğe verir, siz de kendini bişiye vermenin insanlığın geri kalanını ne kadar da mutlu ettiği fikrine kapılırsınız..evet evet herkes kendini bişiye vermeli..

restoranda yemek yiyen bi hatun hayal edin, fonda bi klasik müzik vardır, hatun ki
şi tabağındaki rostosunu büyük bi nezaketle keser, o sırada serçe parmaklar havadadır, sonra minik parçalar halinde ağzına aldığı besinini yine aynı nezaketle öğütür..
sanatsal
şeyler bunlar, bayılırım böyle insanları izlemeye.
evet evet müzik ve kadın ço
ğu yerde harika birer ikilidir..

bi türkü dü
şündüm şuan nedensiz..
aslında çok da severim sözlerini de ezgisini de, zira söz konusu hatun ki
şiyi hayli kıskanıyorum..
burnunun fındık a
ğzının kahve fincanı olup da şeker mi şerbet mi olması konusunda bi kanıya
varılamayıp en sonunda ’bal’ oldu
ğu kabul edilen bi dişi düşünün..harika! ahh kadın diyip iç geçirebilirsiniz..

daha önce kimsenin bal’ı olmadım örne
ğin..çok iyi değil mi, sanatsal yetiyi besleyen hatun modeli..müziğin ruhu onda gizli işte..

ikisini yanyana almak ço
ğu zaman daha güzel olsa da, bazen birine sığınmak zorunda kalabilirsiniz..

hatun ki
şi terkeder gider örneğin, sabahlara kadar ağlamak fikri saçmadır..ki bunu yapacaksanız da mutlaka besleyici bişiyler olmalıdır..

i
şte size müzik.. sabaha kadar ağlatır..ohh mis gibi..gözleriniz patlayıncaya kadar ağladıktan sonra öyle de rahatlarsınız ki, içine lavabo açıcı dökülmüş lavabolar gibi..
mis mis..

ikisinin de istenmedi
ği dönemler olur..
bunla çok kar
şılaşılacağını düşünmüyorum ama, olur olur..
sadece kendinize kalıp yalnızlık dı
şında hiç bişiy arzu etmediğiniz anlar.. o nasıl bi psikolojidir tasavvur edemiyorum ama, iyi bi yazar olsaydım o an’ı yaşamışım gibi yazabilirdim ama ortadayım işte, sezercik daha iyi şartlarda yaşasın diye onu zengin annesine yollayan baba modeli ayhan ışık’ı düşünün: git ulan piç, sevmiyorum artık seni..
böyle bi
şiy olabilir..
aman diyorum, gösteri
şten uzak durun..

kamü güzeldir, ben arasında seçim yapmam, yapamam..
bol müzikli ve kadınlı günler diliyorum..
bi de okuyucumu doyurabilmi
ş olmayı..
ah okuyucu, çok eksik bu yazar bozuntusu çok..
seviyorum sizi..

alıntıdır…

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021