Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 58 müzisyen gazete okuyor
 
 
Serhan Bali
 
 
Yayımlanan Sayı : 1138

10 yıla damga vuran klasik müzik olayı - 05.01.2011





Türkiye'de klasik müzik 10 yılda önemli mesafeler kat etti. Ama mekân sorunundan kurumsallaşmaya kadar halledecek çok iş var

1 Türkiye’de özel sektörün yatırımcı olarak klasik müzik alanına girmesi ba
ğlamında önemli bir eşik sayılması gereken Borusan ıstanbul Filarmoni Orkestrası ve ış-Sanat Konser Salonu, 2000’lerin başında kuruldu ve kendi alanlarında Türkiye’nin en iddialı kurumları olarak öne çıktılar. Borusan’ın son olarak, başarılarıyla hayli ses getiren bir yaylı çalgılar dörtlüsü kurması, bu alanda yıllardır yaşanan ataleti sona erdirdi. 

2 Ülke klasik müzik tarihinde ilk kez, Arvo Pärt gibi, o dönemin önde gelen bir bestecisine eser sipari
ş edildi ve eserin dünya prömiyeri ıstanbul’da yapıldı. 

3 Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi 1990’lı yıllardaki sessizli
ğini 2000’li yıllarda bozdu ve klasik müzik dünyasına her yıl birbirinden parlak sanatçı adayları armağan ederek Türkiye’nin en önde gelen müzik eğitimi kurumu oldu. 

4
İstanbul’un iki önemli sanat topluluğu olan ıstanbul DSO ve ıstanbul DOB “Size daha iyi mekân vereceğiz” bahanesiyle AKM’den kapı dışarı edildi; bu kurumlar iki yıldır evlerine giremiyor. 

5 Kadıköy’deki Süreyya Operası aslına rücu ederek AKM’nin bıraktı
ğı boşluğu doldurdu. 

6 Viyana Filarmoni Orkestrası 168 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de, ıstanbul Müzik Festivali’nde konser verdi. 

7 Fazıl Say’ın ulusal ve uluslararası kariyeri 2000’li yıllarda adeta patlama yaptı ve yurtdı
şında en prestijli mekânlarda en çok konser veren klasik müzik sanatçımız oldu. Say’ın besteciliği de geçtiğimiz 10 yıl zarfında hafif içerikten ağır ve oylumlu eserlere doğru evrim geçirdi. 

8 Kalan Müzik, Lila Müzik ve özellikle AK Müzik’in girmesiyle yerli klasik müzik kaydı sektörü Cumhuriyet tarihinin en geli
şkin seviyesine çıktı. 

9 Türkiye’nin hâlihazırda en iyi akusti
ğe sahip konser salonunu bünyesinde barındıran Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ızmir’de açıldı ve ızmir DSO’nun yeni evi oldu. 

10
İrkin Aktüze’nin Müziği Okumak, Ahmet Say’ın Müzik Ansiklopedisi, Aydın Büke’nin monografileri, Kemal Küçük’ün Adnan Saygun incelemesi, Emre Aracı’nın klasik müziğin bu topraklardaki serencamına ayna tuttuğu muhteşem kitapları, 2000’lerin ilk 10 yılına damgasını vuran telif müzik yayınları oldu.

Gelece
ğe dair 5 beklenti

1 Yeni yıldan ilk ve en büyük beklentimiz, hiç ku
şkusuz, ıstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi’nin bir an önce, ya yıkılıp yerine daha iyisi yapılarak ya da mevcut binanın iyileştirilerek, ıstanbullu sanatseverlere yeniden hizmet verecek konuma getirilmesi. 

2
İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesinin rüzgârına kapılıp yolunu şehrimize düşüren yabancı medya mensupları bu topraklarda hatırı sayılır bir klasik müzik kültürü oluştuğunu gördüler. Bu ‘farkındalığın’ uluslararası tanıtım açısından olumlu sonuçlarını bu yıldan itibaren görebilmeyi umuyoruz. 

3 Klasik müzik destekçili
ğini benimseyen firma ve vakıflarımızın destek alanlarını bu yıldan itibaren çeşitlendirmelerini, yani düzenli hale getirdikleri konser-festival destekçiliğinin yanına öğrenci bursları, enstrüman temini, basılı yayın çıkarma, müze-kütüphane kurma gibi, altyapıya dönük ve kalıcı etkinliklerde bulunmalarını bekliyoruz. 

4 Türkiye’de devletin her yıl sadece tiyatrolara de
ğil klasik müzik alanında çalışıp üreten sanatçı ve topluluklara da düzenli parasal katkı sağlamasının yolunun artık açılması gerekiyor. ıngiltere’deki ‘Arts Council’ benzeri bir yapılanma Türkiye’ye bu alanda model oluşturabilir. 

5 Klasik müzik camiamızda son birkaç yıldır sivil toplum örgütleri çatısı altında bir araya gelme e
ğilimi güçlendi. Batıdaki şehirlerde kurulan filarmoni dernekleri ve sanatçı örgütlerinin daha da artmasını, 2011’in ilk günlerinde kurulması beklenen Ulusal Müzik Konseyi’nin (UMK) tüm bu yapılanmaların şemsiye örgütü olarak faaliyet göstermesini bekliyoruz. UMK’nin kuruluşu, öncelikle ‘temsil’ olmak üzere tüm sorunlarımızın çözümünde bir dönüm noktası olabilir.

Türk Be
şleri tartışması devam ediyor
Gazeteci Murat Bardakçı ile klasik batı müzi
ği camiası arasındaki tartışma dinecek gibi gözükmüyor. Tam, kapandı derken, Bardakçı’nın Habertürk TV’deki ‘Tarihin Arka Odası’ programında Fatih Altaylı’dan naklettiğini ifade ettiği ‘Türk Beşleri değil Türk Leşleri’ sözü ortamı iyice gerdi. Fazıl Say’ın yahoo grubumuzda hücum emri vermesiyle camiadan Bardakçı ve yeni hedef konumundaki Altaylı’ya yönelik yaylım ateşi bir kez daha başladı. Bu sırada bir grup sanatçı Taksim’de toplanıp Habertürk’e yürüdü, içeriye alınmadılar, kapıya kadar inen Altaylı iyi bir klasik müzik dinleyicisi olmakla birlikte Türk Beşleri’nin müziğiyle arasının iyi olmadığını ama öyle bir sözü de kesinlikle söylemediğini belirtti. Bu arada, Beşler’in vârislerinin Altaylı ve Bardakçı’yı mahkemeye vermeye hazırlandıkları da gelen haberler arasında. ışin tuhafı, Türk Beşleri ve mirasları üzerine camiada şimdiye dek belki de hiç bu kadar konuşulmamıştı. Vesileyi kesinlikle hoş görmemekle birlikte gündeme gelmelerine bile sevindiğimiz bir dönemde yaşıyoruz, işin en acı tarafı da bu…


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020