Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 82 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1080

Konserde öpüşenler... - 06.10.2010





Konsere öpüşmek ve ötesi için gelenleri çok severim. Kış aylarında dizi konserlerde görürüm bunları ve en arkada otururlar ve konser başlayıncaya kadar salona girenleri kollarlar; ciddi konser takipçisi, okulu kırmış konser oğlanları, klasik müzik konserine gelmiş ikili hanımlar, işgüzar müzik eleştirmeni- oh, bitti.

Hiçbir zaman arkamı dönüp bakmam elbette, ama zaten beş dakika birinin ne kadarına muvaffak olduğu, ötekinin ne kadarına izin verdiği yüzlerinden anlaşılır. Bazen beş dakika arada da hiç yerlerinden kıpırdamazlar.

Tam bir duygu birliği olur aralarında. Böyle olduğunda beş dakika ara onlar için -benim için de olduğu gibi- sadece bir külfettir. Aydınlıkta sudan çıkmış balık gibidirler, biraz mutlu biraz mutsuz, genellikle başka dünyalardan geri gelmiş gibi gözlerini kırpıştırırlar.

Konser salonunun hâlâ gerçekten ‘tesir ettiği’ ender dinleyicilerdir bunlar.

Bazen çok avangartları da olur.

9. Senfoni konserinde arkamda oturan bir çift vardı. Fırsattan istifade öpüşenleri değildiler başta. Genç erkek belli ki konserden biteviye sıkılıyordu, ancak sahnedeki sopranonun çığlık çığlığa şarkı söylediği bir yerde yanındaki hanımefendinin kulağına eğilip bir şey söyledi, güldü ve ilgi belirtisi gösterdi. Oğlanın homurtularına kız birtakım mırıltılar çıkararak itiraz ediyor, berikinin itirazları ise giderek yükseltiyordu.

Arada kıza bir telefon geldi, oğlan ilk kez o zaman susup kulakları dikti. Onu daha hızlı hareket etmeye yönelten de bu oldu galiba. Cesur bir hamleyle genellikle önde oturan benim de önüme, dolayısıyla benim birkaç sıra önüme geçtiler.

Konserin ikinci yarısında oğlan artık konser için müzikal itirazlar yöneltmenin boşunalığını anlamıştı. Mızmızlığın lüzumu yoktu. Konu müzik sanatı değildi elbette. Koltuklarında yavaşça aşağı, daha da aşağı doğru kaydılar, o kadar güzel ve istekle öpüşüyorlardı ki, başlarının neredeyse birbirine karıştığını fark etmemek mümkün değildi, vakit kaybetmemekteki kararlılıkları konserin ihtişamlı güzelliğiyle nefis bir tezat oluşturuyordu. Sahnedeki soprano ile orkestra şefi arasındaki olmayan duygusal iletişim sanki onların arasında vardı.

Konser başka bir telden çalıyordu, o ikisi başka telden. Ama olup bitende bir uyumsuzluk da yoktu; güzel bir konserde böyle bir şeye izin veren ve ona pay bırakan bir yan da vardır. Sevdiğimiz konserleri biraz da böyle bir ihtimalden dolayı sevmez miyiz?  Epeydir konserlerde öpüşenler hakkında yazmak istedim, sonunda yazdım.

Oh rahatladım!

Cuma günü görüşene değin müzik dolu günler sizin olsun.

Esen kalın!


Müfit Semih Baylan
Editör
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019