Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 70 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ruhat Mengi
 
 
Yayımlanan Sayı : 1054

Fazıl Say’dan önce tedavi edilecekler! - 26.07.2010





Bunca yıldır Türk toplumu her türlü kalitesizliği, her türlü abukluğu, sadece Türkiye gibi değerlerine, geleneklerine bağlı bir ülkede değil Batı’nın en rahat, en ‘her şeyi kabullenecek’ toplumlarında bile tepkiye yol açacak rezillikleri izledi. En aptalca konuşmalara, yazılara, milleti aptal yerine koyan düzmece olaylara “Demokrasilerde herkesin fikrini söyleme hakkına, hatta saçmalama hakkına saygı duyulmalı” diye katlandı, öfkesini içine akıttı ama bazıları Fazıl Say gibi değerli bir sanatçının konuşmasına katlanamıyor.

O ağzını açınca ya internetten, ya gazete köşelerinden veryansın. Dünya çapında başarı kazanmış, her ne kadar birileri bunun söylenmesine de pek bozuluyorlarsa da gerçek bir müzik dehası ülkesinin sorunlarıyla ilgili bir açıklama yapıyor, adamı bin türlü lâf ebeliğiyle doğduğuna pişman ediyorlar. Komedinin, garabetin dik alâsı... Fazıl Say’la muhatap haline geçince büyüdüklerini filan mı sanıyorlar nedir bilinmez...

Son olarak Say’ın “Arabesk yavşaklığından utanıyorum” sözü için Sibel Can “Fazıl Say’a inat, gelecek hafta Arabesk gecesi yapacağız” demiş. Arabesk gecesi yapsınlar tabii, seven, ilgi duyan izler. Ama niye “Fazıl Say’a inat?”

Sevenin, ilgi duyanın arabeski övme özgürlüğü var da, sevmeyenin, kızanın “yerme özgürlüğü” yok mudur? Meselâ ben Sibel Can’ı severim, bunu yazabilirim, sevmeyen de yazabilir. Ona inat ne yapacak?

Asıl garabet Hülya Avşar’ın sözlerinde... En uçuk o olmalı ya “Fazıl Say’ın tedaviye ihtiyacı var. Şöhreti hazmedememiş. Saçmalamış vs”...

Vallahi gördüğüm kadarıyla hakikaten çok kişinin tedaviye ihtiyacı var ama aralarında Fazıl Say yok... Yıllardır her gittiği ülkede ayakta alkışlanan dev bir sanatçının şöhreti hazmedememesi de söz konusu olamaz.

Bence bırakın demokrasiyi, ifade özgürlüğünü filan da bir yana, asıl “haddini bilmek” diye bir konu var. Çok önemlidir haddini bilmek, ulaşamayacağı kişilere dilini de uzatmamak...

‘Psikolog’luk taslayacaklarına bunu öğrenmeye çalışsınlar.

Belki o zaman bin yılda bir çıkarabildiğimiz uluslararası sanatçılara hakaret etmek yerine onlarla gurur duymayı da öğrenirler.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019