Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Nihal Yazgın
 
 
Yayımlanan Sayı : 1101

İncesaz, Kalbimizdeki Denize Yelken Açtı. - 08.11.2010





Elif, Mazi Kalbimde, İstanbul'a Dair, Eski Nisan, Eylül Şarkıları... İlk albümlerinden itibaren kendi gönül dünyalarının seslerini, müzikseverlerin kalbiyle buluşturmayı başaran İncesaz, şimdi kalplerindeki denizin sesiyle buluşturdu bizi. Kalbimdeki Deniz (Kalan Müzik) İncesaz'ın altıncı albümü. Bir ilkbahar sabahı güneşle uyanıp çılgın gibi denize koşanların neşesi de, bir sonbahar güneş batarken grubu izleyen gönlün hüznü de bu albümde dinleyenleri sarıyor. Kalbimdeki Deniz'de neşe de var hüzün de. Ama gerçek olan şu ki, İncesaz'ın tınılarını dinleyen herkes, yine kendinden bir şeyler buluyor. Bu evrensel müzik, dinleyenini yine ılık, dingin ve gönülden bir yolculuğa çıkarıyor.

Sözlerini Özgürce Söylediler
İncesaz'ı başından itibaren takip eden müzikseverler hemen hatırlayacaktır; müzik dünyası ilk yıllarda duyduğu bu ezgileri hangi başlık altında sınıflayacağını bilememişti. Ama İncesaz, kendine özgü müziğiyle, kurulduğu günden bu yana geçen 12 yıl içinde kendi tarzını oluşturdu ve her yaştan dinleyicinin beğenisini kazandı. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da ilgi gördü. Müziğini üretirken, yüzyıllardır tartışılan "doğu-batı sentezi" parantezine sıkışıp kalmadı. Kendi müzikal ifadesi için doğru bulduğu evrensel müzik dilinin çoğu unsurunu kullanarak, sözünü olabilecek en özgür biçimde söylemeyi seçti. İncesaz'ın altıncı çalışması olan "Kalbimdeki Deniz" albümü 14 eserden oluşuyor. Albümde Neveser Kökdeş, Muhlis Sabahattin Ezgi ve Sadi Işılay'ın birer şarkısının yanı sıra, Murat Aydemir'in bir saz eseri ve Cengiz Onural'ın saz eserleri ve şarkıları yer alıyor. Şarkıların solistleri ise tanıdık isimler. Müzikseverlerin Mazi Kalbimde albümünden hatırlayacağı Dilek Türkan ve "Oya-Bora" ikilisinden tanıdığımız Bora Ebeoğlu. İncesaz'a yüreğini, aklını ve her şeyini koyup bu topluluğun oluşmasını sağlayan Cengiz Onural, o hep bilinen mütevazılığını koruyup albümler hakkında çok fazla konuşmayı tercih etmiyor. Çünkü o kalbini ortaya koyup müziğini yapıyor, sonrasını dinleyiciye bırakıyor. "Artık bu eser bizden çıktı, yeni sahibi tüm dünya." diyerek sanki başkasına ait bir şey hakkında konuşmak istemiyor gibi. Ama biz yine de sanatçıya ısrar edip albüm hakkında olmasa da İncesaz hakkında merak ettiklerimizi soruyoruz kendisine.

'İnsana Dair Herşey İlhamımız'
Böylesine içten müziklere en çok ilham veren duygular neydi acaba? Cengiz Onural kısa ve öz bir cevap veriyor: "İnsana dair her şey sanatın ilhamıdır. Bizim de öyle..." İncesaz'ın müziğinde hem hüzün hem de umut iç içe yer alıyor. Bu iki tezat duygunun nasıl bir araya geldiği, İncesaz dinleyicilerinin ortak merakıdır. "Bir müziği 'dinletmeyi' başardığınızda o zaman söylediğiniz bir söz var demektir. Bu hüzün olur, umut olur, insana dair her şey olur. Bu duygular zaten her daim mevcut ve gönlümüzde iç içe yaşıyor. Kimi zaman biri, kimi zaman diğeri öne çıkıyor." diyor sanatçı. Çoğu grubun kurulduktan birkaç yıl sonra dağıldığı ya da birkaç üyesini değiştirdiği müzik dünyasında 12 yıl bir topluluk için oldukça uzun bir süre. Acaba nasıl dağılmadan, kopmadan bir arada kalmayı başarabiliyor İncesaz? Geçen on iki yılda hem müzikal açıdan, hem de insan ilişkileri açısından çok şeyler yaşadıklarını ve pek çok badireden geçtiklerini söylüyor Cengiz Onural ve bu sürecin dostluklarını ve müzikal bütünlüklerini sağlamlaştırıp derinleştirdiğini vurguluyor: "Tabii ki insanlardan oluşan topluluklar, yaşayan organizmalardır, onlara bir ömür biçilebilir. İncesaz'ın da bir gün gelip müzik hayatına bir nokta koyması beklenebilecek, insani bir durumdur. Ancak daha söyleyecek sözümüz bitmedi. Hatta daha söyleyecek çok sözümüz olduğunu söyleyebiliriz."

Cengiz Onural: Kendimizi Şablonlara Hapsetmiyoruz
Her biri kendi alanında usta sanatçılardan oluşan İncesaz'da, grup üyelerinin müziği ve hisleri nasıl bir etkileşimi ortaya çıkarıyor? Farklı duygular farklı hisler nasıl bu kadar uyum içinde birleşiyor? İncesaz'ı oluşturan bireylerin her birinin kendi müziğinin ve kendi söyleyecek sözünün olduğunu ifade eden Cengiz Onural, öte yandan İncesaz'ın kendine özgü bir söylemi ve söyleme üslubu olduğunu hatırlatıyor: "Kişilerin bireysel üsluplarını birer zenginlik olarak görmek ve grubun potasında eritmek, yani gerçek bir grup olmak, İncesaz'ın uzun zamanını aldı. Şimdi bunu zevk ediyor, bunun kıvancını ve üretkenliğini yaşıyoruz." İncesaz'ın her tür müzik dinleyen tarafından sevilmesi müzik dünyasında alışık olunmayan bir durum. "Müzik dili evrenseldir." diye sözlerine başlayan sanatçı, çoğu müzisyenin dikkatten kaçırdığı şu tespiti yapıyor: "Siz kendinizi şablonlara, cenderelere koymuyorsanız, sizi dinleyenler de koymaz." Henüz albüm yeni çıktı ama yine de biz müjdeyi verelim: İncesaz'ın yedinci albümü aslında hazır. Sonbaharda yayınlamayı ümit ettikleri bu albüm senfonik bir çalışma. Müzikseverlere sabırla beklemek düşüyor.

Kalbimdeki Deniz, Grup İncesaz, Kalan Müzik, 2009.

Alıntıdır.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021