Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1765




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ayşe Tatlıcı
 
 
Yayımlanan Sayı : 1063

Sahi bir zamanlar Anadolu Pop vardı. - 13.09.2010





1960’lı yılların Anadolu Pop müziğinin önemli temsilcilerinden Selçuk Alagöz, anılarını anlattığı ‘İki Kere Yaşadım’ adlı kitabında Sezen Aksu’nun Alagöz ailesinden bir damat istediğini de yazmış.

60’lı yıllar... İlk akla gelenler eski bir radyoda duyulan daire dağıtan bankaların reklamları, Tom Amca’nın Kulübesi, Seksen Günde Devriâlem, mini etek modası, İspanyol paça pantolonlar, Beatles, TRT ve Anadolu Pop... İşte bu yıllarda hayatına, 23 adet 45’lik, 7 albüm ve 6 toplama albüm; belleklere ise Kemerin Naftaları, Kaleden İndir Beni, Malabadi Köprüsü ve Deliyim Seviyorum’u sığdırdı Selçuk Alagöz. 60’lı yılların en görkemli sahne hayatını tadan, İki Kez Yaşadım adlı kitabıyla yine belleklerimizi anılarıyla dolduran Selçuk Alagöz müzik yaşamının hikâyelerini Taraf’a anlattı.

Taş plaktan CD’li yıllara

O yıllarda Beatles dünyayı sarsarken, Türkiye’de de Anadolu Pop egemen olmaya başlamıştı. Moğollar, 3 Hürel, Erkin Koray, Cem Karaca, Fikret Kızılok ve Barış Manço dönemin yıldızları olmuşlardı. Alagöz Kardeşler, imrenilecek kardeşlik öyküleri, sahne kostümleri ve her dilden söyledikleri şarkılarla bir ömre müzik sığdırdılar. O yıllarda tanınan başka bazı orkestralar, bu alan dışında yaptıkları çalışmalarla ilgi gördü. Katıldıkları onlarca yarışmadan eli hiç boş dönmeyen Alagözler, Her Şey Bitmiştir Artık, Deliyim Seviyorum ve Edremit Van’a Bakar’ isimli şarkılarıyla üç Altın Plak sahibi oldu. O yılların en gözde eserlerine imza atan iki kardeş, aynı yıllarda Cem Karaca, Selçuk Ural, Erol Büyükburç, Tanju Okan, Ayferi, Ayla Dikmen, Erol Evgin, Ayten Alpman, Asu Maralman, Barış Manço gibi birbirinden değerli şarkıcılarla aynı kulvarda yer aldı. 1974 yılında Malabadi Köprüsü adlı albümleri dönemin en çok satılan 45’liği oldu.

İşte o yılların sahne arkası

Selçuk Alagöz şimdiler de 47 yıllık sanat hayatındaki birbirinden ilginç anılarını kaleme aldığı kitap ile hikâyelerini, müzik hayatını dolduran tüm detayları sevenleri ile paylaşıyor. İki Kez Yaşadım adlı 288 sayfalık otobiyografi kitabı okuyucularını popun en canlı yıllarına yolculuğa çıkarıyor. Şimdilerin rock üstadlarını daha da yakından tanımamızı sağlıyor ve pop müziğin ne şartlarda doğduğunu, nerelere geldiğini anlatıyor. Sohbet imkânı yakaladığımız Selçuk Alagöz, “Bu kitabı rahatlamak, kendimle barışık kalmak için yazdım.

Ben aslında üç insanın yaşayabileceği kadar yoğun bir hayatı iki yaşantıma sığdırdım” diyor. Kitapta yaşadıklarını anlatan Alagöz’ün o kadar anısı var ki bir kitap buna yetmeyecek kadar az. Selçuk Alagöz şöyle anlatıyor kitap yazma hikâyesini: “Altın Mikrofon Yarışması ile başlayan 47 yıllık yoğun sahne hayatım anlatılamayacak kadar çok anılarla dolu. Bunların benimle birlikte kaybolmaması için yazdım. Profesyonel bir yazar olmadığım için not tutmadım, yıllar sonra olayları aklımda kaldığı gibi tarih sırasına uymadan yazdım. Kimseyi kırmadan, bazı isimleri değiştirerek, ölmüş insanların arkasından aleyhlerine yazmamaya çalışarak kitabımı bitirdim. Sonradan bazı bölümlerini çıkarmak zorunda kaldım. Bazı olayları ayıp olmasın diye biraz değiştirerek yazdım. Amacım çok satıp bu yaştan sonra tekrar gündemde olmak değil”

Doludizgin yıllar

Kitapta özellikle o dönemlere ait anılar yer alıyor. Portekizli Fado Kraliçesi Amelia Rodrigez’in Türk Kalp Vakfı daveti için geldiğinde Alagöz ile aynı sahneyi paylaşarak şarkılar söylemesi, sigarayı bırakan Cahit Berkay’ın Cem Karaca’nın ölüm haberiyle tekrar içmeye başlaması, 1966’da Sait Halim Paşa köşkünde müzik yaparken, sokaktan geçen Fatma Girik’in ayak sesine ritm tutan Alagöz’e yüksek sesle küfür etmesi, Sezen Aksu’nun “Sizin aileye bayılıyorum, hep birlikte çalışıyorsunuz. Bul bana da ailenizden bir damat da sizin gruba gireyim” demesi en ilginç anılardan. Ayrıca 1976’lar da yapılan Erol Evgin, Ali Kocatepe ve birçok ünlü ismin katıldığı maraton koşuları, 1980’de yapılan Cem Karaca, Fadon, Lefter, Fatih Erkoç, Osman Arpacıoğlu’nun olduğu dostluk maçlarından kareler de bu kitabın içinde.

Anıların hepsi bir tarih

Ali Kocatepe şöyle diyor; “Selçuk Alagöz adını ilk kez 60’larda Altın Mikrofon yarışmalarında duymuştum. Tanışmak 70’lerde kısmet oldu. Hemen her dilden şarkılar okurken sahne şovuyla mükemmel bir eğlendirici olmayı becerdi. Bitmeyen enerjisiyle üç yıl önce öbür dünyaya bile dört dakikalık bir ziyarette bulundu. Anıları müzik tarihimizden çok güzel kesitler verecektir...” Müzisyen Cahit Berkay ise; “Benim profesyonel müzik dünyasına girmeme neden olan dost insan Selçuk Alagöz’e minnettarım. O müzik ve insanlık dolu anılarını paylaşmış olmak, ailesinin içinde yer almış olmak benim için de güzel anılar. Güzel gençlik yıllarımızı paylaştık ve paylaşmaya da devam ediyoruz.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020